İstanbul'un Gizemli Yapısı: Yerebatan Sarnıcı

İstanbul gezi programlarının vazgeçilmez rotası olan Yerebatan Sarnıcı'nda yer alan iki Medusa Başı heykeli gizemini koruyor.

İstanbul'un Gizemli Yapısı: Yerebatan Sarnıcı

İstanbul'un Gizemli Yapısı: Yerebatan Sarnıcı

Tarih boyunca eşsiz pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul'da birbirinden görkemli tarihsel yapılar yer alıyor. Bunlardan biri de Ayasofya’nın güneybatısında yer alan halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak anılan Bazilika Sarnıcı'dır.

527-565 yılları arasında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan sarnıcın uzunluğu 140 metre, genişliği 70 metredir. Dikdörtgen biçiminde bir alanı kaplayan dev yapının bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılıyor.

Yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan sarnıçta her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor.

Bizans döneminde imparatorların ikamet ettiği büyük sarayın ve bölgedeki diğer sakinlerin su ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı'nda birbirine 4.80 metre aralıklarla dikilen sütunlar 12 sıra meydana getiriyorlar.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul’u fethinden sonra da Yerebatan Sarnıcı, Osmanlılar tarafından bir müddet daha kullanılmış ve padişahların oturduğu Topkapı Sarayı’nın bahçelerine buradan su verilmiştir.

GİZEMLİ MEDUSA BAŞLARI



Günümüze kadar çeşitli onarımlardan geçerek gelen sarnıçta Roma Dönemi heykel sanatının izlerini taşıyan iki Medusa Başı yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bu Medusa Başlarının nereden geldiği hakkında arkeologların ve tarihçilerin farklı görüşleri bulunuyor.

İlk rivayete göre, o dönemde büyük yapılar ve özel yerleri korumak için Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona’dan biri olan Medusa heykeli kullanılmış. Yunan mitolojisine göre üç Gorgona’dan biri olan ve kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahip yılan başlı Medusa'nın sadece başının sarnıçta yer almasının bu sebebpten olduğu düşünülmektedir.

Başka bir efsaneye göre, siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile övünen bir kız olan Medusa, Zeus’ un oğlu Perseus’u seviyordu. Bu arada Athena da Perseus’u seviyor ve Medusa’yı kıskanıyordu. Bu yüzden Athena, Medusa’nın saçlarını yılana çevirdi. Artık Medusa’nın baktığı herkes, taşa dönüşüyordu. Perseus, Medusa’nın başını kestikten sonra onun bu gücünden yararlanarak pek çok düşmanını da yendi.

Üçüncü hikayede ise sarnıcın inşasında farklı mimari anlayışların ürünü olan sütunlar kullanılmış. İnşaatın sonlarına doğru sadece kısa sütunlar kalınca altlarına Medusa başlı heykeller koyularak yükseklik tamamlanmış ve diğer sütunlarla eşit hale gelmiş. Konuya oldukça basit bir açıklama getiren hikaye bana göre en mantıklısı.

İstanbul gezi programlarının vazgeçilmez rotası olan bu gizemli mekan müze olmanın yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR