Ukrayna Rusya Savaşını Tersinden Okumak
Erdal Şimşek
Ukrayna Rusya Savaşını Tersinden Okumak
03.04.2021 Cumartesi 11:14

Bugün yaşananları yaklaşık bir hafta önceki “Süveyş Kanalı, İsrail ve ABD’nin Avrupa’ya Silah Yığması” başlıklı yazımızda enine boyuna gözler önüne sermeye çalışmıştık ve maalesef yaşananlar bizi haklı çıkardı. Dileyen https://www.haber365.com.tr/yazarlar/erdal-simsek/suveys-kanali-israil-ve-abdnin-avrupaya-silah-yigmasi-838linkinden o yazımıza yeniden bakabilirler.

Bugün Ukrayna-Rusya arasında yaşanan/yaşatılan kriz, Ukraynalılara yönelik bir Batı illüzyonundan başka bir şey değildir. Her ne kadar Ukrayna ordusu Türk SİHA’ları ile güçlendirilse de SİHA’ların Ukrayna’daki Komuta Kontrol Merkezi (KKM) Rusya silahlı kuvvetlerinin açık hedefi halinde ve bu merkezin koordinatları şu an Rus Genelkurmay’ının masasında. Ayrıca burayı vuracak olan füze ve hava kuvvetlerine ait taarruz uçakları kolu dahi belirlenmiş durumda. Bu bilgiyi kesinleştiremediğim için hangisi olduğunu şimdilik söylemeyeceğiz maalesef. Ancak Rus Hava Kuvvetleri’nden bu bilgiyi double check yöntemi ile doğrultursak haber sitemizde sizlerle paylaşacağız.

Ayrıca Ukrayna Hava Savunma Sistemleri (HSS) Rus kökenli olmalarından dolayı çok büyük zafiyet gösterecekleri muhakkaktır. Ukrayna hava saldırı ve savunma uçar birliklerinin de yetenek ve güçleri maalesef ortadadır.

Bu durum çaresiz kabullenmişlik psikolojisi değildir. Sadece mevcut durumu teşrih masasına yatırmadır. Yoksa Rusya’yı Cephe Savaşı’nda alt etmenin bir çok yolu vardır. Ancak bu yollardan biri, halihazırda Ukrayna’nın aldığı pozisyon değildir kesinlikle.

Şu anda Batı ve ABD’nin Ukrayna’ya yaşattığı illüzyonun 13 yıl önceki bir benzerini sizlere hatırlatmak sanırım konuyu daha açıklayıcı olacaktır.

2008’de Rusya ile Gürcistan arasında ve Gürcistan toprağı olan Güney Osetya’da yaşanan savaşı haftalar öncesinden fark etmiş ve savaştan önce Gürcistan’a geçerek yaşananları o yıllarda çalıştığım tv kanalında saati saatine izleyicilerle paylaşmıştık.

Dönemin Gürcistan Devlet Başkanı Mikhael Saakaşvili, ABD, Katolik Kilise, yani Roma ve AB’nin dolmuşuna gelerek Rusya’ya çeşitli bahanelerle meydan okudu ve Güney Osetya’da insan hak ve özgürlüklerine riayet edeceğine totaliterliği tercih etti. Nüfusunun büyük bir kısmının Müslüman olduğu Gürcistan’ın tarihi bayrağını değiştirerek üzerinde bir çok Haç’ın yerleştirildiği bir bezi Gürcistan bayrağı yaptı. Buna Gürcüler dahi şiddetli tepki göstermişlerdi.

Akabinde, kendi boyunu kat be kat aşacak işlere kalkıştı. Katoliklerin Papası, AB ve ABD’nin dolmuşuna gelerek Avrupa ve NATO’yu Rusya’nın güneyine taşımaya çalıştı. Hem de hiçbir uluslararası anlaşma yapmadan.

Türkiye’nin beş yılda zar zor kurmaya çalıştığı ve düzenli hale getirdiği Gürcistan Ordusu’nu Türk Ordusunun gücüne eriştiği inancına kapıldı. Elinde doğru dürüst tek bir savaş uçağını bırakın, bir savaş helikopteri dahi yoktu. Şöyle izah edeyim, o gün Gürcistan’ın elinde bulunan savaş helikopterlerini sapanla bile düşürebilirdiniz.

Saakaşvili, Batı’nın dolmuşu ve Türkiye’nin eğittiği sınırlı sayıdaki Kara Kuvvetleri askerlerinin büyüsüne kapıldı. Dönemin Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan ile Gürcistan Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının tüm itirazlarına rağmen Saakaşvili, kamu binalarının tepesine diktiği AB bayrağı ile ABD’nin sözlerinin kendisini koruyacağını sandı ve savaşı başlattı. Ülkesini mahvetti. Topraklarının önemli bir kısmını kaybetti. Türkiye’nin 5 yılda gece gündüz demeden kurduğu kara kuvvetlerini 5 günde yerle bir etti. Çünkü bu karacıları koruyacak hava savunma ve taarruz silah, mühimmat, teçhizat ve araç gereç yoktu. Gürcü kara ordusu, sadece kara savaşında Ruslara kök söktürdüler. Gürcü kara gücünün karşısında tutunamayan Rus kara birliklerine hava kuvvetleri yetişerek karşı tarafı ağır bombardımanla yerle bir etti. Gürcülerin dilinde o günlerde şu söz deyim haline geliyordu:

(5 ts’lis ganmavlobaşi Turkebma çamoak’alibes da Ğut dgheşi gaanadgures Mişa.” “Türkler 5 yılda kurdu, Mişa (Saakaşvili) beş günde yok etti.”

Ve Gürü çocukları kahramanca cephelerde savaşıp ölürken, AB liderleri, Katoliklerin Papası ve ABD başkanlığı sadece laf kalabalığı yapıyorlardı. Halbuki, bu gün Rusya destekli Ermenileri hak ile yeksan eden Azerbaycan ordusunun aynısı o yıllarda Türkiye Gürcistan’da kurmuştu. Ama teknolojik denge diye bir şey yoktu iki ülke arasında.

Dün Gürcistan’da yaşananların aynısı bugün Ukrayna’da adım adım uygulanıyor. Ukrayna Devlet Başkanı’na baktığımızda ne siyasi, ne de devlet birikimi olan biri. O bir sahne yıldızı ve neredeyse tamamı üretmeyen, üretim tüketim dengesini bilmeyen bedenleri kendi topraklarına ama akılları cyber ağlar/netwörkler tarafından esir alınmış/iğdiş edilmiş “Z kuşağı” tarafından seçildi.

Ukrayna halkı ve devletini tenzih ederim ama şu anki Ukrayna devlet başkanı Volodmir Zelenski, devlet yönetimi ile tiyatro sahnesinde rol kesmenin farklı işler olduğunu bilmiyor. İki devletin de dostu olan Türkiye’yi de yanına alarak Rusya ile masaya oturma yollarını hayata geçirmeliydi. Çünkü, bütün dünya da biliyor ki, Rus lider Vladmir Putin, bu dünyada sözüne güvendiği ve inandığı tek lider Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dır.

AB ve AB dolmuşuna gelmeden reel politik davranıp, Donbas meselesini çok kolay ve kazasız bir şekilde halledebilirdi.

Sayın Zelenski tiyatro repliklerine ayırdığı zamanı yakın dönem tarihi ve kendinden önceki Ukrayna Devlet Başkanlarının başına neler geldiğini anlatan kitaplar okuyup o günlerin tanıklarını dinleseydi eminim çok farklı bir siyasi yöntem izlerdi. Sadece Poroşenko’nun başına gelenleri okuyabilseydi eminim bugünkü davranışlarını sergilemezdi

Şimdi yaşananların özetine gelirsek:

Daha reşit olmadan başladığım meslek ömrümüzün büyük çoğunluğu cepheleri, çatışmaları takip etmekle geçti. Bunca yılın tecrübesine ve Akdeniz ile Karadeniz’de yaşanan gelişmelere bakarak şöyle düşünmeden edemiyorum:

ABD, Karadeniz’de varlığını meşrulaştırmak ve bu denize kıyısı olan ülkeleri “yeni Rus yayılmacılığı” politikası ile korkutarak bir işgal projesini hayata geçiriyor.

Şu an Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan kriz, Karadeniz ve Akdeniz’de büyüyen, her iki denizin tam bağımsızlığını korumaya çalışan Türkiye İle Rusya’yı Karadeniz’den de kuşatıp rehin alma planının final sahnesidir. Ve bu oyunun planlayıcısı, kurucusu PENTAGON’dur. Pentagon, burada NATO’yu da kukla olarak kullanmak istiyor. Ne var ki NATO’da Türkiye duvarına toslayacağını bildiği için Ukrayna’yı, Ukraynalıların canlarını bu kirli planlarına emellerine alet ediyor. Ve Ukrayna Devlet Başkanı Tiyatrocu Zelenski’yi bu kirli oyunda baş aktör olarak oynatıyor. Allah korusun çıkacak çatışmada ölecek olan Ukrayna’nın evlatları, bu kirli tiyatronun sadece figüranları olacaktır.

Burada sayın Zelenski’nin tiyatroculuğunu bir hakaret unsuru olarak kullanmadığımızı sadece gösteri sahneleri ile uluslararası ilişkiler sahnelerinin birbiri ile hiç alakaları olmadığını izah etmeye çalışıyoruz.