Libya’da Altın Savaşları

Erdal Şimşek
11 Ağustos 2020 Salı 15:53


Birleşik Arap Emirlikleri’nin neden Libyalı terörist Hafter’e destek verdiği ortaya çıktı. BAE, Libya’nın yeraltı zenginliklerinden olan altını çalmaya başlamış bile.

“Ortadoğu’nun İkinci İsrail’i” olarak adlandırılan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin Neden Terörist Hafter’i silahlandırdığı ve finanse ettiği ortaya çıkıyor.

Petrol zengini olan BAE’nin Libya petrolleri veya demokratik düzenin Libya’ya gelmemesi için bu kadar risk üstlenmesi hiç akılcı gelmedi. Uzun süredir Libya ile ilgili bildiğim dillerden okumalar yapmaya çalışıyorum. Web ve deepwebde girdiğimiz legal, illegal internet sayfası kalmadı desem yeridir. Özellikle “özgür bilgi”nin dolaştığı deepwebden bulacağımı umduğumuz bilgilerin hiç biri yoktu. Bu arada Oxford üniversitesinin sanal kütüphanesinde araştırma yaparken sıradan ufak birkaç bilgi kırıntısına ulaşırken toparladığım verilerle bir araya getirince inanılmaz bir manzara ile karşılaştık.

Birleşik Arap Emirlikleri, önümüzdeki yıllarda petrolün çok değersiz olacağını ve ekonomisi petrole bağımlı ülkelerin yoksul ülkeler sınıfında yer alacağını çok iyi biliyor. Aynı bilgiye Rusya da sahip. Yani önümüzdeki yıllarda dünyanın fosil yakıta olan bağımlılığı gittikçe azalacak. Fosil yakıta olan bağımlılığın azalması ile birlikte petrol ürünlerini ihraç eden ülkeler ciddi ekonomik krizlerle karşı karşıya geleceği kuşkusuzdur. Bu yüzdendir ki BAE nükleer santral kurdu. Herkes BAE’nin nükleer silaha sahip olmak için bu santrali kurduğunu düşünüyor. Elbette BAE de nükleer silaha sahip olmak ister ancak birinci önceliği çok başka.

Oysa durumun öyküsü başka. (Bu arada BAE’deki nükleer santralin kuruluş safhalarında neredeyse tamamının İsrail’li nükleer uzmanların çalıştığını belirtelim.) Konu tamamen Batı’nın İslam dünyasındaki ikinci önemli istasyonu olan BAE’nin geleceğe yönelik ekonomik refahını korumak için yapılan terörist faaliyet olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

BAE’nin terörist Hafter’e silah, teçhizat, mühimmat, finans ve insan kaynağı sağlamasına baktığımızda kontrol altına aldığı bölge Doğu Libya.

Doğu Libya’da Hafter’e silahlı milis sağlayan bir diğer isim ise (ülke değil şahıs) çok daha ilginç. Söz konusu şahıs, Sudan Askeri Konseyi Başkan Yardımcısı ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Dağalo (Hemeti)

Dağalo ne yapıyor? Çad, Suriye, Nijer ve Sudan'dan silah ve paralı askerler sağlıyor. Ve bu sağlama finansmanını Birleşik Arap Emirlikleri’nin sağladığına dair bir çok iz ve ipucuna ulaştık.

Burada sahnenin önünde her ne kadar yürümekte güçlük çeken, kortizonsuz ve düzenli olarak adrenalin almazsa ayakta duramayacak olan ve

80’emerdiven dayamış Hafter görünüyor olsa da bu karanlık ilişkileri yürüten oğullarıdır. Özellikle büyük oğlu Saddam Hafter, bu kirli karanlık trafiğin merkez istasyonudur. Diğer oğlu Belgacem Hafter de bu gıllıgışlı işlerde ağabeyine yardım ediyor.

Bu araştırmaları yürüttüğümüz günlerde geçtiğimiz hafta Libya’nın güneyinde bulunan ve gözlerden ırak Kufrakentinde BAE’nin üst düzey savaş ve terör baronları, Saddam Hafter ve Abdulrahman El-Kilani ile birlikte çok gizli bir toplantı ile ilgili minik bir habere rastlamıştık. Ve ne hikmetse haber hemen aynı gün öğlene doğru siteden kaldırıldı. Bu toplantıda adı ilk kez duyulan Abdulrahman El-Kilani de bölgenin en büyük savaş baronlarından. Silahlı çetesine Barış Tugayı adını vermiş. Oldukça kirli ve kanlı bir savaş baronu.

Peki bu toplantı ne için yapılmıştı? Toplantının konusu: Libya, Sudan ve Mısır sınır üçgeninde bulunan Cebel el Ewniyat (Avniyat Dağı)

Harita’dan ve uydu fotoğraflarından, internetteki fotoğraflardan bakarsanız bu dağın Kuzey Afrika’da bir benzerinin olmadığını görürsünüz. Kayalık yapısı da oldukça farklıdır. Bu dağın esas özelliği, Kuzey Afrika’nın en zengin altın maden yataklarına sahip olmasıdır. Fotoğrafları iyice incelediğinizde bu kayalıkların granitten oluştuğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Granitten oluşan dağlardaki maden rezervleri oldukça zengin ve yüzeye yakın olur. Dolayısıyla hem işletme hem de üretim maliyeti çok çok düşük olur.

Toplantıda, bu dağdan çıkarılan altınların güvenilir bir şekilde Birleşik Arap Emirlikleri’ne transfer edilmesi konusu ele alınıyor.

Sadece bu konuşulmuyor. Bölgede altın araması yapacak birkaç şirketin daha maden yataklarına gelmesi ve rahat çalışması konusu da ele alınıyor. Ve bunun için bölgenin savaş baronu El Kilani’den taahhüt alınıyor. Bu taahhüt karşılığı savaş baronu El Kilani’ye bolca para ve milislerine silah ve araç temini sağlanacak.

Peki bu kadar paranın saçıldığı Cebel el Ewniyat, bu kadar kıymetli mi? Bu konu ile ilgili herhangi resmi bir kam yok. Ancak Dağın 1.500 kilometre karelik bir alana sahip olduğunu belirtelim. Dağın yüzde 65’i Libya sınırları içerisinde. Ayrıca altın madeni yataklarının neredeyse tamamı Libya topraklarında bulunuyor.

Mısır’ın seçimle göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’e yapılan darbenin ne anlama geldiği daha da net anlaşılıyor. Eğer Mısır’ın başında halkın seçtiği Mursi ile Sudan’da Ömer El Beşir olsaydı, emperyalistler hem doğu Akdeniz’de hem de Kuzey Afrika’da böylesine at koşturabilir miydi acaba?

Sadece altın yok bu dağda. Karkur Hamid, Kore Adri ve Tina bölgeleri, Afrika’nın en değerli maden yataklarına sahip ve çoğu bakir sayılabilecek durumda.

Jabal El Ewniat'tan çıkarılan altının BAE'ye aktarılması ve Sudan’dan çıkan altının da kontrol altına alınması Muhammed Hamdan Dağalo tarafından sağlanıyor. Sudanlı bu savaş baronu general, oğulları ile birlikte Afrika’nın en önemli ve en büyük altın kaçakçısı konumunda bulunuyor. Serveti, Sudan devleti ile yarışacak boyuta geldiği belirtiliyor. Bu yüzden darbenin şefleri dahi ona dokunamıyor. Çünkü kendisine kurduğu özel ordu oldukça ciddi bir güç olarak kabul ediliyor. Dağalo, sadece Libya-Mısır-Sudan üçgeninde BAE adına altın kaçakçılığı yapmıyor. Aynı zamanda Sudan’ın başkenti Darfur ve diğer Sudan bölgelerinde birkaç altın madenini kontrol ediyor. Ve bu madenlerden çıkan altınların çok büyük bir bölümü direk BAE’ye gönderiliyor.

Muhammed Hamdan Dağalo 2017'den beri Darfur'daki Cebel Emir altın madeninin yanı sıra Güney Kordofan ve diğer yerlerdeki en az üç diğer madenin kontrolünü ele geçirmiş bulunuyor. Ve bütün bunları BAE adına yapıyor.

Dağalo’nun kardeşi Abdülrahim Dağalo ve oğullarının, en önemli altın arama şirketlerinden biri olan "El Cüneyd" şirketinin sahibi olduğunu ve yardımcısı Hemedti'nin yardımcısı Abdulrahman El-Bakri'nin, bir dönemde şirketin genel müdürü olduğunu söylersek umarım şaşırmazsınız.

Bir de bu konuda dünyanın resmi verilerine bakalım isterseniz.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin kirli karanlık işlerini üzerinden finanse ettiği bankanın adı

Abu Dabi Ulusal Bankası.

Uluslararası raporlara göre BAE, 2018 yılı küresel ticaret verilerine göre ihracatın yüzde 99,2'sini ithal ettiği için dünyadaki en büyük Sudan altın ithalatçısı konumunda bulunuyor. Bazı kaynaklara göre BAE, Hafter milislerine Libya'da savaşacak paralı askerler ve savaşçıları tedarik etmek için Hemedti ile geniş bir anlaşma dahilinde sözleşme imzaladığı da aldığımız notlar arasında bulunuyor.

Hasan Birgül

Putin’in Siber Savaşı

Ahmet Tezcan

Ne Çok Cahilim Allah’ım, Keşke Ölsem!

Erdal Şimşek

Uçak Gemisi Nasıl Batırılır?

Hasan Mesut Önder

Mezhep Oluşumunun Sosyal Psikolojisi

Celal Arslan

Enflasyon ve Ekonomik Büyüme

Talha Arslan

Fenerbahçe’den Çok Önemli 3 Puan