Son Dakika Coronavirüs Haberleri Korona Yaz 8119'a Gönder 10 ₺ Bağışta Bulun

Evde Kalanlara ‘Duygusal Yeme’ Uyarısı

Coronavirüsün ülkemizde de görülmesi üzerine herkes kendini evine kapattı. Evde geçirilen bu süre zarfında beslenme düzenini bozarak çok fazla gıda tüketilmesine uzmanlar tarafından ‘duygusal yeme’ uyarısı geldi. Duygusal yeme, kilo alımının yanı sıra birçok farklı rahatsızlığa da neden olmakta.

Evde Kalanlara ‘Duygusal Yeme’ Uyarısı

Evde Kalanlara ‘Duygusal Yeme’ Uyarısı

Dr. Öğretim Üyesi Betül Öztürk, her geçen gün vaka sayısının arttığı Coronavirüsün yayılmasına karşı alınan tedbirler kapsamında evden çıkmayan vatandaşların aç olmadıkları halde bir şeyler yemeyi alışkanlık haline getirdiğini belirterek, 'duygusal yeme' alışkanlığına karşı uyarıda bulundu.

KARBONHİDRAT TÜKETİMİNE DİKKAT!

Dr. Öğretim Üyesi Betül Öztürk, fiziksel aktivitenin azaldığı bu dönemde, karbonhidrat tüketimine her zamankinden daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, bitkisel proteinlerle beslenmenin daha sağlıklı olacağını belirtti. Öztürk, meyve ve sebzeleri taze olarak tüketerek, günde en az 2-2,5 litre su içilmesinin de yararlı olacağını dile getirdi. Dr. Öztürk, "Normal yaşam döngümüze göre fiziksel aktivitemizin azaldığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle bitkisel proteinlere yönelmemiz bizler için daha sağlıklı olur. Fasulye, nohut, mercimek, börülce gibi baklagiller; yulaf, arpa ve kinoa gibi tahıllar ile badem, ceviz, fındık, kaju veya yer fıstığı gibi kabuklu yemişler bitkisel protein kaynaklarıdır. Bu ürünleri tüketerek kendimize sağlıklı bir beslenme programı oluşturabiliriz. Yetkililerin uyarılarını takip ederek, evde kalmaya devam edelim. Ancak evde kaldığımız bu süre içerisinde de sağlığımızı korumalıyız. Eğer sürekli bir şeyler yiyorsanız ya da sık sık mutfağa giderek 'Acaba ne yesem?' diye bakınıyorsanız, sizi yemeğe iten duygusal bir sürecin içinde olabilirsiniz. Zaman zaman can sıkıntısı, üzüntü içinde olabiliriz ama bu durumu yemekle bastırmaya çalışmak doğru olmaz," ifadelerini kullandı.

‘GLİSEMİK İNDEKSİ DÜŞÜK OLAN ÜRÜNLER DAHA SAĞLIKLI’

Glisemik indeksi düşük olan ürünlerin daha sağlıklı olduğunu vurgulayan Öztürk, "Salatalık, çiğ havuç, marul, mantar, kabak, brokoli, lahana, karnabahar, enginar, kereviz, domates ve avokado, glisemik indeksi sıfır olan ürünler. Bu zamanlarda ekmek, börek, kek gibi hamur işlerinden kaçınmalıyız. A vitamini, solunum yolları enfeksiyonundan koruyucu rolüyle bugünlerde bizim için önemli. Ispanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı; havuç, kabak gibi turuncu renkli bitkiler, A vitamini ihtiyacımızı karşılar" dedi.

VİTAMİNLER ÖNEMLİ

Dr. Öğretim Üyesi Betül Öztürk, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"En temel ihtiyaçlarımızdan olan C vitamini, suda eriyen ve depolanamayan bir vitamin. Bu nedenle her gün 1 portakal, 1 kivi veya 2 mandalina tüketmemiz gerekiyor. Çinko, bağışıklık sistemimizde olması gereken diğer önemli bir element. Çinko içeren balık, süt ve yumurta gibi ürünleri de haftalık bir düzenleme ile tüketmemiz faydalı olacaktır. Ege mutfağımızın vazgeçilmezi zeytinyağı, yüksek antioksidan ve E vitamini içeriği ile sofralarımızda yer alması gereken diğer öğelerden biri. Güneş ışığından mahrum kalmamız, D vitamini eksikliğine de yol açabilir. D vitamini, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu nedenle uskumru, ton veya somon balığı gibi yağ oranı yüksek balıklar tüketmek de yararlı olacaktır."

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR