Osmanlı'da Emanet Usulü Nedir?

Osmanlı Devleti'nde emanet usulü iltizam ve mültezim kavramlarıyla karşılanırdı. Devlet vergilerin bir kısmını, belirli bir fiyat karşılığında kişilere devretmesine denmektedir. Peki, mültezimin sakıncaları nelerdir?

21.07.2020-14:30 - (Son Güncelleme: 15.01.2022-15:43)Osmanlı'da Emanet Usulü Nedir?

Kısaca devlet vergilerinin kişilere devredilmesi olan emanet usulü bugünkü şeklini tarihten kazanmıştır. Devlet tarafından kişilere devredilen bu durumda en çok kim vergi topladıysa o mültezim olurdu. Vergiyi toplamak için adamlarını kullanarak toprak sahibinin yanına gidilirdi.

Bu usul Osmanlı Devleti'nde duraklama ve gerileme dönemlerinin en çok kullanılan sistemlerinden biriydi. Devlette iltizam günümüzde ise emanet usulü olarak bilinen sistem budur. Yükselme döneminde de uygulanan bu sistem duraklama dönemlerine göre daha çok tedbir alınarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistem Ortaçağ'da malikane sistemi olarak da bilinmektedir. Osmanlı'da iltizamları yapan kişiye mültezim adı verilirdi. Mültezimlerin seçilmesi ise açık arttırma ile olurdu.

KALDIRILMASI

Osmanlı Devleti uzun savaşlar ve kaybedilen topraklar neticesinde paraya ihtiyacı vardı. Bu zor dönemlerde iltizam sisteminin katkısı büyüktü. Ancak bazı mültezimlerin gereğinden fazla para alması, halkı zor duruma düşürmesi, rüşvet ve birçok nedenden dolayı bu sistem eskiye göre kendi amacından şaştı. II. Mahmut yaşanan bu zorlukları ve aksayan kurumların farkındaydı, bu sebeple iltizam sistemini tamamen kaldırdı.

Emanet Usulü

İLK DEFA KULLANILMASI

Emanet usulü ve iltizam sistemi olarak bilinen bu yöntem ilk olarak Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılmaya başlanmıştır. Sefer döneminde acil para ihtiyacının karşılanması konusunda önemli bir yöntem olarak bilinir. Zaman geçtikçe mukataa haline getirilen tımar toprakları mültezime verilmeye başlandığını söyleyebiliriz. Bu sistemin kendi içinde birçok zorluğu bulunmaktadır.

İltizam sistemi devletin acil para ihtiyacının karşılıyor ancak zor duruma düşen halk ekonomik anlamda sıkıntı yaşamaktadır. Vergiyi alabilmek için halkın çok fazla sıkıştırılması usulsüz birçok hareketin yapılmasına sebebiyet verdi. O yüzden kaldırılarak yeni dönem vergi alma sistemlerine geçilmiştir. İltizam sistemi kişiye üç sene boyunca idare etmesi için verilirdi.

Tam anlamıyla otorite kurulamadığı ve denetlenemediği için istismara ve usulsüzlüğe uğramış bir sistemdir. Daha fazla baskıya katlanamayan köylüler topraklarını bırakıp gitmişlerdir. İltizamların o dönemin güçlü ismi ayanlara verilmesi mevcut olan güçlerine daha çok güç katarak devlete hükmetmelerine sebep olmuş.

MÜLTEZİMİN SAKINCALARI

Mültezim tek veya ortaklardan oluşmaktadır. Osmanlı Devleti yaşadığı zorlu savaşlar ve kaybedilen topraklar sonucunda ekonomisi ve mali durumu azalmaya başladı. Bu dönemde nakit paraya ihtiyacı olan devlet emanet usulü adı altında iltizam yürütmeye başladı. Üç senelik bir görevle başa gelen mültezimler vergiyi toplamak için halka aşırı baskı uygulayarak keyfi hareketlerde bulundular.

Köylünün ne durumda olduğunu ve toprağı önemsemeyen mültezimler gereğinden fazla vergi toplayarak usulsüz birçok uygulamanın gerçekleşmesine neden oldular. Zamanla bozulan iltizam sistemi yerine yeni vergi toplama sistemleri getirilerek yönetimde ve tarımda birçok yeniliğin gelmesini sağladı. Emanet usulü Osmanlı Devleti içerisinde en çok kullanılan sistemlerden biridir. Devletin ne olduğu belirsiz kişilere emanet ettiği toprak ve vergiler birçok farklı uygulamanın ortaya çıkmasına neden olmuştur.

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal