Erdoğan’dan TL Spekülatörlerine Tokat mı?
Erdal Şimşek

Erdoğan’dan TL Spekülatörlerine Tokat mı?

23.03.2021 Salı 14:50

Öncelikle kavrama uzak olanlar için TL Long ne demektir onu çok basit bir dille ifade edelim: Yatırımcının gelecekte değerinin artacağını düşündüğü bir menkul kıymeti uzun vadeli satın almaya Long Position denir. Ve bu kavram, menkul kıymetler sektöründe/borsasında “long” olarak adlandırılır.

Şöyle örneklendirirsek, yatırımcı kişi Dolar/TL paritesinde uzun vadeli bulunacak demektir.

Kavramın anlamı açısından baktığımızda oldukça masum, bir yatırım yöntemi olarak görülür. Ancak pratiği tam tersidir. “long hesap” girdiği ülkenin küçük yatırımcılarını soymanın “legal adı”dır.

Ve bu soyguncular, Türkiye’den tutun Japonya’ya kadar mevcuttur. Bunlar, başta kendi ülkeleri olmak üzere organize bir şekilde soygun yapabilecekleri ülkelerin Menkul Kıymetler Borsası’na girerler. Ve buna da “Borsada yabancı yatırımcı” adı verilerek neredeyse dokunulmaz bir statü kendilerine verilir.

Bu soyguncular, hedef seçtikleri borsalara girmeden önce o ülkenin medyasının ekonomi bölümlerinde kendilerinin önünü açacak haberler yaptırırlar. Kamuoyu buna hazırlanır. Ve diyelim ki minimal olarak 30 milyon USD ile borsaya girer. Alacağı hisse senetleri aylar öncesinden belirlenmiştir. Hedefe alınan hisse en taban fiyattan alınır. Duruma göre adım adım ya da seri bir alım yapılarak hisselerin tavan yapması sağlanır. Yasal kovuşturmaktan kaçınmak için kıvamında sürede beklenir ve bu süre geçtikten sonra borsadan çıkılır.

Tabi bu arada hisselerin değer kazanması için çeşitli spekülasyonlar üretilir. Ve 30 milyon USD ile gelen birkaç ay sonra en az 60 milyon USD ile gider…

Bu döngü onlarca yıldır var. Sadece Türkiye’de değil, ABD’de aynı soygun düzeni kurulmuştur.

Sevin veya sevmeyin, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve eski hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak bu düzene çomak sokmak için ellerinden geleni yaptılar ve bu çomağı sokmaya başardılar. Berat Albayrak’ın dirayetli duruşu Erdoğan’ın elini daha da güçlendirerek bu mücadelede hayli mesafe kat ettiler.

İşte tam da bu sırada Bir şeyler oldu ve Sayın Albayrak istifa etti.

Kanaatimce Berat Albayrak’ı istifaya götüren süreçte rol alan aktörler ve bu sürecin yolunda döşenen taşlar misali yaşanan bürokratik ve siyasal gelişmelerini iyi incelemek ve müsebbiplerini tek tek bulmak hem Berat Bey’in hem de mevcut siyasal iktidarın bir görevidir.

Albayrak’ın istifası ve Merkez Bankası Başkanı değişiminden sonra Türkiye’de yeniden faiz sistemine doğru sürüklenmek zorunda bırakıldı. Peki bu faiz artırımları bir gereklilik miydi? Kesinlikle değil. Çünkü hem içeride, dışarıda ve savunma sanayiinde aldığı pozisyondan dolayı her hal ü karda Türkiye’ye ekonomik ve siyasi operasyon yapacaklardır. Askeri operasyon olarak risk göze alamadıkları için, siyasi ve ekonomik saldırılarını aralıksız sürdürüyorlar.

Toplumsal karşılığı siyasal sarsılmanın sebebi olan 25 kuruşluk zincir market poşeti kadar olmayan kifayetsiz muhterislerle Batı emperyalizminin Türkiye mümessillerinin siyasal tepinmeleri istedikleri sürede bekleneni vermeyince ekonomi silahını devreye sokuyorlar.

2020 yılı ortalarında Berat Albayrak’ın Londra merkezli TL’ye yönelik operasyon çekenleri şapa oturtmasının acısı geçmeden, yeni bir saldırıyı deniyorlar şimdi. O gün, kamuoyu Erdoğan’ın arkasında dimdik durdu. Bugün de aynı güç ve azimle pozisyonunu koruyor.

Pazar günü sabah 11’den bu yana TL’ye operasyon çekiliyor. Yani siz bu satırları okuduğunuzda yapılan operasyonunu üzerinden tam üç gün geçti ve Sayın Cumhurbaşkanı hala konu ile ilgili ağzını açıp tek kelime söylemedi. Sadece Maliye ve Hazine Bakanı Lütfü Elvan yazılı bir açıklama yaptı ve Liberal Kambiyo dejimine devam edeceklerini dünyaya deklare etti.

İlk başta ben de dahil herkes bu “Liberal Kambiyo” (Serbest Döviz) açıklamasını şüphe ile karşıladık. Ne var ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın suskunluğu bu açıklamayı daha farklı gözle okumamıza sebep oldu.

Kriz veya sistem kilitlenmesi koşullarında Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan kamuoyunun önüne çıkar, yumruğunu masaya vurur ve çözüm prosedürünü kamuoyu önünde deklare ederek işine bakar. Oysa Pazar gününden bu yana hem TL’ye hem de İstanbul Borsası’na yapılan operasyona ses çıkarmıyor.

Bakan Elvan’ın yazılı açıklaması, ülkede bulunan “gerçek yatırımcı”lara verilen bir teminat mesajı olarak okuyabiliriz. Yani “siz rahat olun, sizlere dokunulmayacak” teminatı verildi bu açıklama ile.

Erdoğan’ın suskunluğu ve soyguncuların Türkiye’de kamuoyunu kışkırtma çabaları ile hem TL’den hem de Borsa İstanbul’dan kaçış inanılmaz derecede gerçekleşti. Hem de hiçbir ekonomik, mali, siyasi veya askeri bir kriz olmadığı halde.

Kanaatimce Sayın Erdoğan, bu suskunluğu ile aylar önce bugün harekete geçirdikleri oynu kurgulayan “TL Long” spekülatörlerine bir tokat atıyor. TL’den kaçış şu anda öyle bir hale geldi ki, artık Türkiye’yi değil, para spekülatörlerinin zarar hanesine işliyor. Erdoğan sustukça kurulan bu tuzak, tuzakçıların ayağına dolanıyor. 

Beir çok tuzakta olduğu gibi bu tuzaktan da Sayın Erdoğan çifte kazançlı çıkıyor. Geçtiğimiz aylarda Londra merkezli kurulan aynı tuzağı spekülatörlerin boynuna dolayan Erdoğan, bu sefer hem onları hem de borsada vur-kaç yaparak gerçek yatırımcıları soyup soğana çeviren çetelere sert bir tokat attı. Yani, Borsa İstanbul’da artık keyifleri istediği zaman kurdukları oyunları bir daha sergileyemeyeceklerini canlarını acıtarak, onlara yaşatıyor.

AK Parti Kongresinde/sonrasında Sayın Erdoğan’ın açıklamalarında bunu göreceğimizi düşünüyor. Biraz sabır.