Neye Göre? Kime Göre?
Tuğçe Arıbaş

Neye Göre? Kime Göre?

05.03.2020 Perşembe 13:55

Fox Tv, meslekleri dizilere konu edinmeye devam ediyor. Reytinglerde oldukça başarılı giden Mücize Doktor’un ardından Mr. Hiiragi’s Momeroom isimli Japon yapımdan uyarlanan Öğretmen dizisi dün akşam ilk bölümüyle yayın hayatına başladı.

Netflix dizilerinden La Casa De Papel’in profesörü, adeta Türkiye’de İlker Kaleli’nin canlandırdığı öğretmen karakteriyle hayat buldu. Pek çok sahne, zihinlerde adeta La Casa De Papel’in sahnelerini uyandırıyor.

Poyraz Karayel’in ardından uzun bir aradan sonra ekranlara dönen İlker Kaleli oyunculuğuyla televizyonların bir nevi pasını aldı desem haksız sayılmam.

İlker Kaleli’nin oyunculuğu kadar dizide liselileri oynayan oyuncularda oldukça başarılı. Dizide oyunculuklar kadar başarılı gördüğüm 2 ayrı konu daha var.

Bunlardan ilki, dizinin kurgusu gerçekten emek verilerek yapılmış. Özellikle sosyal medya sahneleri, günümüzde herkesin haberci haline geldiği bir dünyada sosyal medya da haberin yayılma gücünü çok güzel gösteriyor.

Birey ve Twitter haberciliği konularında örnek olarak izletilebilecek, hem görsel açıdan hem de günümüz gerçekliğinin dışa vurumu olarak oldukça iyi iş çıkartılmış.

İkincisiyse sınıf arkadaşları tarafından, iftiralara maruz kalan bir genç kızın arkadaşlarının yaptıklarına dayanamayıp hayatına son vermesinden örnekle oluşturulmaya çalışan farkındalık.

Son dönemde televizyon dizilerinde zenginlik, yalılar, son model arabalar ve 90 dk ara vermeden süre gelen entrikaların yerine daha Netflix kafasında bir iş olmuş.

Dizide İlker Kaleli’nin sevgilisini canlandıran Ceren Moray, arkadaşlıkları Kavak Yelleri dizisinden beri devam eden Aslı Enver’e oldukça benzemiş. O gözle bakarak izlerseniz saçları dışında, jest ve mimiklerinin ve ağız hareketlerinin bile ne kadar aynı olduğunu fark edeceksiniz.

Yukarda oldukça Twitter’ın haber verme gücünden bahsetmişken, nasıl gündeme gelme gücünü de elinde barındırdığını konuşmamak olmaz.

Uzun zamandır toplumdan eleştiri alacağı açıkça belli olan şeyler paylaşan Ömür Gedik, Twitter aracılığıyla klavye başından yine gündeme oturmayı başardı.

Artık bir günde adımızdan daha fazla duyar olduğumuz koronavirüs ile ilgili her şeyin haber olduğu tıpkı, telefonun yıkanmadan kullanılması gerektiğinin bilindiği kadar aşikar.

Koronavirüs’ten korkan Ömür Gedik, korkusundan dolayı telefonunu yıkadığını, hem telefonsuz kalıp hem de dünya kadar para harcadığın yazmış.

Ne diyeyim iyi ki telefonunu imha etmeye kalkışmamış. Cep telefonu tamirine harcadığı parayı reklamın iyisi kötüsü olmaz anlayışıyla PR çalışması olarak verdiğini düşünürse bozulan keyfi belki düzelir. Tabii bu yazısına gelen haklı yorumları okumadığı takdirde…

Zira 2000 yılında doğanların yaşının çok kolay hesapladığını; hangi yıldaysak, o yaşta olduklarını tespit ettiğinde gelen yorumlar bile, akıllı telefonu yıkama yazısına gelenlerden çok daha iyiydi.

Neye Göre? Kime Göre?

Bu lafı çok severim. Özellikle haksız sonuçlarla karşılaştığımda…

Dünya üzerinde ki en değerli varlıklarımız, annelerimiz. Annelerin evlatları için yapamayacakları hiçbir şey yoktur. Hiçbir anneyi birbiriyle kıyaslamayı doğru bulmuyorum. Yemeyip yiyen de var, ilkokula giden kızına özel servis yaptıran da.

Bu yıl, yılın annesi 18 bölümlük Arka Sokaklar dizisindeki rolü bitmek üzere olan Wilma Elles seçilmiş. Tabi ki bir anne için harika bir gururdur. Çocukları için neler yaptığını da bilemeyiz ama hem annelik hem babalık yapan, hasta çocuğunun gözünün içine bakıp hayatını adayanlar varken sadece soruyorum…

Neye göre? Kime Göre?