Cem Yılmaz’ın Röntgeninden, Gündüz Kuşağı Sahteliği
Tuğçe Arıbaş

Cem Yılmaz’ın Röntgeninden, Gündüz Kuşağı Sahteliği

20.01.2020 Pazartesi 15:50

Cem Yılmaz’ın yeni filmi Karakomik Filmler 2, geçtiğimiz Cuma vizyona girdi. Karakomik filmler serisinin ilkini çıktığı gün gidip izlemiş, çok beğenmiş biri olarak 2. filmi merakla bekliyordum.

Keşke böyle bir bekleyişin sonu böyle bir hüsran olmasaydı. Hüsran diyorum, çünkü filmin genel yapısı serinin ilk filminden çok farklıydı. Serinin ilk filminde ilk perdede üzülüp ikinci perdede devamlı gülerek bir nevi duygu şöleni yaşıyordunuz.  Yeni filmdeyse her iki perde de hiç gülmüyorsunuz. İlk öykü Deli’de oldukça naif, duygusal bir taksicinin başına gelen haksızlıkları izliyorsunuz. Komediyle özdeşleşen Cem Yılmaz’ın aynı zamanda ne kadar iyi bir dram oyuncusu olduğunu da görüyorsunuz. Cem Yılmaz önünde şapka çıkartılacak bir oyunculuk sergiliyor. Piyasada ki yakışıklılığıyla aktör olmuş pek çok aktöre, adeta oyunculuk dersi veriyor.  Kişisel gelişimcilerin devamlı vurguladıkları, ağızdan çıkan sözlerin ne kadar önemli olduğuna alt mesaj olarak filmde tanık oluyoruz. Sevdiği kadına, gözleri gözlerinde sadece konuşmadan ömrü boyunca bakabilme isteği gerçek oluyor ama maalesef pek hoş şartlar altında gerçekleşemiyor.

Filmde ayrıca taksicilerin de işinin ne kadar zor olduğunu, araca binebilecek bir kişinin bile hayatlarını bir anda ne kadar karartabileceğini düşünmeden edemiyorsunuz.

İkinci öykü Emanet’teyse Cem Yılmaz, adeta günümüz televizyon dünyasının geldiği halin röntgenini çekmiş. Bir döneme damgasını vurmuş evlilik programlarının arka yüzündeki sahteliği, sahtelikten oluşturdukları gerçeklik algısını ve insanların şöhret olmak için neler yaptığını gösteriyor. Televizyona çıkabilen herkesin bir anda kendini ünlü olmuş algısına kapılmasını, evlilik programlarından bir anda formatın kayıp bulmaya ne kadar kolay evrildiğini ustalıkla anlatmış. Tüm bunları izlerken maalesef gülemiyorsunuz ve film karakomik değil kara filmlerin ötesine geçemiyor. Film bir anda son yazısının çıkmasıyla anlamsızca bitiyor. Serinin ilk filmi gibi hem dram hem komedi bekleyerek giderseniz hüsrana uğruyorsunuz. Ama sadece Cem Yılmaz’ın kaleminden, onun tarzında dram izlemeye giderseniz film beklentilerinizi karşılayacaktır.

Evlilik programları demişken;

Yemekteyiz programını 2 sezon sunan Onur Büyüktopçu, artık programı devam etmediği için açıklama yapabileceğini belirterek Zuhal Topal’ın, Yemekteyiz’in taklidi programı “Zuhal Toplal’la Sofrada” programı hakkında açıklama yaptı. Zuhal Topal’la Sofrada’nın programının yüzde yüz aynısı olduğunu detaylıca açıkladı. Zaten normal bir izleyici bile iki programı incelediğinde çekim açılarına kadar her şeyin ne kadar birebir aynı olduğunu görebiliyor. Zuhal Topal için bu ilk değil. Daha öncede Esra Erol’un evlilik programının birebir aynısını yaparak yıllarca programını sürdürmüştü. Herkesin bir tarzı vardır. Zuhal Topal’ın da tarzı tutmuş programların birebir aynısını yapmak herhalde. Esra Erol’un Atv’de ve Zuhal Topal’ın Fox’ta evlilik programı yaptığı dönemde Esra Erol ile Zuhal Topal arasında tartışmalar alevlenmişti. Esra Erol, Zuhal Topal ve eşinin kendisi doğuma giderken bile evlerine haciz gönderdiklerini açıklamıştı. Esra Erol’un programında eş arayan adaylardan ön plana çıkanlar Zuhal Topal’ın programına geçmeye başlamışlardı. Konuşmasında Esra Erol, eş arayan adayları Topal’ın kendi programına çektiğini ve bir de sanki onun değil de, kendisinin aynı şeyi yaptığını söylediklerini ve suçu üstüne atmaya çalıştıklarını ağlamaklı bir şekilde anlatmıştı. O dönem çokça konuşulan gündemden düşmeyen bu hikayenin şimdi bir nevi devam filmini izliyoruz. Ve tabi tüm bunları Zuhal Topal yine Fox tv’de yapıyor. Hak ve adaletten bahseden bir kanal yıllardır Zuhal Topal terörüne sessiz kalıp, fırsat veriyor.

İşin magazinsel ve şaşırtan bir diğer boyutuysa yine aynı dönem; Müge Anlı, Esra Erol ve Zahide Yetiş çok yakın arkadaşlarken ve bunu kendi programlarında bile anlatırlarken ne olduysa bir anda her şey tam tersine döndü. Zuhal Topal ve Esra Erol arasında yaşananların ve Esra Erol’un tüm göz yaşlarının üzerine iki ünlü sunucu, Zuhal Topal ile yakın arkadaş oldular ve boy boy medyaya birlikte fotoğraf verir oldular.

Karakomik filmlerden bahsetmişken Avrupa Yakası’na da değinmeden edemeyeceğim. Gülse Birsel, Jet Sosyete’de yıllar sonra Avrupa Yakası’nın unutulmaz kardeşleri Aslı ile Volkan’a yer verdi. Üzerinden yıllar geçse de televizyon tarihinin en başarılı komedilerinden olan Avrupa Yakası’nı tekrar izliyor gibi olmak çok güzeldi. Volkan çok ünlü bir şarkıcı olmuş, Aslı artık iki çocuk annesi olmuş olsa da ikisinin arasındaki tatlı atışmaları ve çaktırmadıkları birbirlerine olan sevgileri halen devam ediyor. Keşke Avrupa Yakası ekranlara geri dönse de Gülse Birsel’in kaleminden doya doya gülme keyfimiz kaldığı yerden devam etse…