Salgının Önüne Geçecek Mucize: Nar Kabuğu Kürü

Yaklaşık iki yıldır birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs salgınıyla mücadele, yeni bir doğal kür keşfedildi. Yapılan bir araştırmada nar kabuğu kürünün Kovid-19 tedavisine iyi geldiği ortaya çıktı.

25.10.2019-10:12 - (Son Güncelleme: 08.07.2021-16:18)

2019 yılının Mart ayında ortaya çıkan ve hızla tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Kovid-19 tedavisi geçiren kişilerin büyük çoğunluğunda, tedavi sonrası bazı hasarlar gözlemlendi. Ancak ülkemizde yapılan bir araştırmada, nar kabuğu kürünün, koronavirüs tedavisi üzerinde oldukça etkili olduğu ortaya çıktı. 

KORONAVİRÜSLE TEDAVİDE NAR KABUĞU KÜRÜ

İlk olarak Hindistan’da Kovid-19 salgınına yakalanmış hastalar üzerinde denen nar kabuğu kürü, etkileriyle beraber destek tedavi yöntemi olarak denenmeye başlandı. Konu hakkında Türkiye’de yapılan araştırmalara dair merak edilenleri aktaran Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek, hazırlanan karışımın düzenli olarak 10 gün kullanılmasının PCR testini negatife dönüştürdüğünü belirtti. 

Hazırlanan karışımının düzenli olarak 3 gün kullanılmasının sonuçlarının şaşırtıcı olduğuna değinen Arman, ‘Hindistan'da yapılan bir çalışmanın sonuçları da yayınlandı. Çalışma semptomatik ancak evde takip edilen, hafif ve orta semptom gösteren kişiler üzerinde yapıldı. 10 gün süreyle, günde 3 kez bu ürünün kullanılması sonrası 10'uncu gündeki PCR negatifleşme oranının neredeyse 2 kat fazla olduğu gösterildi’ dedi. 

KORONAVİRÜSÜ ETKİSİZLEŞTİRİYOR

Zencefille desteklenen nar kabuğu karışımının tükürük bezlerindeki salgıyı artırdığını dile getiren Arman, ‘PCR'ın negatifleşmesi ve virüsün üst solunum yolu mukozosunda etkisiz hale getirilmesi alt solunum yoluna inmesini, sistemik etkilerinin azalmasını da sağlıyor. Bu anlamda önemli bir çalışma. O nedenle bu tür bir ürünü özellikle aşılanmamış ya da aşılanmış bireylerde AVM'ye, kalabalık ortama girmeden hemen önce günde 3 kez kullanılmasını öneriyorum. 3 saat süreyle etkisinin devam ettiğini biliyoruz. Tükürük bezleri aynı akciğerdeki gibi, daha yoğun olarak ACE reseptörlerini taşıyan dokular. Dolayısıyla tükürükteki virüsün etkisizleştirilmesi, vücuttaki giriş kapısında virüs yükünün azalması gibi bir katkı sağlıyor. Bu ürün ise tükürük salgısı 5 kat artırıyor’ şeklinde konuştu. 

nar kabuğu kürü

SALGINLA MÜCADELEDE EN ÖNEMLİ ADIM TABİ Kİ AŞI

Yapılan aşı kampanyaları sonrası, aşılama oranın artması ve vaka sayılarının azalmasının oldukça önemli olduğuna değine Prof. Dr. Arman, toplumsal bağışıklık kazanana kadar tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğini dile getirerek, ‘Aşılanma sürecinde vaka sayılarında bir azalma da görüyoruz. Ancak bununla birlikte bir gevşeme görüyoruz. Aşılara olan güven son derece önemli ama unutulmaması gereken bir şey var ki aşılar belirtili enfeksiyon, ağır enfeksiyon ve ölümleri önlemede çok başarılı. Ama enfeksiyonu önlediği konusunda elimizde şu anda bir veri yok. Dolayısıyla enfeksiyon toplumda yayılmaya devam edebilir. 2 doz aşısını olmuş insan sayısı 18 milyon civarında. Toplam 50 milyon üstü doz uygulanmış olmakla birlikte tekrarlayan dozlar olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla toplumsal olarak korunabiliyoruz diyebilmek için aşılamada yüzde 70'lere ulaşmamız lazım ki yeni bir varyant çıkmaz ve değişen koşullar söz konusu olmazsa. O nedenle tüm korunma önlemlerini elden bırakmamak gerekli.’ Açıklamasında bulundu. 

NAR KABUĞU KÜRÜNÜN TÜRKİYE'DE DE GÖSTERİLMİŞ ETKİLERİ VAR

Hindistan’da tedavi yöntemi için uygulanmaya başlanan nar kabuğu kürünün, ülkemizde de uygulandığı ve etkilerinin olumlu olduğunu belirten Arman, ‘Bu önlemlerden bir tanesi de nar kabuğu ekstresi, zerdeçal ve zencefil içeren formüle edilmiş ağızda eriyen ürün kullanımı. Bu ürünün Türkiye'de de gösterilmiş etkinlikleri vardı. Gerek invitro koronavirüse etki gösterdiği ama hücrelerde toksik etki göstermediği belirtilmişti.  Soğuk algınlığındaki klinik etkisini de biliyoruz. Daha önce koronavirüs geçiren ama asemptomatik bireylerde üçüncü günde PCR negatifleşmesini sağladığını önemli ölçüde artırdığını biliyoruz’ diye konuştu. 

Koronavirüs aşısıyla ilgi şüpheleri olan kişilerin gönül rahatlığı ile aşılarını yaptırabileceklerini dile getiren Arman, son olarak ‘Bugüne kadar aşıya dair saptanan hiçbir yan etki hastalığın etkisinden daha sık ve ağır değil. Hastalıkta gerçekten çaresiz kalınabilen zamanlar oluyor. Bu nedenle aşıya dört elle sarılmak gerekiyor. Aşılansak dahi maske, mesafe ve el hijyeni konularını elden ve gündemden düşürmemek gerekiyor. Bunun yanı sıra enfeksiyonu önlemeye yönelik ek tedbirler içinde de nar kabuğu ekstresi, zerdeçal ve zencefil içeren formüle edilmiş bir ürün katkı sağlayabilir’ dedi. 

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR