Sokağa Çıkma Kısıtlaması İşe Yaramıyor

Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını dünya genelinde 1 milyonun üzerinde kişinin canını aldı ve can almaya devam ediyor. Salgının devam ettiği bu süreçte ise çeşitli kısıtlamalar gündeme geliyor. Sokağa çıkma kısıtlaması ise beklenenin aksine daha çok yayılmaya neden olabiliyor.

Sokağa Çıkma Kısıtlaması İşe Yaramıyor

Sokağa Çıkma Kısıtlaması İşe Yaramıyor

Ankara Üniversitesi Aktüerya Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Tank'ın gerçekleştirdiği araştırmada, gerçekleştirilen hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması bir gün önce ve bir gün sonra hareketliliği normalin 7-8 kat üstüne çıktığını, ‘Sokağa çıkma kısıtlamalarının aslında bir işe yaramadığı gözüküyor. Kısıtlamanın olduğu gün kapmıyorsunuz virüsü; ama 1 gün öncesinde 1 gün sonrasında o kadar çok kapıyorsunuz ki bu da sayılara o şekilde yansıyor’ cümleleriyle ifade ediyor.

Prof. Dr. Fatih Tank, Türkiye’de 10 Nisan’da başlatılan ve Haziran ayına kadar uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının insan hareketliliği ve günlük vaka sayıları üzerinde etkisini inceledikleri istatistiki verilerin neticelerini aktardı. Sokağa çıkma kısıtlamalarının işe yaramadığını aktaran Prof. Dr. Tank, ‘Çünkü sokağa çıkma kısıtlamasından önceki ve sonraki günler o kadar fazla hareket ediliyor ki bu hareketler, sokağa çıkma kısıtlamasında meydana gelen hareketsizliği yok ediyor. Hareketlilik normale göre yani pandeminin hiç olmadığı döneme göre 7-8 kat artıyor. Pandeminin olduğu; fakat insanların kendisini rölantiye aldığı dönemlerdeki, ki bunu şöyle açıklayayım; kendi kendini kısıtlıyorsunuz, 'pandemi var ve ben dışarıya çıkmayacağım, markete gitmeyeceğim' diye. O döneme göre baktığınızda ise çok daha fazla, yaklaşık bir 9-10 katı kadar fazla hareket ediliyor. Bu hareketlilik eğer ben virüsü alıyorsam zaten 7 gün içerisinde ortaya çıkıyor, ben 7 gün eğer kapalı kalmıyorsam zaten bunun rakamları azalttığı söylenemez. Kısıtlamanın olduğu gün kapmıyorsunuz virüsü; ama 1 gün öncesinde 1 gün sonrasında o kadar çok kapıyorsunuz ki bu da sayılara o şekilde yansıyor’ açıklamalarına yer verdi.

Sokağa çıkma kısıtlamasına kesinlikle katılmadığını söyleyen Prof. Dr. Tank, ‘Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Çünkü böyle bir etkisi gözükmüyor rakamları incelediğinizde, ilişkilerine baktığınızda böyle bir etkisi gözükmüyor. Belki alınan başka tedbirler vardı. Çeşitli alışveriş merkezlerinin kapatılması gibi, şehirler arası seyahatin kısıtlanması gibi, okulların kapatılması gibi birtakım önlemlerin daha etkili olmuş olabileceğini düşünüyorum. Sokağa çıkma kısıtlamalarının faydası yok; çünkü bir gün öncesinde ve bir gün sonrasında çok fazla hareket ediliyor, öyle bir ters etki gösteriyor.’ diyerek kısıtlamaların ters etki ettiğini belirtti. Ayrıca Prof. Dr. Tank serbestliğin olması gerektiğini düşündüğünü, ‘Bu hareketliliği azaltabilmek için uygulanacak olan kısıtlamalarda çeşitli birtakım serbestlikler olursa markete gidebilmek, eczaneye gidebilmek veya bakkala gidebilmek gibi bu hareketliliği ben daha azaltacağını düşünüyorum’ sözleriyle ifade etti

41 GÜN SONRAKİ VEFAT SAYILARINDA ETKİLİ

Hareketlilik ile koronavirüs vaka sayılarının arasındaki bağlantıyı incelediklerinde elde ettikleri verilerden bahseden Prof. Dr. Tank, ‘Market ve eczanelerdeki hareketlilikteki artışın 7 gün sonraki hasta sayısına etkili olduğu gözüküyor. Hasta sayılarının ise 16 gün sonraki ağır hasta sayısına etkisi olduğu gözüküyor. Ağır hasta sayısındaki değişimin de 18 gün sonraki vefat sayılarına etkili olduğu gözüküyor. Örneğin bugün hasta sayısındaki artışın 16 gün sonraki ağır hasta sayısındaki artışa etkisi oluyor. Ağır hasta sayısındaki artış da yaklaşık olarak 18 gün sonraki vefat sayısında karşımıza artış olarak çıkıyor. Dolayısıyla bugünkü hareketlilikteki artış yaklaşık olarak 41 gün sonraki vefat sayılarına etkili oluyor’ açıklamasını yaptı.

BULAŞTIRICILIĞI ETKİLEYEN BÖLGELER

Prof. Dr. Fatih Tank aynı zamanda, Türkiye’deki bulaştırıcılık katsayısına etki eden 5 bölgeyi de dile getirdi. Bulaştırıcılık katsayısının yüksek olduğu bölgeleri, Batı Anadolu, Orta Doğu Anadolu, Doğu Marmara, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi şeklinde sıraladı. Ayrıca ‘Bu şu anlama geliyor; eğer ben bu bölgelerdeki bulaştırıcılık katsayısını düşürmeyi başarabilirsem Türkiye’deki bulaştırıcılık katsayısını da düşürmüş olacağım. Temel olarak Türkiye’deki bulaştırıcılık katsayısını en çok etkileyen ana faktörler olarak bu 5 bölge bulundu’ açıklamalarını paylaştı.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR