Bir Mayonun 40 Yıllık Hatırı Varmış!
Tuğçe Arıbaş
Aşkları Siyah Sayfaya, Siyah Kalemle Yazı Yazmak Gibi
11.02.2020 Tuesday 10:42

Geçtiğimiz hafta Elçin Sangu’nun oyunculuğu pahalı amelelik olarak görmesi çok konuşulmuştu. Her fırsatta mesleğinden şikayet eden Sangu, sanatını icra etmeyi amelelikle bir tutmuştu. 

Pek çok amelenin can güvenliği olmadan ne zorluklarla çalıştığını herhalde bilmeyen Sangu, aynı zamanda gerçekten sanatçı olan bu işi sadece para kazanmak olarak görmeyen usta oyunculara da bir nevi hakaret etmişti ki Belçim Bilgin sessizliğini bozdu.

Elçin Sangu’nun sözlerine katılmadığını kibarca belirten Belçim Bilgin “Yıllardır dizi yaptığı için onun yorgunluğuyla öyle düşünüyor olabilir. Ben ince eleyip sık dokuduğum için, her senaryoyu kabul etmiyorum. Beğendiğim işi de aşkla yapıyorum” açıklamasında bulunmuş.

Neyse ki oyunculuğu Elçin Sangu gibi “150 dakikalık ticaret” olarak görmeyen işini aşkla yapan sanatçılarımızda var!!!

Serenay Sarıkaya ve Cem Yılmaz Aşkı

Cem Yılmaz’ın YouTube programındaki iltifatlari, müzikalin 50 bölüm kutlamalarına katılması derken, daha dünkü yazımda ikilinin aşk haberlerini bu ay daha çok yazıp çizeceğimizden bahsetmiştim ki bugün aşkın ilk karesi ortaya çıktı.

28 yaşındaki Serenay Sarıkaya ile 48 yaşındaki Cem Yılmaz Atina tatilinde görüntülendi. Böylece bir fotoğrafla iki iddia vurulmuş oldu. Cem Yılmaz’ın Defne Samyeli ile tekrar barışma ihtimalleri ortadan kalkarken. Yeni aşk kanıtlanmış oldu.

Atina’da başlayan aşk demişken, aşkları ilk kez Atina’da el ele tutuşarak başlayan başka bir çifte geçelim. 

Daha yeni bebeğiniz olduğunu düşünün hem de henüz yeni evli olduğunuzu… Ve eşinizin taciz davasıyla yargılandığını tam bir kabus değil mi? 

İşte oyuncu Müge Boz tam başına tam olarak bu geldi. 3 yıl önce bir barda cinsel taciz suçundan para cezasına çarptırılan Caner Erdeniz’in yeniden yargılanması sonucu “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan 2 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme basketbolcu Caner Erdeniz’in 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verdi. Tüm bu olayların üstüne Müge Boz bir açıklamada bulunmadı. Zaten insan eşinin taciz davası hakkında ne diyebilir ki? Mutlu bir anlarında o anı ölümsüzleştirmek için dinledikleri şarkıyı dövme yaptırıp çocuklarına bile o şarkının adını verecek kadar romantik bir çiftin ilişkisini bu dava ne kadar etkileyecek göreceğiz…

Partnerlerin Kavgasında “Part 3”

Magazin programı sunmaktan magazin programlarına konu olmaya evrilen bir ilişki. Kimlerden bahsediyorum, tabi ki Seda Akgül ile Hakan Ural’dan.

Her şey Seda Akgül’ün, Hakan Ural hakkında ekmeğim ile oynadı iddiasıyla başladı. Seda Akgül’e yakın kaynaklar geçmişten beri Avrupa eğitimiyle övündüğünü ve bundan sürekli bahsettiğini söylerler. Seda Akgül sitemleri arasında karşınıza eğitimli insanlar çıksın dediği açıklamasında da bir şekilde Hakan Ural ile eğitimleri arasındaki farkı vurgulamış oldu.

Hakan Ural daha önce TV8 ekranlarında Gel Konuşalım programını yaparken de Esra Eron ile benzer problemler yaşamıştı. Esra Eron, o dönem yüksek egolu davranışların kendisine daha fazla zarar vermemesi adına programı bıraktığını, düşüncelerini bile söyleyemediğini belirterek;

Kadınlara daha fazla nezaketin olduğu, kadınların ezilmediği ve psikolojik şiddetin olmadığı bir ülke dilemişti…

Hakan Ural’ın partnerleriyle ilişkisi böylece tekrar tekerrür etmiş oldu…

Esra Eron hakkında bana iftira atıyor diyen Hakan Ural; Seda Akgül’ün açıklamaları üzerineyse kimsenin ekmeğiyle oynamayacağından, hoş görüsünden ve Seda Akgül’ü istemese bunu en başından söylemesinin yeterli olabileceğini belirterek, “iş etik ve ahlaklarına, örf adetlerimize, bir de değil birkaç kere aykırı davranma sonucu kaynaklanan ayrılık bu işe emek veren tüm kişi ve kuruluşların bir arada verdiği tasarruftur”. Açıklamasında bulundu. 

Bu iddiaları kabul etmeyen Akgül, beni örf ve adetimizle suçlamasalardı susardım. Beni suçlayanların geçmişi mafyacıklar diyerek hem Hakan Ural’ın kızıyla öpüşürken çekilmiş fotoğrafına göndermede bulunup hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme talebinde bulundu. 

Bu tartışmanın sonucunun nerelere varacağını hep birlikte göreceğiz ama göreceğimiz daha çok şey olacak gibi duruyor!

Babil Dizisinde Bir İlk

Geçtiğimiz akşam Babil dizisinde televizyon tarihinde bir ilk yaşandı. Dizide ekrana verilen bir not kağıdında Whatsapp’a ekle yazan bir cep telefonu numarası vardı. Bir nevi ikinci ekran uygulaması, reklamların ardından biraz farklı bir şekilde diziye uyarlanmış oldu. Artık fark seçici izleyiciler için etkileyici bir ilke imza attılar. Aynı zamanda mesaj yollayanların gelen mesajlarını sosyal medyada yayınlamalarıyla çokta başarılı bir reklam yaparak sosyal medya kullanıcılarının çoğuna erişmiş oldular. Notu dikkate alıp verilen numaraya mesaj atanlaraysa şifreli ipuçları geldi.

08.02.2020 11:03

Medya Takip Merkezi, 2020 yılında en çok kimlerin konuşulduğunu açıkladı.

Zirvede, Çağla Altunkaya ile yaşadığı aşk haberleri ve Elazığ’da meydana gelen deprem sonrası TV8’de yardım kampanyası düzenlemesi haberleriyle Acun Ilıcalı oldu.

Acun Ilıcalı’nın ardından 2. sırayı Cem Yılmaz aldı. Bu ay Cem Yılmaz pek çok şekilde magazin gündeminde yerini aldı. Youtube’da pek çok kanala konuk olan Yılmaz, aynı zamanda Karakomik Filmler 2 ile adından sıkça söz ettirdi. Tüm bu haberlerin yanı sıra Cem Yılmaz’ın en çok aşk hayatı konuşuldu. Defne Samyeli ile uzun süreli birlikteliklerinin noktalanmasının üstüne Serenay Sarıkya ile adının aşk dedikodularına karışmasıyla Cem Yılmaz zirveyi zorladı. Serenay Sarıkaya’nın yıllar önce Beyaz Show’da ben istediğim erkeği elde ederim sözlerini ve Cem Yılmaz’ın Serenay’ın oynadığı Alice müzikalinin 50. oyununun kutlamalarına katılmasını göz önünde tutarsak 2020 yılında daha çok Serenay ile Cem Yılmaz’ın aşkını konuşacağımız aşikar.

AHBAP Derneği ile kariyerinin hiçbir döneminde konuşulmadığı kadar konuşulup aranır hale gelen Haluk Levent, zor gününde insanların yanında olmaya devam ederek listeye 3. sıradan girdi. Haluk Levent yardımına koştuğu insanlar dışında aslında hepimize de umut kaynağı oluyor. Kimsenin kimseye güvenemediği, acıdıkça seni acınacak hale getiren, dost dediğinin alçakça sırtından vurduğu, iyi olmanın iyilik yapmanın bedelini ödemekten yorulmuş, artık iyilik yapmaktan korkar hale geldiğimiz zamanlarda böyle insanların da varlığını görüp içimizdeki iyi tarafı canlı tutmamıza yardımcı oluyor.

Umarım tüm enerjisini insanların iyi niyetini kullanmak için kullanan, zavallı küçücük beynini çok büyük sanıp yanına kar kalır sanacak kadar aciz durumda olanlar da Haluk Levent’in insanlığından ders alıp, verici olmanın günün sonunda yastığa yattığında ertesi günkü kurgulanacak yalanlar dışında, iyilikleri düşünmenin huzurunu kavrayabilirler.

Umarım değil hayatlarınız, gölgeleriniz bile böyle insanlarla kesişmez…

Haluk Levent’ten bu kadar bahsetmişken Umuda Koşanlar Derneğiyle yaptığı iyiliklerin ardı arkası gelmeyen Gamze Özçelik’ten bahsetmemek olmaz. Tüm hayatını bir anda değiştirerek hayatını hayır işlerine adayan Özçelik’in son olarak 400 bin TL’ye evini sattığı ve Afrika’da su kuyuları açtırıp şehitlerimizin adlarını verdiği söylenmişti. Gamze Özçelik bu iddiaları “Yapmadığımız şeyler için bizi övmeyin, yaptığımız şeyler için de bizi övmeyin. ‘Hamd ve övgü yalnız Allah’adır.’ İstemezse yaprak kımıldamaz, isterse olmaz denen olur.” diyerek iddiaların asılsız olduğunu ifade etti. İfade ederken bile Allah yolunda açıklama yapan Özçelik geçmişiyle yargılanıp eleştirilse de bu ülkenin örnek alınabilir bir elin parmağını geçmeyecek ünlülerindendir.  Yaptığı yardımlardan feyz alacaklarına hala geçmişi kanırtanlara Necip Fazıl Kısakürek’in şiiri cevap niteliğinde;

Geçmişi Kurcalayanlara!

Ben geçmişimi çöpe attım.

Çöpü karıştıranlar ise kediler ve köpeklerdir.

Listeye devam edecek olursak; dördüncü sıradaki isimde Demet Akalın oldu. Attığı her adım olay olan Demet Akalın özellikle kızının 6. yaş günü için 275 bin TL’lik minibüs hediyesiyle çokça konuşuldu. Kızı için kapısında Hira yazan pespembe bir minübüs alan Demet Akalın, kızının hediye karşısında ne kadar mutlu olduğunu, sevinç çığlıkları attığını açıkladı. 275 bin TL çok olduğu için eleştirilere mağruz kalan Akalın, yaptığı açıklamada aslında çok tanıdık şeyler söyledi. Her anne çocuğu için tüm imkanlarını kullanır. Cebinde 100 lira olan bir anne gözü kapalı nasıl tüm parasını gözünü kırpmadan çocuğu için harcayabiliyorsa, oldukça varlıklı olan Demet Akalın’da kızı için 275 bin TL harcayabiliyor.

2020 yılı oldukça hareketli başladı. Diğer aylarda listede ki değişimi takip ederek yorumlamaya devam edeceğiz…

07.02.2020 11:44

Hepimizin dertleri, zaman zaman içinden çıkamadığımız problemleri olabilir. Herkesin kendine göre sıkıntısının arasında gözlerini kör eden gerçekliklerin arkasında sakladığı unutamadığı anıları…

Takılıp kaldığımız “an”lar yüzden “an”ılarımızından olduğumuz günler. Sonsuza kadar sürecek gibi yaşadığımız ömrümüzden çöpe attığımız binlerce yüzlerce saat…

Hayatın içinde, kendi labirentlerimiz içinde çıkışa doğru koşup dururken, hayatımızdan sevdiklerimizden çaldığımız yüzlerce saat...  Ama aslında her biri o kadar boş şeyler ki farkına varamadığımız.

Elazığ’da depremi yaşayanların da bizler gibi hayatları vardı. Bir an da kabusun içine düştüler. 1 saniye, 1 insanın tüm hayatını değiştirmeye yetiyor.

Evet 1 saniye sonrasında olamayabiliriz. Görünmeyeni görünür kılanın gazabından kaçarken, umutsuzluğun mahremiyetinde yakalanabiliriz. Ölümle burun buruna yaşarken, anın kıymetini bilemediğimiz öyle çok zaman dilimi geçiriyoruz ki.

Her şerde bir hayır vardır. Belki de artık içinde bulunduğumuz anın; sevdiklerimizin yanımızda olmasının parayla satın alınamayacak en büyük servet olduğunu anlayabiliriz. İki kapılı bir hanın içinde gündüz gece; mutlu, kafamıza bir şey takmadan gitmeyi öğrenebiliriz. Ve umarım hayallerimizi ertelemekten vaz geçebiliriz…

Nasıl şimdi yaşadığımız anın kıymetini bilme vaktiyse aynı zamanda birlik olma vakti. Türk milleti zor anında tek vücut olabilen; devletiyle, vatandaşıyla, dernekleriyle, her meslek kolundan insanıyla; halatın koptu denen kısmına; olduğu tek vücut, tek düğümle halatın en güçlü noktası haline gelen, örneğine az rastlanır bir millet.

İçinde olmaktan ne kadar gurur duysak az. Böylesine güçlü bir devletin, böylesine güçlü olan, tarih yazan halkını çekemeyen, birbirine düşürmek isteyen, küçük beyinlerinin ürünü provokasyonlarıyla bölmeye çalışan elbet olacaktır. Ama onlar her daim bu güçlü birliğimizi izlemeye devam edecekler. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanlarımız ve yardım kuruluşları tüm süreçte etkin rol oynayıp, vatandaşlarımıza olan desteklerini bir an olsun esirgemediler.

Sağ elin verdiğini, sol elin bilmemesi gerektiğini düşünenlerden olsam dahi, bu durumlarda tam tersinin yapılması gerektiğini düşünenlerdenim. Böyle durumlarda insanların birbirine örnek olabileceği kanısındayım.

Depremin ardından birçok ünlü isim depremzedelere yardım eli uzattı.

Demet Akalın depremin ardından hemen sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kamyonetini tuttuğunu ve yardımlarını Üsküdar Belediyesi’ne teslim ettiğini duyurdu. Gece geç saatler olduğundan giderli şarkılarında olduğu gibi, paylaşımına uyuyan dostların canı sağolsun notunu düştü. Yalın’ın konserine gelecek izleyicilerinden yardım çağrısına da sessiz kalamayan Akalın, Yalın’cım milletten isteyeceğine, kendin konser bağışını yapı ver yorumunda bulundu.

Depremin yaşanmasının ardından ertesi sabah soluğu Elazığ’da alan Yusuf Güney hem deprem zedelere hem de esnafa yardım eli uzattı. Depremzedelerin soğuktan korunabilmeleri için Elazığ esnafından battaniye satın aldı.

AHBAP Derneğiyle gönüllere taht kuran, her ihtiyacı olana karşılıksız koşan Haluk Levent, yine her zorlukta olduğu gibi zorda olanlara desteğini esirgemedi. Derneğe yapılan bağışlarla, kış şartlarına uygun izoleli 160 adet çadır yardımında bulundu.

Şahan Gökbakar’da ilk yardım eli uzatan isimlerden oldu. Eşi ve çocuklarıyla birlikte depremzedeler için koliler hazırladılar. Çocukları kendi oyuncaklarını, kendi eşyalarını paylaştılar. Kolilere uyku tulumları, bebek bezleri, çocuk eşyaları ve akıllarına ne geldiyse koyduklarını söyleyen Gökbakar örnek gösterilen aile tablolarının, örnek gösterilmekte ne kadar haklı olunduğunu bir kez daha kanıtladı.

Mega starımız Tarkan 100.000 TL bağışta bulunurken; Seren Serengil, yeni projesi İyileşiyorum ekibiyle birlikte 27 Ocak’ta Elazığ’a gideceklerini duyurup 2 aileye 15.000 TL’lik yardımda bulunacağını açıklamasının ardından; eşini ve çocuğunu kaybeden, bir kız çocuğuyla tek başına kalan anneye destek olup evini her şeyiyle kuracağını açıkladı. Uzun zamandır anne olmak isteyen Serengil enkazdan çıkan kız çocuğu için, kendi doğmamış çocuğuna aldığı şeyleri götüreceğini paylaştı. Deprem sonrası, adeta kurtarma ekiplerine ve göçük altında kalanlara yardım eden sokak hayvanlarını da unutmayan Seren Serengil 500 kg mama yardımında bulunduğunu açıkladı.

Esra Erol, Türk Kızılay’ı ile yürütmüş oldukları projeyle bir tır yardım malzemesi gönderirken, İzzet Yıldızhan 5 aileye 5’er bin TL yardımda bulundu. Oyuncu Serhat Osman Karagöz, kendi kıyafetlerini, oğluna yeni aldığı kıyafetleri ve eski eşi yazar Pucca’nın hazırladığı kolileri belediyeye götürdüğünü sosyal medya hesabından duyurdu. Ayrıca -4 derecenin ne kadar soğuk olduğunun altını çizen Karagöz, takipçilerinden de yardımlarını esirgememelerini istedi.

Ve çok güzel bir harekette Fenerbahçeli taraftarlardan geldi. Maç sonunda Elazığ’daki vatandaşa yardım için atkılarını ve berelerini sahaya atarak depremzedelere destek oldular.

Kızılay tarafından başlatılan yardım kampanyasına Türkiye İş Bankası 5 milyon TL’lik bağışta bulunurken, Acun Ilıcalı TV8 ekranlarından düzenlediği yardım kampanyasıyla büyük destek oldu. Hep birlikte kenetlenip elimizden geleni yapalım diyen Acun Ilıcalı,  canlı yayında pek çok ünlü ismin, sporcuların, iş adamlarının desteği ve 10 TL’lik yardım SMS’leriyle toplamda 55 milyon TL’lik bağış toplayarak rekor bir rakama ulaştı.

Elazığ’da depremi yaşayan tüm vatandaşlarımızın bir an önce yaralarını sarabilmelerini, kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan tüm sevenlerine sabırlar diliyorum…

27.01.2020 11:55

Cem Yılmaz’ın yeni filmi Karakomik Filmler 2, geçtiğimiz Cuma vizyona girdi. Karakomik filmler serisinin ilkini çıktığı gün gidip izlemiş, çok beğenmiş biri olarak 2. filmi merakla bekliyordum.

Keşke böyle bir bekleyişin sonu böyle bir hüsran olmasaydı. Hüsran diyorum, çünkü filmin genel yapısı serinin ilk filminden çok farklıydı. Serinin ilk filminde ilk perdede üzülüp ikinci perdede devamlı gülerek bir nevi duygu şöleni yaşıyordunuz.  Yeni filmdeyse her iki perde de hiç gülmüyorsunuz. İlk öykü Deli’de oldukça naif, duygusal bir taksicinin başına gelen haksızlıkları izliyorsunuz. Komediyle özdeşleşen Cem Yılmaz’ın aynı zamanda ne kadar iyi bir dram oyuncusu olduğunu da görüyorsunuz. Cem Yılmaz önünde şapka çıkartılacak bir oyunculuk sergiliyor. Piyasada ki yakışıklılığıyla aktör olmuş pek çok aktöre, adeta oyunculuk dersi veriyor.  Kişisel gelişimcilerin devamlı vurguladıkları, ağızdan çıkan sözlerin ne kadar önemli olduğuna alt mesaj olarak filmde tanık oluyoruz. Sevdiği kadına, gözleri gözlerinde sadece konuşmadan ömrü boyunca bakabilme isteği gerçek oluyor ama maalesef pek hoş şartlar altında gerçekleşemiyor.

Filmde ayrıca taksicilerin de işinin ne kadar zor olduğunu, araca binebilecek bir kişinin bile hayatlarını bir anda ne kadar karartabileceğini düşünmeden edemiyorsunuz.

İkinci öykü Emanet’teyse Cem Yılmaz, adeta günümüz televizyon dünyasının geldiği halin röntgenini çekmiş. Bir döneme damgasını vurmuş evlilik programlarının arka yüzündeki sahteliği, sahtelikten oluşturdukları gerçeklik algısını ve insanların şöhret olmak için neler yaptığını gösteriyor. Televizyona çıkabilen herkesin bir anda kendini ünlü olmuş algısına kapılmasını, evlilik programlarından bir anda formatın kayıp bulmaya ne kadar kolay evrildiğini ustalıkla anlatmış. Tüm bunları izlerken maalesef gülemiyorsunuz ve film karakomik değil kara filmlerin ötesine geçemiyor. Film bir anda son yazısının çıkmasıyla anlamsızca bitiyor. Serinin ilk filmi gibi hem dram hem komedi bekleyerek giderseniz hüsrana uğruyorsunuz. Ama sadece Cem Yılmaz’ın kaleminden, onun tarzında dram izlemeye giderseniz film beklentilerinizi karşılayacaktır.

Evlilik programları demişken;

Yemekteyiz programını 2 sezon sunan Onur Büyüktopçu, artık programı devam etmediği için açıklama yapabileceğini belirterek Zuhal Topal’ın, Yemekteyiz’in taklidi programı “Zuhal Toplal’la Sofrada” programı hakkında açıklama yaptı. Zuhal Topal’la Sofrada’nın programının yüzde yüz aynısı olduğunu detaylıca açıkladı. Zaten normal bir izleyici bile iki programı incelediğinde çekim açılarına kadar her şeyin ne kadar birebir aynı olduğunu görebiliyor. Zuhal Topal için bu ilk değil. Daha öncede Esra Erol’un evlilik programının birebir aynısını yaparak yıllarca programını sürdürmüştü. Herkesin bir tarzı vardır. Zuhal Topal’ın da tarzı tutmuş programların birebir aynısını yapmak herhalde. Esra Erol’un Atv’de ve Zuhal Topal’ın Fox’ta evlilik programı yaptığı dönemde Esra Erol ile Zuhal Topal arasında tartışmalar alevlenmişti. Esra Erol, Zuhal Topal ve eşinin kendisi doğuma giderken bile evlerine haciz gönderdiklerini açıklamıştı. Esra Erol’un programında eş arayan adaylardan ön plana çıkanlar Zuhal Topal’ın programına geçmeye başlamışlardı. Konuşmasında Esra Erol, eş arayan adayları Topal’ın kendi programına çektiğini ve bir de sanki onun değil de, kendisinin aynı şeyi yaptığını söylediklerini ve suçu üstüne atmaya çalıştıklarını ağlamaklı bir şekilde anlatmıştı. O dönem çokça konuşulan gündemden düşmeyen bu hikayenin şimdi bir nevi devam filmini izliyoruz. Ve tabi tüm bunları Zuhal Topal yine Fox tv’de yapıyor. Hak ve adaletten bahseden bir kanal yıllardır Zuhal Topal terörüne sessiz kalıp, fırsat veriyor.

İşin magazinsel ve şaşırtan bir diğer boyutuysa yine aynı dönem; Müge Anlı, Esra Erol ve Zahide Yetiş çok yakın arkadaşlarken ve bunu kendi programlarında bile anlatırlarken ne olduysa bir anda her şey tam tersine döndü. Zuhal Topal ve Esra Erol arasında yaşananların ve Esra Erol’un tüm göz yaşlarının üzerine iki ünlü sunucu, Zuhal Topal ile yakın arkadaş oldular ve boy boy medyaya birlikte fotoğraf verir oldular.

Karakomik filmlerden bahsetmişken Avrupa Yakası’na da değinmeden edemeyeceğim. Gülse Birsel, Jet Sosyete’de yıllar sonra Avrupa Yakası’nın unutulmaz kardeşleri Aslı ile Volkan’a yer verdi. Üzerinden yıllar geçse de televizyon tarihinin en başarılı komedilerinden olan Avrupa Yakası’nı tekrar izliyor gibi olmak çok güzeldi. Volkan çok ünlü bir şarkıcı olmuş, Aslı artık iki çocuk annesi olmuş olsa da ikisinin arasındaki tatlı atışmaları ve çaktırmadıkları birbirlerine olan sevgileri halen devam ediyor. Keşke Avrupa Yakası ekranlara geri dönse de Gülse Birsel’in kaleminden doya doya gülme keyfimiz kaldığı yerden devam etse…

20.01.2020 15:50

Her rüyanın bir sonu vardır. Bazen kendiliğinden uyandığımız gibi bazen de kendi kurduğumuz alarmla uyanırız ve rüya sona erip gerçek hayat başlar. Kraliyet ailesinin de bir ferdi olabilmek pek çok kişinin rüyalarını süsleyebilir.

Meghan ve Harry çiftiyse kendi kurdukları alarmla uyanmak gibi kendi arzularıyla bu rüyaya son verip İngiliz Kraliyet ailesinin üst düzey üyeleri olmaktan çekildiler. Ayrıca mali olarak bağımsız olmaya başlayacaklarını da belirttiler. Bunu Kraliçe’yle daha önceden konuşmadan sosyal medya hesaplarından paylaşarak duyurmalarıyla yer yerinden oynadı. Bu kararı alan Harry olunca akıllara pek çok soru işareti geldi.

Henüz 13 yaşındayken annesi Prenses Diana’yı trafik kazasında kaybetmesinin ardından Harry, gerçek babasının başkası olduğu iddiası ve aileye ters düşecek pek çok skandala karışmasıyla anıldı. 

Prenses Diana’nın BBC’ye verdiği röportajda ordu subayı James Hewitt ile yaşadığı ilişkiyi kabul etmesi ve James ile Harry’nin inanılmaz benzerliği Prens Harry’nin, Prens Charles’in oğlu olmadığı iddialarını giderek arttırdı.

Prens Harry’nin ailenin alışılagelmiş davranışlarına benzemeyen tutumları, bu iddiaların ve annesi Prenses Diana’nın öldürülmesi iddialarının üzerine İngiliz basınında Prens Harry intikam alıyor şeklinde yorumlandı.

Tüm bu yorumlara karşı at gözlüğü takan aile sanki hiç bunlar konuşulmamış gibi yapmaya devam etti fakat Harry hep ötekileştirildi. Askerliğinin ardından orduya katılma kararı alan Harry yıllarca askeriyede görev aldı. Afganistan’da helikopter pilotu olarak görev yaparken zorluklara karşı direnip sarayında oturmak yerine canla başla savaşmış. Savaşmış diyorum çünkü kraliyet ailesi engel olmayıp sadece bu durumu gizlemekle yetinmiş. Harry, Kraliyet ailesi için prenslikle uzaktan yakından alakası olmayan bir hayat yaşamasının ardından eş seçiminde de ailenin kurallarına karşı koyarak daha önce boşanmış, siyahi ve İngiliz olmayan Amerikan biriyle evlenerek tarihte bir ilke imza attı. Baba olmasıyla, İngiliz Kraliyet ailesinden bir bebek ilk kez aynı zamanda Amerikan vatandaşı olmuş oldu. Tüm bunlar Kraliçe için oldukça kabul edilemez şeyler olmalı çünkü Prens Charles, Diana’dan önce şimdiki eşi Camilla ile büyük bir aşk yaşayıp evlenmek istemesine rağmen Kraliçe, kraliyet ailesi kurallarına uygun olmamasından dolayı bu evliliğe mani olarak Diana ile evlenmesini sağlamış. Bu kararla herkesin hayatını karartmışta olmuş. Çünkü Prens Charles daima Camilla’yı sevmiş. Diana evliliği boyunca çok mutsuz günler geçirmiş. Hep başkasına aşık bir adamın kendisini de seveceği beklentisiyle yaşamış. Bu arzusu hiçbir zaman gerçekleşememiş. Camilla ise sevmediği bir adamla mantık evliliği yapmak zorunda kalmış, yıllarca aldatılmış. Yani anlayacağınız Kraliçe’nin ve kraliyetin kuralları koca bir ömrü mutsuz geçiren 2 çifte yol açmış. Tabi tüm bunların üzerine mi Harry’nin evliliğini kabul etti yoksa ötekileştirildiğinden mi bilinmez ama 2019’un sonunda sosyal medya üzerinden paylaştığı yılbaşı kutlama fotoğrafıyla çok net bir mesaj verdi. Kraliçe ailenin tüm üyelerinin fotoğrafını masasına koyarken Harry ile Meghan’ın fotoğrafına yer vermedi.

Bu olayın üzerine Harry ile Meghan çiftinin bu kararı almasına ailenin çok bozulduğu söylense de Kraliçe’nin Maghan ile Harry’i zaten aileden çıkaracağına ama bunu onların önce yapmasına kızdığıda söylentiler arasında.

Kral Hareket!

Bugün, yani 13 Ocak Pazartesi Kraliçe’nin talebi üzerine Prens Charles, Harry ve küçüklüklerinden beri Kral sen olacaksın ben istediğimi yapabilirim dediği abisi Prens William,  Sandriagham’da toplanarak bir karara varacaklar. Prens William ise daha görüşmeden Harry’i hayatı boyunca koruyup kolladığını ve artık bunu daha fazla devam ettirmeyeceğini yollarının ayrıldığını söyledi. Bir abi kardeşini bu kadar kolay gözden çıkarabildi. Ne kadar da kral bir hareket!...

Peki Ya Şimdi?

Çifte yakın kaynaklar bebekleri Archie ve dadısıyla birlikte Meghan’ın yakın bir arkadaşında kaldıklarını belirtti. İlişkilerinin ilk başarında uzunca zaman geçirdikleri Kanada’da ev alacakları konuşuluyor. Kişisel servetleri de istedikleri yerde yaşamalarına imkan sağlıyor. Artık finansal olarak bağımsız olacak ve çalışacak olsalar da Prens Harry şimdiye kadar her yıl kraliyet hazinesinden 2 milyon sterlin alıyordu. Ayrıca annesi Diana’dan kalan 20 milyon sterlin ve anneannesinden kalan 7 milyon sterlinlik serveti dışında babası Prens Charles’tan gelen yıllık 2 milyon sterlin serveti var. Meghan’ın ise oyunculuk döneminden kalan 4 milyon sterlin’i olduğu konuşuluyor. Yazması ve okuması bile epey zaman alan servette onlara epey yetecektir.

Reklam Kokan Hareketler

Dünyanın gündeminde bu kadar yer alan bir gelişmeyi ticarete dökmemek olmazdı. Madame Tussauds Müzesi bu ayrılığı fırsata çevirmeyi çok iyi başardı.  Meghan ve Harry’nin bal mumu heykelleri kraliyet ailesinin yanından kaldırılarak başka bir bölüme alındı. Müze Genel Müdürü Steve Davies, çiftin aldığı karar sebebiyle bu değişikliğin yapıldığı açıklamasıyla her yerde müze konuşulmuş oldu. Madame Tussauds Müzesi istese dünya çapında bu kadar çok konuşulacak bir reklam yapamazdı.

Kısaca;

Kimi sırası gelince kral olur, kimi yaptıklarıyla…

13.01.2020 10:00

Her hafta her yaptığıyla mutlaka gündem olan Şeyma Şubaşı, yine en çok konuşulan isim oldu. Her şey yıllardır özel uçaklara alışan Şeyma’nın, THY ile İbiza’ya aktarmasız gidemediğine isyanıyla başladı. Fatih Altaylı’nın köşesinde bu durumu eleştirmesiyle artık her yerde Altaylı’nın yazısı ve Şeyma’nın kendisinin de ifade ettiği gibi boş cevabı konuşuldu.

Herkes Şeyma’ya kızıyor ama ülkenin en bilinir yazarları bile köşesinde Şeyma’ya yer verirken, onların bile yakın radarındayken suçun tamamını Şeyma’da da aramamak lazım. Şeyma’yı bu kadar konuşulur yapan, ekmeğine yağ süren onu eleştirenlerin ta kendisi. Onlar bu kadar konuştukça Şeyma gündemde kalmaya, ününü korumaya devam ediyor. Tam bir döngüye dönen bu durum kendi oluşturduğu girdabıyla sürüyor. Biz Şeyma’nın yaptıklarını bu kadar sorgularken, o “boş”luğunu sorgulama gereği bile duymuyor. Gurur duyuyor. Konuşulmaya devam ettikçe reklam anlaşmalarıyla servet kazanıyor. Kendisini küçük kızların takip etmesini istiyor. Başka bir ünlümüz çıkıyor, küçük kızların çalışan üreten kadınları örnek alması gerektiğini vurguluyor. Çok da güzel yapıyor ama onun vurgusunda akıllara tek bir soru vuruyor? Daha önce birlikte çekimler yaparken, arkadaşken aklın neredeydi diye. Ve insan sormadan edemiyor. Çocukların güzel örnekler alması gerektiğinin bu kadar bilincindeyken; evli, çocukları olan bir adamla aşk yaşarken sen, o çocuklara nasıl örnek olduğunu hiç düşündün mü diye?

İrem Derici’nin Sosyal Medya Rejimi

İrem Derici 30 günlük sosyal medya detoksu yapacağını kendi hesabı üzerinden duyurmuştu. Kendisinin gerçekten sosyal medya kullanmadığına artık tam inanmıştık ki; sonu her pazartesi başlanan ve salı günleri biten diyetlere döndü. Derici sosyal medya hesabında birçok kişiyi takipten çıkarırken, pek çok kişiyi de takibe aldı. Günümüzde sosyal medya o kadar hayatımızın merkezine yerleşti ki... Sosyal medya kullanımını azaltabilmek artık yemek yemeyi azaltamaya bir nevi rejimlere döndü. Yakında diyetisyenler gibi, sosyal medya hesaplarını az kullanmamızı sağlayacak meslek kolu çıkarsa şaşırmam!

Zorluklardan Zirveye

Bazen hayatınızın güzel olacağını bir şeyler başarabileceğinizi hissedebilirsiniz. Her şey bir yerden kırılma noktasına gelecektir ama o noktaya daha uzak olduğunuzu görüyorsunuzdur. Hayallerinizin gerçekleşeceği güne olan inancınız ve hayallerinizle yaşamaya devam etseniz de önünüzde duran kocaman gerçekleriniz vardır. Ne kadar yetenekli olursanız olun, aşkla yapmak istediğiniz işi, yeteneğinizin karşılığını daha göremediğiniz günlerdeyseniz hayatın zorluklarıyla da karşı karşıyasınızdır. Başardığınızdaysa o zor günleri ve yanınızda olanları unutmamak gerekir. Bu sürece en güzel örneklerden biri Simge Sağın. Müzikte 19. yılını dolduran Simge Sağın yaşadığı zorlukları anlattı. Buzdolabının bomboş olduğu, arkadaşının yardımıyla alışveriş yaptığını ve yıllarını makarna yiyerek geçirdiğini açıkladı. Geçirdiği tüm maddi sıkıntılar sonrası kendi ayakları üzerinde duran Sağın, şimdilerde kariyerinin zirvesinde. Genç kızlara örnek davranışların tartışıldığı şu günlerde örnek bir hayat hikayesi.

Y“aman” bu ne hal?


Can Yaman’ın bedelli askerliği sebebiyle saçını ve sakalını kestiği fotoğrafı internete düştü. Can Yaman’ın hayranlarına, fotoğrafı isim verilmeden gösterilse eminim ki çoğu Can olduğunu anlayamazdı. Neredeyse kendisi bile kendini tanıyamayacak hale gelen Can’ın; yeni imajının ve askere gitmeden önceki skandal açıklamalarının, yakında içinde olacağı yeni yapımlar üzerindeki etkisini göreceğiz ama Can, 2019 senesini çok arayacak gibi duruyor.

08.01.2020 11:30

Magazin dünyasında oldukça hareketli geçen 2019’u geride bıraktık. Bu yıl ünlülerin hayatında çok büyük değişiklikler çok büyük skandallar yaşandı. 2020 gelişmelerini konuşmadan önce gelin birlikte 2019’da neler yaşandı genel olarak değerlendirelim.

Sana inandım koştum geldim. Dünde ne vardı unuttum geldim.

2019 yılında aşk hayatı en çok karışan ve en çok konuşulan isim ünlü şarkıcı Sıla oldu. Ocak ayında Masterchef yarışması ile ünlenen ve o dönemde halen evli olan şef Hazer Amani ile arabada sarmaş dolaş bir halde görüntülenmeleri gündeme bomba gibi oturdu. Bu yakalanışın üzerine şubat ayında Ahmet Kural’a şiddet görmesi sebebiyle açtığı davanın görülmeye başlanmasıyla tüm gözler tekrar Sıla’nın üzerindeydi. Kural’ın kıskançlık krizine girmiş olduğu iddiaları ve kendisinin bunun bir intikam davası olduğunu vurgulaması, uzun süre konuşuldu. Mart ayına gelindiğindeyse Hazer Armani eşinden boşandı. Kadına şiddete susmayıp dava açan Sıla’nın resmi olarak evli bir adamla ilişki yaşaması da bir nevi kadına şiddet değil midir? Yorumu size bırakıyorum. Ardından çiftin evlenecekleri iddiaları konuşulmaya başlandı. Peki aşkta son durum ne? Ünlü çift tanıştıkları gün olan 13 Ocak’ta evlenecekler. Şu sıralar çiftin evlenecek olmalarından çok Sıla’nın 1,5 aylık hamile olduğu iddiaları konuşuluyor. Genel olarak tüm bu yaşananlara bakıldığında, Sıla sanki “Bana Biraz Renk Ver” şarkısını 2019 yılında yaşayacaklarını görerek yazmış gibi gözükmüyor mu sizce de?

Yeni aşklar başladı. “Şeymacun” etkisi halen sürüyor.

Şeyma Subaşı’nın “Bizim aramıza nazar bile giremez” diyerek yorumladığı, 2018 Kasım ayında bir anda biten Acun Ilıcalı ile Şeyma Subaşı evliliğinin ardından birçok isim ortaya atıldı.  Daha boşanmadan kısa bir süre önce katıldığı programda Şeyma’ya olan aşkını anlatan Ilıcalı’nın aniden Şeyma Subaşı ile boşanması doğal olarak akıllarda birçok soru işareti yarattı. İkilinin hayatında olan kişiler hakkında ortaya atılan iddialardan biri ilk kez, Subaşı’nın Tayland’ın ünlü adası Phuket’te, Fransız DJ Guido Senia görüntülerinin ortaya çıkmasıyla kanıtlanmış oldu. Şeyma Subaşı 2019 yılını Guido ile geçirirken, bir yandan katıldığı programlarda Acun Ilıcalı ile evliliği hakkında sıkandal konuşmalar yapmaya devam etti. Acun Ilıcalı cephesindeyse, O Ses Türkiye Yılbaşı Özel bölümünde, adının daha önce aşk iddialarına karıştığı Çağla isimli güzelin, seyirciler arasında dans ederken gösterilmesiyle tüm iddialar yeniden alevlendi.

Yılı en acılı geçirenlerden biri Seren Serengil oldu. Hamileliği sırasında evliliğinde çıkan sorunlar nedeniyle boşanma kararı almasıyla; eşinin katıldığı programda, bebeği hakkında bulunduğu iddiaları kaldıramayan Serengil, bebeğini kaybetti. Yıllardır anne olmak istediğini her fırsatta dile getiren Serengil’in bunlarında üstesinden gelecek kadar güçlü olduğu kuşkusuz.

Yılın diğer acılı ismiyse maalesef Demet Akbağ oldu. Akbağ hayat arkadaşı Zafer Çıka’yı trafik kazasında kaybetti. Her zaman örnek evlilikleri ve mutluluklarıyla gördüğümüz çiftin bu acı ayrılığı tüm sevenlerini yasa boğdu.

Kimi evlendi kimi boşandı

Bir şeyi kırk kere söylersen olur diye bir söz vardır. Şimdi magazin haberleriyle bu sözün ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz ama tam olarak Serdar Ortaç’ın başına geldi. Son yıllarda devamlı Chloe Loughnan ile boşanacakları yazıldı çizildi. Onlar mutlu olduklarını söyledikçe haberlerin ardı arkası kesilmedi. 2019 yılında tek celsede boşandılar. Her ne kadar boşanmış olsalar da Serdar Ortaç, yılbaşında sahnede ayrılmış olsa bile evliliğin güzel olduğunu hala da başkasına bakamadığını söylemiş. Ben 2020 yılında tekrar barışacaklarına, orta yolu bulacaklarına inanıyorum. Tabi 2019’da kimi ünlü isim boşanırken kimi de evlendi.

İlişkileri başladığında Akkuş’un evli olması sebebiyle çok konuşulan hatta Seren Serengil ile bu ilişki sebebiyle dostlukları sona eren Ebru Şallı, Uğur Akkuş ile evlendi. Bir diğer evlilik haberiyse Demet Şener’den geldi.  Şener, bana 2019’un en güzel hediyesi dediği Cenk Küpeli ile dünya evine girdi. Eşinin ailesi tarafından istenmediği belirtilen Şener’e, Küpeli büyük destek verdi. Çift, sosyal medya hesapları üzerinden mutluluklarını herkesle paylaşıyor.

Bu Ne Yaman Çelişki?

Erkenci Kuş dizisyle yıldızı parlayan Can Yaman bir anda pek çok ödül alıp gittiği her ülkede hayranları tarafından yoğun ilgi gördü. Kendisine yönelik ilgi arttıkça açıklamaları da değişmeye başlayan Yaman, yurt dışında katıldığı bir programda, kadın seyirciye verdiği cevap ve libido çıkışıyla büyük bir kitleyi karşısına aldı. Bu tepki üzerine mart ayında yayınlanacağı söylenen dizisi yapımcı Faruk Turgut tarafından iptal edildi. Eski sevgili Demet Özdemir, bir daha adını anmamasını isterken bazı ünlü oyuncular Can Yaman’a prim vermek istemediklerini ve kendisini tanımadıklarına dair açıklamalarda bulundu. Tüm bu yaşananların üzerine şu sıralar Can Yaman sessizliğini koruyor.

2019 yılının kuşkusuz kafası en karışık ismi “Hayat Devam Ediyor” dizisinde canlandırdığı ‘çocuk gelin’ rolüyle tanıdığımız Meltem Miraloğlu oldu. Miraloğlu bir anda ABD’de kendisinden 48 yaş büyük, 80 yaşındaki Amerikan bir adamla evlendi. Maddi sıkıntılar yaşadığını, birbirlerine “aşık” olduklarını söyleyen Miraloğlu, kocasını terkederek kayıplara karıştı. Miralğlu’nun nerede olduğu bilinmiyor.

Yılın en değişen ünlüsü Çağatay Ulusoy oldu. Hep yabancı oyuncuların rol için alıp verdiği kilolar haber olmuştur. Bizden de daha önce Gupse Özay, Deliha rolü için kilo alıp vermesinden dolayı sağlık problemleri yaşamış ve uzun süre konuşulmuştu. Best Model yarışmasıyla tanınıp, pek çok başarılı yapımda rol alan Çağatay Ulusoy karşımıza oldukça kilolu çıktı. Kısa bir süre sonra, hayranlarını şaşırtan bu görüntünün sebebinin oynayacağı yeni film olduğu ortaya çıktı. Ne yazık ki projenin iptal olmasıyla Çağatay Ulusoy’un aldığı kilolar da boşa gitmiş oldu.

 Bu sefer; purolu, yatlı, fabrikalı adamlar kazandı.

Kendisini modern zaman dervişi olarak gören Metin Hara ve Adriana Lima aşkı 2019 yılında bitti. Hara ilişkilerinin başında “Bu sefer purolu, yatlı, fabrikalı adamlar kazanmadı, 30 liraya alınan bir müzik kutusu, bir kağıda yazılan şiir kazandı.” açıklamalarında bulunmuş, bir de üstüne eski sevgililerinin de ne kadar güzel olduğunu görebilmemiz için eski sevgililerini Google’lamamızı istemişti. Yani bir kadın; zengin bir adamı seçmemiş, böylece “purolu adamlar” kazanmamıştı fakat modern zaman dervişimiz için değişen hiçbir şey olmamış, sadece güzel kadınlar kazanmaya devam etmişti. Hara’nın karmaşık düşüncelerini bırakıp Lima’ya geçelim. Adriana Lima, kalbini Türk iş adamı Emir Uyar’a kaptırdı. İlişkilerinin nasıl başlandığıysa gizemini hala koruyor.

Yılın en imrenileni kuşkusuz tüm oyuncuların hayalini süsleyen Emmy ödülünü kazanan ilk Türk olan Haluk Bilginer oldu.

Rüzgar gibi geçen 2019’un etkileri halen sürerken 2020’de yaşanacakları hep birlikte görüp birlikte yorumlamaya devam edeceğiz.

03.01.2020 15:53

Herkese merhaba, artık bu köşeden HABER365’in sadık, kemikleşmiş okur kitlesiyle buluşacağım için çok mutlu ve heyecanlıyım. Burada magazin dünyası hakkında pek çok şeyden bahsedeceğiz. Yeri gelecek magazinin nabzını tutarken çok eğleneceğiz, yeri geldiğinde şaşıracak bu da mı yaşanmış derken, yeri gelecek tepki göstereceğiz. Ama en önemlisi yaşanan her şeyden haberiniz olurken pek çok şeyi ilk siz biliyor olacaksınız.

Nerede O Eski Dostluklar!

Süperstar Ajda Pekkan Yeşilçam’ın usta ismi Hülya Koçyiğit’in programına katıldı. Programda geçmiş günler konuşulurken, Hülya Koçyiğit ikisi arasındaki pek çok gence, hele günümüzde kazanma hırsıyla, hep en iyisi olmak isteyen, rakiplerini alt etmeye çalışanlara örnek olması gereken bir anı paylaştı. Ajda Pekkan ile Hülya Koçyiğit 1963 senesinde Ses Dergisinin yarışmasına katılırlar. Çekimler için sahile gidilir ve yarışmacılardan mayolarını giymeleri istenir. Hülya Koçyiğit ne yapacağını bilemez çünkü mayosu yoktur. Ajda Pekkan durumu görünce kendi mayosunu Hülya Koçyiğit’e verir ve kendi başka bir bikini giyer. Böylece Koçyiğit çekimlere katılabilir ve yıllar sürecek dostluğun ilk adımı atılmış olur.  İki büyük sanatçı, pek çok kişinin idolü olmuş iki kadın yıllar sonra tekrar naifliğin ve yardımseverliğin dostluğun önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ajda Pekkan henüz 17 yaşındayken bir rakibini eleme fırsatı varken, kazanmasına yardım edebilecek kadar düşünceli biriymiş. Her zaman hiçbir şeyin boşuna yaşanmadığını ve her şeyin de bir sebebi olduğuna inanmışımdır. Ajda Pekkan’ın yıllarca zirvede olmasının bir sebebi de yeteneği kadar iyi niyetidir belki de. Keşke günümüzde de böyle dostlukları, çıkarsız olan yardımlaşmaları tekrar görebilsek. Hep nerede o eski bayramlar diyoruz. Belki de bayramlar giderken dostlukları da beraberinde götürmüştür. Olamaz mı? Ayrıca, programda gençlere çok güzel bir mesaj daha vardı. Ajda Pekkan oyunculuk yaptığı yıllarda her boş anında müzik dinlediğinden ve şarkılar ezberlediğinden bahsetti. Hatta devamlılığı olan bir sahnede saçını başka renge boyattığı için yönetmenin cetvel kırdığını anlattı. Çünkü hep aklının müzik yapmakta olduğunu, tüm enerjisinin orda olduğunu anlattı. Yeteneğin ve ilgi duyduğun mesleği yapmak işte bu kadar önemli.

Emmy Alındı! Yeni Film Yolda! Sıra Tatil’de!

Ülkemizin ilk Emmy ödüllü aktörü Haluk Bilginer’in ödül aldıktan sonra oynayacağı ilk yapım belli oldu. Bilginer 6 yıl sonra tekrar Demet Akbağ ile kamera karşısına geçecek. Çekimleri yılbaşından sonra başlanacak, Ezel Akay’ın yöneteceği “Dokuz Kere Leyla” adlı filmde rol alacak olan Haluk Bilginer, şimdilerdeyse alınan duyumlara göre bir yıl önce barıştığı eski eşi Aşkın Nur Yengi ve 13 yaşındaki kızlarıyla Finlandiya tatili hazırlığında. Tatil programını hazırlayan Aşkın Nur Yengi, kuzey ışıklarını izleyebilmek için geceliği 10.000 TL olan bir otel tercih etmiş.

O Makyajlı Halinden Eser Yok Şimdi!

Her zaman söylenen bir klişe vardır. Çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır. Ünlüler dünyasında her zaman güzellikleri ve bakımlı halleriyle kendilerine hayran bırakan kadınlar gibi olmak istemişizdir çoğu zaman. Ama bazen ortaya çıkan kareler tüm bu düşüncelerde ne kadar haksız olduğumuzu gösteriyor. Hollywood’un efsane ismi, bir dönemin en güzel kadınlarından olan Sharon Stone’un basına sızan makyajsız görüntüleri hayranlarını şaşkınlığa uğrattı.  Fotoğrafa binlerce yorum yapılırken, beni en çok “Stane’a bunu yapan hayat bize ne yapmaz.” yorumu güldürdü.     

Beren Saat’in Günümüzün İlişkileri Yorumu

Uzun zamandır röportaj vermeyen Beren Saat, yeni Netflix dizisi “Atiye” hakkında Hürriyet’ten Hakan Gence’ye konuştu. Tekrar birlikte görüntülenmeye başlasalar da son dönemlerde Kenan Doğulu ile ayrılacakları, birbirlerini aldattıkları konuşulması hakkında daha önce hiçbir yorumda bulunmayan Saat evliliği hakkında da ilk kez konuştu. Günümüzün ilişkileri hakkında bir genellemede bulunan Saat, ilişkilerin sadakat beklentisi olmayan bir hal aldığını ifade etti. Aldatma iddialarının üzerinden kısa bir süre sonra bu açıklamada bulunması sonucunda Beren Saat, magazin basınında uzun süre konuşulacağa benziyor.

30.12.2019 11:28