Göz hastalıkları, çevresel ya da genetik faktörlere bağlı olarak gelişen ve çeşitli görme problemlerine yol açabilen fiziksel rahatsızlıklardır. Göz kapaklarında, gözü dış etkilere karşı koruyan ve saydam tabaka olarak bilinen göz zarında, gözyaşı kanallarında, göz merceğinde ya da gözü saran sinir dokularında meydana gelen her türlü hastalık göz hastalıkları olarak adlandırılır.

GÖZ HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Vücudun en önemli duyu organlarından biri olan gözlerde ortaya çıkan herhangi bir problem görme duyusunda gerilemeye ya da göz içerisinde batma, yanma ve benzeri şikayetlere yol açtığı için, göz hastalıklarının belirtileri kolayca fark edilebilir.

  • Gözlerde ağırlık ve ağrı,
  • Göze yabancı bir cisim kaçmış hissi,
  • Gözlerde yaşarma, ağlama şeklinde gözyaşı atımı, çapaklanma problemleri,
  • Şiddetli göz kaşıntıları, kızarıklık ve yanma hissi,
  • Görme alanında daralma ve görme azlığı,
  • Göz kapağı düşüklüğü ve göz kapaklarında şişlik,
  • Başı bir yana eğerek bakma ve gözleri kısarak bakma

gibi problemlerin bir ya da birkaçının yaşanması göz hastalıklarının habercisi olabilir.

GÖZ HASTALIKLARI NEDENLERİ?

Göz hastalıkları genetik ya da çevresel nedenlere bağlı olarak gelişebilir. En yaygın göz hastalıkları nedenleri: 

  • Görmeyi zorlaştıran az ya da çok ışıkta çalışmak, 
  • Göze yabancı cisim kaçması sonucu gelişen göz hasarı,
  • Sinüzit, baş ağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıkların yan etkileri,
  • Göz yaşı kanallarında tıkanıklığa ya da çevresel etmenlere bağlı gelişen göz kuruluğu problemi,
  • Diyabet, kalp hastalığı gibi rahatsızlıklar,
  • Genetik özellikler (aile öyküsünde göz hastalığı bulunması)

GÖZ HASTALIKLARI ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Konjenital (doğuşsal) kaynaklı birçok göz hastalığı ile birlikte gelişen teknoloji ile artan televizyon ve akıllı cihaz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan göz problemlerinden bahsedilebilir. 

  • Glokom (Göz Tansiyonu): Göz içi sıvıyı dışarı bırakan kanallarda meydana gelen yapısal tıkanıklık, sıvının dışarıya yeterli miktarda boşaltılamaması neden olup göz içi basıncı artırır. Artan göz basıncı da göz sinirlerinde kayıplara neden olarak bulanık görme, şiddetli baş ve göz ağrısı gibi problemlere yol açar. 
  • Katarakt (Göze Perde İnmesi): İlerleyen yaşlarda ve şeker hastalarında görülme oranı daha yüksek olan Katarakt, göz merceğinin saydamlığını yitirdiği bir göz hastalığıdır. Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ile ağrısız ve hızlı bir şekilde ilerleyen görme kaybı, göz kamaşması ve ışığa karşı şiddetli hassasiyet gelişir.
  • Renk Körlüğü: Görme merkezinde renk ayırt etmeyi sağlayan özel pigmetlerin olmaması ya da yeterli miktarda pigment bulunmamasına bağlı gelişen, genellikle kalıtsal seyreden bir görme problemidir. Renk körlüğü genellikle kırmızı, yeşil ve mavi renklerden bir ya da daha fazlasını ayırt edememeyle ortaya çıkar.
  • Şaşılık: Sıklıkla doğuştan gelen veya kaza ya da ateşli hastalıklar sonucu oluşabilen şaşılık problemi, iki gözün bir noktaya paralel bir şekilde bakmasını engelleyen bir göz problemi olarak tanımlanabilir.
  • Alerjik Konjonktivit: Toplumda en sık görülen göz hastalıklarının göz alerjileri kaynaklı olarak geliştiği söylenebilir. İlaçlara ve makyaj ürünlerine karşı gelişen Temas Göz Alerjisi, sıcak ve kuru iklim kaynaklı Bahar Göz Alerjisi, saman nezlesi olarak bilinen Mevsimsel Alerjik Konjonktivit  en sık karşılaşılan alerjik göz hastalıklarındandır. 
  • Ektropiyum: Yaşlılık dönemlerinde yaşlılığa bağlı gelişen göz kapağı sarkmaları, göz kapağının ters dönmesi olarak da bilinen yaygın bir göz problemidir. 

    GÖZ HASTALIKLARI TANISI

     

    Görme bulanıklığı, şiddetli göz ağrıları, baş ağrısı, bulantı, gözlerde kızarıklık ve şişme gibi belirtilerin gözlenmesi bir göz hastalığının varlığına işaret eder. Belirtilerin doğru gözlenmesi etkili tanı ve tedavi için oldukça önemlidir. Doğru tanı belirtiler ile birlikte göz doktorları tarafından yapılan test ya da muayeneler sayesinde belirlenir. Göz hastalıklarının teşhisi için en çok kullanılan başlıca tanılama yöntemleri: 

    • Görme kaybı testi,
    • Tonometre adı verilen ve göz içi basıncı ölçen alet ile yapılan göz dibi muayenesi,
    • Göz bebeği üzerine damlatılan ve gözün genişlemesini sağlayan damla ile gözün ışığı kırma değerleri, retina muayenesi (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesinin yapılması olarak sıralanabilir.

    GÖZ HASTALIKLARI TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Görme alanında daralmalara sebep olan göz hastalıkları günlük yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği için doğru tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi oldukça önemlidir. Doğuştan gelen göz rahatsızlıkları ve çevresel etmenlere bağlı olarak ortaya çıkan görme problemleri için birbirinden farklı tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Detaylı göz muayenesi ile doğru şekilde tanılanan göz probleminin tedavisi için doktorunuz tarafından gözlük kullanımı, ilaç tedavisi, ya da cerrahi girişim gibi tedavi yöntemleri tercih edilebilir. 

    Doğru teşhis ile etkili şekilde tedavi edilmeyen göz problemlerinin hızlı şekilde görme kayıplarına neden olabileceği göz önünde bulundurulmalı, uygun sıklıkta göz muayenesi ve doktor kontrolü ihmal edilmemelidir. 

    Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın