Gara Şehitleri ve Selahattin Demirtaş İlişkisi
Hasan Mesut Önder
Gara Şehitleri ve Selahattin Demirtaş İlişkisi
15.02.2021 Pazartesi 09:40

Gara Harekatı’nda köşeye sıkışan PKK, rehin tuttuğu 13 silahsız vatandaşımızı şehit etti. Bu rehinler içerisinde üst düzey iki MİT görevlisinin olduğu iddia ediliyor. Ayrıca, Haziran 2017’de Cemil Bayık’a operasyon yapmak için giden istihbarat görevlilerinin PKK tarafından esir tutulduğu da basına yansıdı. Hatta Bayık’a yapılan operasyonun kaynak ihanetinden dolayı akamete uğradığı ifade ediliyor. Ancak hiçbir istihbarat örgütü, güvenmediği bir kaynak üzerinden operasyon açmaz. Kafamı kurcalayan bu sorunun uzun zamandır cevabını arıyordum. Bir kaynağım, zihnimdeki soruların cevabını verdi. Operasyonda esir düşen görevlilerin kaynak ihanetine uğramadığını, FETÖ yapılanmasının bu işte parmağının olduğunu söyledi. Kaynağım, Ekrem Dumanlı’nın Diyarbakır’da Selahattin Demirtaş’a bir zarf verdiğini ve içerisinde PKK’ya sızan bine yakın istihbarat görevlisinin isminin olduğunu belirtti.Dahası Bayık’ın yakın koruma ekibinde yer alan o kaynağın da bu listede yer almış olabileceğini söyledi.

Peki, PKK içindeki bine yakın Türk istihbarat unsurunun ismini Ekrem Dumanlı’ya kim verdi?Hatırlarsanız “KCK Operasyonları” adı altında devlet için çalışan istihbarat görevlilerini deşifre eden bir soruşturma vardı. İşte isimleri verenler, bu soruşturma ile 7 Şubat’ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Afet Güneş, Emre Taner ve iki müsteşar yardımcısını tutuklamaya kalkan, dönemin İstanbul İstihbarat ve Terör Şubesi’nin FETÖ’cü polisleridir… Taraf Gazetesi o dönem CIA’in basın ajansı gibi çalışıyordu. MİT için çalışan kaynakların isimleri, faaliyetleri ve fotoğraflarına oradan ulaşabilirsiniz. FETÖ’nün, CIA’in talimatı ile devletin PKK içindeki unsurlarını etkisizleştirmeye ve yok etmeye çalıştığı görülüyor.

Selahattin Demirtaş’ın neden içeride yattığını bilmeyenler, serbest bırakılması gerektiğini söyleyenler bu düşüncelerini tekrar gözden geçirmeli. Onun bir siyasi figür olduğunu, siyaseten tutuklu olduğunu iddia edenler ya Selahattin Demirtaş’ı tanımıyorlar ya da bilerek ve isteyerek onu aklamaya çalışıyorlar. Siyaseti çözüm olarak gören bir siyasi figür olsaydı önce kendi abisi Nurettin Demirtaş’ın dağdan inmesini sağlardı. Demirtaş’ın abisinin Kuzey Irak’ta çeşitli ekonomik yatırımları bulunmaktadır. Bu konuyu çalışanlar, Nurettin Demirtaş’ın Erbil’deki otelinde, PKK’ya katılan teröristlerin konakladığını ve ilişki kurma için üs olarak kullandıklarını bilir. Aile fertlerine bile söz geçiremeyen bu ismi kurtarıcı olarak lanse etmek, neden içeride yaşadığını bilmemek örtülü destek vermektir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Gara şehitleri hakkında yaptığı açıklamada; “Murat Karayılan’ı yakalayıp bin parçaya ayırmazsak bu millet ve şehitlerimiz yüzümüze tükürsün.” sözü devletin kararlılığını göstermektedir. Bu açıklama verilecek karşılığın dozunu ve hedefini göstermesi bakımından da önem taşımaktadır. Ancak sadece Murat Karayılan’a değil, Cemil Bayık ve birçok istihbarat örgütünün bölgedeki taşeronluğunu yapan Luhor Talabani’ye de hakettikleri cezanın kesilmesi farz olmuştur. Bir devleti güçlü yapan, içindeki hainleri temizleme kapasitesi olduğu gibi, kendi vatandaşına, askerine, polisine ve istihbaratçısına yapılan saldırıları cezasız bırakmamasıdır. Türk Devleti’nin binbir yüzü vardır. Devletin şefkatli yüzünü görünür kurumlar temsil eder; ama nasırına bastığınızda devletin karanlık ve acımasız yüzünü görürsünüz. Kandil’in savaş baronlarının bu yüzü göreceklerinden kimsenin şüphesi olmasın. Günümüz teknolojisi ve askeri güç kapasitemiz, Kandil Dağı’nı BBG evine dönüştürmüştür. Kafalarını çıkardıklarında tepelerinde ebabil kuşlarının ateşini göreceklerdir. Gara’da şehit olan 13 silahsız vatandaşımızın ve bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun.