Yargıtay’dan Özel Sektör Çalışanlarını İlgilendiren Karar! Bilgisayar Açma-Kapatma Saatini Mesai Dahiline Aldılar

Yargıtay yaptığı hükümde, bilgisayar açma ve kapatma saatlerinin mesai saatleri dahilinde olacağına hükmetti.

28.10.2021-10:18 - (Son Güncelleme: 28.10.2021-15:34)

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ülkedeki özel sektör çalışanlarını sevindirecek bir karara imza attı. Fazla çalıştığını iddia eden vatandaşın bilgisayar açma, kapatma saatlerini değerlendiren Yargıtay, özel sektör çalışanlarının yüzünü güldürecek bir karara imza attı.

Yüksek Mahkeme açıkladığı kararda, bilgisayarın açılış, kapanış saatlerini fazla mesai için delil olarak kullanılabileceğini açıkladı.

İŞ MAHKEMESİ DAVAYI REDDETTİ

İş Mahkemesi’ne başvuran bir özel sektör çalışanı, çalıştığı 1989-2013 yılları arasında hak ettiğini çalışma ücretinin ödenmesi için şirkete dava açtı. Şirket davayı zaman aşımı iddiasıyla savundu. Davacı bu yıllar arasında sabah 09:00 ile akşam 23:00 arasında çalıştığını söylerken, şirket avukatı, Davacının tabi olduğu yönetmelik gereğince yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunu ve davacıya 2011-2014 yılları arasında yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının karşılığı ücretlerin davacıya ödendiğini beyanla, davanın reddini istedi.

ÇALIŞANIN BİLGİSAYAR AÇMA-KAPATMA SAATİ DİKKATE ALINDI

İlginç bir karara imza atan Yargıtay, davacının işyeri bilgisayarının hangi saatler arasında çalıştığının ortaya çıkartılması hükmünü verdi. Yargıtay’ın verdiği kararların detayları ise şu şekilde aktarıldı;  “Davacının çalıştığı şubeden, çalıştığı dönemler itibariyle kullandığı bilgisayarların açılış kapanış saatlerini gösterir kayıtlar tespit edilmeli. Gerektiğinde bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek, işyeri giriş çıkış ile bilgisayar kayıtları, varsa mesai formları ve emsal dava dosyalarındaki tespitlerle örtüştüğü noktada davacı tanıklarının beyanları ile birlikte değerlendirilmeli. Yeniden rapor alınmalı ve sonucuna göre usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Raporun hazırlanması esnasında log kayıtlarının dosyada bulunmadığı belirtilmiştir.

Mahkemece daha sonra alınan 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise 28.01.2011-03.12.2013 tarihleri arasında log kayıtlarının dosyaya getirildiği, log kayıtlarının bulunduğu dönemlerde log kayıtlarına göre, 24.12.2010-27.01.2011 tarihleri arasında ise log kayıtlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu halde mahkemece 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda log kayıtlarına göre hesap yapılan dönem yönünden herhangi bir indirim yapılmaksızın, tanık beyanlarına dayanan dönem yönünden ise uygun bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde log kayıtları incelenmeksizin hazırlanan rapor doğrultusunda karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal