Dünya genelinde yeni binyıl büyük umutlarla bekleniyordu. Türkiye’de ise durumlar karamsarlık ve kaos iklimi içindeydi. Ekonomi çökmüş, ülkeyi krize götürmüştü. Böyle bir durumda ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ ifadeleri ile yola çıkan Ak Parti, 14 Ağustos 2001 senesinde resmen kuruldu.

Çok partili dönemin kesintisiz iktidar rekorunu kıran AK Parti, 16 senede sayısız darbe girişimiyle karşılaştı. Yürütmeyi etkilemek isteyen bu darbeler, bazen hukuk, bazen bildiri, bazen de ekonomik bir müdahale ile gündemi karıştırdı.

İşte AK Parti'nin 16 yıllık vatan mücadelesi:

2002: SİYASİ YASAK DARBESİ

Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım 2002 tarihinde yasaklı olduğu öne sürülerek seçimlere girmesi engellendi. Hakkında 'Muhtar bile olamaz' ifadeleri kullanıldı. Partisi iktidara gelerek bütün planları bozdu ve Erdoğan seçildi.

2003-2007: VETO YAĞMURLARI

Ahmet Necdet Sezer, Cumhurbaşkanlığı zamanında hükümetin pek çok uygulama ve atamasını veto etti. Hükümetin faaliyetlerine büyük bir engel konuldu.

2006 DANIŞTAY SALDIRISI

Avukat Alparslan Aslan, Danıştay'ı bastı bir üyeyi öldürdü. Hükümetin üzerine atılan bu saldırının darbe planlarının bir parçası olduğu tespit edildi.

2007: 367 ZORLAMASI

AK Parti, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. O gün, 27 Nisan'da, Genelkurmay 'e-muhtıra' hazırladı. Hükümetten yanıt çok sert oldu. Bu defa Anayasa Mahkemesi, Meclis'in 367 milletvekili ile toplanmasını talep ederek zorlama bir karar verdi. Halk sokağa dökülerek darbe çağrısında bulunuldu. Ülke erken seçime sürüklendi, kriz aşıldı.

2008: KAPATMA DARBESİ

Başörtüsü düzenlemesi gerçekleştiren AK Parti'ye 'kapatma davası' açıldı. Yüksek Mahkeme tarafından kapatma kararı verilmedi. Ekonomiye ağır darbe vuruldu.

2011: ÇOK YILDIZLI İSTİFALAR

Jandarma Genel komutanı Necdet Özel hariç komutanlar emekliliğini talep etti. Ani bir şekilde TSK'nın üst kademesi boşaldı. Planlanan kaos ortamı, acil atamalarla engellendi.

2012: MİT KUMPASI

MİT, çözüm için Oslo'da bir takım temaslar kurdu ve bu görüşmeler ortaya çıktı. Savcılar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ifadeye çağırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan müsade etmedi

2013: GEZİ KALKIŞMASI

Taksim Gezi Parkı'nda ortaya çıkan çevreci eylem, bir anda hükümet karşıtı bir kalkışmaya haline büründü. Başbakan Erdoğan’ın kararlı duruşu, darbe girişimine fırsat vermedi.

17 – 25 ARALIK YARGI DARBE GİRİŞİMİ

Yargı ve Emniyet içindeki paralel yapılanma FETÖ terör örgütü, Erdoğan’sız bir AK Parti için 17 Aralık'ta 'yolsuzluk' kılığına bürünerek yargı darbesi yapmaya çalıştı. Bu girişiminde önüne geçildi.

KOBANİ OLAYLARI

Terör örgütünün siyasi uzantısı partinin tutuklu eş başkanının çağrısıyla meydana gelen vahşette 52 vatandaşımız hayatını kaybetti ve iç savaş provası gerçekleştirildi.

15 TEMMUZ DARBESİ

15 Temmuz 2016’da TSK içindeki hain yapılanma FETÖ askeri bir darbe yapmaya çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncüşüğünde Türk milleti dünya üzerinde bir benzeri olmayan bir işi başararak darbeye kahramanca dur dedi.

Tüm bu meydana gelenlere rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki kadrolar Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesine yükseltmek için uğraşırken bu kadar büyük sorunlara rağmen Türkiye dünyanın en büyük 17. Ekonomisi olurken her sektörde de dev projeler imzaladı.

AK PARTİ'NİN YAPTIĞI HİZMETLER LİSTESİ

AK Parti tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilen Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Türkiye ekonomisi adına önemli gelişmeler meydana geldi.

Bu süre zarfındaki önemli gelişmelerden biri, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerde oldu. Hükümet, 2008 yılında, Türkiye'nin ilk olarak 1961 yılında borç aldığı, 19 stand-by anlaşması yaptığı ve toplamda 56,5 milyar dolarlık borç ilişkisi kurduğu IMF ile yeni stand-by anlaşması yapmama kararı verdi. Türkiye, geçen senenin Mayıs ayında kredi borcunun son taksidini ödeyerek Fon'a olan borcunu sıfırladı.

Türk Lirası'ndan 6 sıfırın kaldırılması, ekonomide dönüm noktalarından biri odu. Liradan 6 sıfır kaldırılarak önce 2005 senesinde Yeni Türk Lirası (YTL) kullanılmaya başlandı. Türk Lirası'ndaki "yeni" ibaresi de 2009'da iptal edilerek bugünkü paraların kullanılmasının önü açıldı.

BÜYÜMEDE DÜNYA İKİNCİLİĞİ

Türkiye ekonomisi, Erdoğan'ın öncğülüğünde yıllık ortalama yüzde 5 büyüme gösterdi. Ekonomik krizin meydana geldiği 2001 senesinde yüzde 5,7 daralan Türkiye, Erdoğan'ın başbakanlık koltuğuna ilk oturduğu 2003'te yüzde 5,3, 2004'te yüzde 9,4, 2005'te yüzde 8,4, 2006'da yüzde 6,9, 2007'de yüzde 4,7 büyüdü.

Küresel krizin etkilerini 2008 sonlarına doğru hissetmeye başlayan Türkiye, söz konusu senede yüzde 0,7 büyürken, 2009'da ise yüzde 4,8 daraldı. 2009'dan sonra hızla toparlanmaya başlayan ekonomi, 2010'da yüzde 9,2 büyüdü. Büyüme ile ilgili en önemli olaylardan biri 2011'de meydana geldi. Avrupa ekonomisinin krizle mücadele ettiği yılda yüzde 8,8 büyüyen Türkiye, dünyada Çin'den sonra en hızlı büyüyen 2. ülke konumuna geldi. Türkiye, 2012 ve 2013'te de sırasıyla yüzde 2,1 ve yüzde 4 büyüme ile başarı sağladı.

ENFLASYON VE İŞSİZLİKTE TEK HANE 

Ekonominin temel göstergelerinden enflasyon ve işsizlik bakımından da 2003-2013 dönemi, daha önceki zamanlarda olumlu anlamda ayrıştı.

Erdoğan'ın göreve başladığı 2003 yılında yüzde 18,4 olarak gerçekleşen enflasyon, bir senede 9,1 puan düşerek yüzde 9,3'e geriledi. 2008 ve 2011 yıllarında sırasıyla yüzde 10,1 ve yüzde 10,4 olan enflasyon, söz konusu yıllar dışında çift haneli rakamları görmedi. 10 yıllık dönemde enflasyonun en düşük olduğu sene yüzde 6,2 ile 2012 oldu.

İşsizlikte de söz konusu dönemde tek haneli rakamlara indi. 2003'yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı, geçen sene sonu itibarıyla yüzde 9,7 olarak kayıtlara geçti.

İHRACAT YÜZDE 3,2 KATINA ÇIKTI

İhracata dayalı büyüme anlayışının temel alındığı 2003'te 47,3 milyar dolar olarak yapılan ihracat, 10 senede 3,2 katına yükselerek geçen sene itibarıyla ortalama 152 milyar dolara ulaştı. İhracat pazarını çeşitlendiren Türkiye, Afrika, Amerika ve Asya-Pasifik ülkelerine ihracatta önemli aşama yaşadı. Türkiye'nin ihracat yapmadığı ülke kalmadı.

ENERJİ VE ULAŞTIRMA ALANINDAKİ GELİŞMELER

Pek çok sektörde olduğu gibi enerji ve ulaştırma alanında da önemli gelişmeler meydana geldi. Çok sayıda "dev proje" uygulamayageçirilirken, bazılarının da temeli atıldı.

Söz konusu zaman diliminde 16 bin 500 kilometre bölünmüş yol yapılarak, Türkiye'nin bölünmüş yol uzunluğu 22,6 bin kilometreye yükseldi. 2002 yılında 6 il duble yolla birbirine bağlı iken, 2013 sonu itibarıyla duble yolla birbirine bağlı il sayısı 74'ü buldu.

Havacılık sektöründe da önemli bir atılım gerçekleştiren Türkiye'de, sivil havacılığın ortalama büyümesi yüzde 16'ları buldu. 2002 yılında tek havayolu şirketiyle 2 merkezden 26 noktaya iç hat uçuşu gerçekleştirilirken, Türkiye'nin havacılık sektörü 2013 sonu itibarıyla 7 havayolu şirketiyle 7 merkezden 52 noktaya iç hat, 236 noktaya da dış hat uçuşu yapar hale geldi.

HAVALİMANI SAYISI 2'YE KATLANDI

2002 yılında 26 olan havalimanı sayısı 52'ye çıktı. Sektörde meydana gelen bu gelişme, yolcu sayılarına da yansıdı. Uçakla seyahat eden yolcu sayısı 2002'de 36 milyon iken, bu rakam 2013 sonu itibarıyla 150 milyonu geçti.

TÜRKİYE DEV PROJELERLE TANIŞTI

Türkiye'de pek çok büyük projeye imza atılırken, bu süre de Asya va Avrupa kıtalarını deniz altından birbirine bağlayan, 150 senelik rüya Marmaray hizmete girdi. Türkiye'nin ilk defa hızlı trenle tanıştığı bu zamanda, Ankara, İstanbul ve İzmir'i birbirine bağlayacak otoyol projelerinin de temeli atıldı.

Söz konusu süre zarfında, İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprü ile yapımı bittiğinde dünyanın en büyük havalimanlarından olacak İstanbul 3. Havalimanı'nın temeli de atıldı. Marmaray'a "kardeş" olacak ve Boğaz'ın altından araçların geçişine de imkan verecek Avrasya Tüneli'nin yapımına da başlandı.

İNTERNET ABONE SAYISI 26 KART ATTI

Söz konusu dönemde Türkiye'de mobil pazarda büyük gelişmeler meydana geldi. Özellikle internet kullanımında önemli yükselme görüldü. 2002'de toplam 1,3 milyon olan internet abone sayısı, günümüzde 35 milyona geldi.

Cep telefonu abone sayısında da büyük artış meydana geldive abone sayısı 23,3 milyondan 70 milyona çıktı.

72 İL DOĞALGAZA KAVUŞTU

Erdoğan hükümetleri döneminde Türkiye'de önemli enerji projeleri de hayata geçirildi. Türkiye'nin enerji üretimindeki kurulu gücü 2003'te 35 bin 600 megavat iken, bu rakam 2013'te 64 bin megavata çıktı. 2002 yılında 9 ile doğalgaz verilirken, 2013 sonuna gelindiğinde 72 il doğalgaza kavuşmuş oldu. 9 ile ilişkinçalışmalar da devam ediyor.

Petrol arama ve üretimi için yapılan yatırım miktarı da söz konusu dönemde 147 milyon dolardan 871 milyon dolara ulaştı. 2003'te 0,84 milyar dolar olan Türkiye'nin maden ihracatı, 2013'te 5,04 milyar dolara çıktı.

Enerjide arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımları için somut hamlelet yapıldı. Akkuyu ve Sinop'a nükleer güç santralleri yapımına ilişkin çalışmalara başlandı.

Turist sayısı, 2003 senedinde16 milyon 302 bin 53 kişi iken, 2013'te bu rakam 39 milyon 226 bin 226 kişi oldu. Turizm gelirleri ise 2003'te 13,8 milyar dolar iken, 2013'te 32,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

2003'te 8 milyon 903 bin 843 olan motorlu kara taşıtı sayısı da 2013'te 17 milyon 939 bin 447'ye yükseldi.

SAVUNMA SANAYİDEN İHRACAT ATAĞI

Savunma ve havacılık sanayi ihracatı, 2003'te 331 milyon dolar olan Türkiye, bu rakamı 2013 sonunda 1 milyar 391 milyon dolara yükseltmeyi başardı.

Aynı dönemde, savunma sanayisinin millileştirilmesi yönünde büyük hamleler yapılırken, bu bünyede milli savaş gemisi (MİLGEM), ATAK helikopteri, Temel Eğitim Uçağı (HÜRKUŞ), modern piyade tüfeği, milli tank ALTAY, insansız hava aracı ANKA, uzun ve orta menzilli tanksavar füze sistemleri gibi projeler uygulamaya geçirildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının yerli imkanlarla karşılanma oranı da aynı süre zarfında büyük artış göstererk , yüzde 25'ten yüzde 60'ın üzerine yükseldi. 

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.