24.02.2021-10:01 (Son Güncelleme:24.02.2021-10:01)


1

Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının akabinde 'yerinde karar' dönemine geçildiğini ifade eden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamasının akabinde vaka sayılarının az olduğu şehirlerde sınırlamaların haiffletileceği ifade edildi. koronavirüs salgınıyla mücadele çerçevesinde yürütülen önlemlerin hafifletilmesi, akıllara 'Toplu ulaşımda tekrar yoğunluk olur mu?' sorusunu beraberinde getirdi. Salgın süreci kısıtlamaları kapsamında otobüs ve minibüs benzeri pek çok toplu ulaşım aracında % 100 doluluk miktarına ulaşılmasına yasak getirildi.



2

Vakaların gerilemeye geçtiği şehirlerde kademeli normalleşmenin başlamasının akabinde toplu ulaşımda yeni tehlike oluşturmamak adına gereken önlemlerin alınmasının hayati derecede önem taşıdığını ifade eden İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, 22'nci ve 26'ncı dönem AK Parti Erzurum Milletvekilli Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, şu açıklamada bulundu:



3

''KISITLAMALAR KALKTIKÇA TOPLU ULŞAIMDAKİ TALEP ARTACAK''

''KISITLAMALAR KALKTIKÇA TOPLU ULŞAIMDAKİ TALEP ARTACAK''

"1 Mart'tan sonra virüs vaka artış hızının düştüğü illerde kademeli olarak kısıtlamalar kalkacak. Açık bir gerçek var ki virüs hala devam ediyor. Bu aşamada en çok dikkat etmemiz gereken nokta toplu ulaşım. Toplu ulaşımdaki yolculukta insanlar sosyal mesafeyi sağlayamıyorlar. Sadece Erzurum'da değil İstanbul'u da ele alırsak yoğunluk çok fazla. Örneğin İstanbul'da pandemi öncesi günde yaklaşık 9 milyon kişi toplu ulaşımı kullanıyordu. Covid- 19 sürecinde bu sayı yarı yarıya azaldı. Şu anda sayı yaklaşık 4 milyona indi ama zirve saatler dediğimiz sabah evden işe giderken ve akşam eve dönüş saatlerinde yaklaşık 350 bin kişi aynı anda yolculuk ediyor. Bu en az yarım saat omuz omuza yolculuk etmek demek. Bu durumun virüs riskini artırması çok yüksek. Bu durum tüm şehirler için geçerli. Kısıtlamalar kalktıkça toplu ulaşımdaki yolculuk talebi de artacak.



4

''OLUMSUZ BİR DURUM HALİNE GELECEK''

''OLUMSUZ BİR DURUM HALİNE GELECEK''

Maalesef bu olumsuz durumlar daha da artacak. Pandemi döneminde özel araçlara kaçış yaşandı. Bu durum da trafiğin sıkışıklığına sebep oluyor. Aynı durum Erzurum dahil tüm büyük şehirlerde geçerli. Bu da iki riski meydana getiriyor. Kısıtlamalar kalktığı zaman tüm Türkiye'de toplu ulaşıma talep artacak ve Covid-19 vakalarının seyri açısından olumsuz bir durum haline gelecek. Trafik yoğunluğunun artması ise sadece sıkışıklık olarak değil havaya verdiği emisyon ve insan sağlığı açısından yapılan araştırmalarda birçok hastalığın üzerinde trafiğin önemli derecede olumsuz etkisi var. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmanın çözümü ise toplu ulaşımın güvenilirliğini artırmak."



5

Normalleşmeye geçilen şehirlerde yeniden vakaların yükselmemesi için alınacak önlemlerin hayati önem taşıyacağına vurgu yapan Prof. Dr. Ilıcalı, "Kademeli normalleşmeye geçerken tekrar başa dönmemek ve vaka sayılarının artmasının önüne geçmek için toplu ulaşım kapasitesini artırılması gerekiyor. Toplu ulaşım yollarıyla müsait olan yerleri ilave şeritlerle hızlandırmamız lazım ki toplu ulaşım hem daha fazla yolcu çeksin hem hızlanmadan dolayı ilave bir kapasite oluştursun. Trafikteki artış için de trafiği hızlandırmak anlamında acil sinyalize kavşaklar ve geometrik düzenlemelerle otobüs duraklarını öne alarak birtakım tedbirler almamız lazım. Tedbirler alınmışsa mesela yok ama alınmamışsa artan toplu ulaşım ve trafik yüküyle olumsuzluklar karşımıza çıkacak. Yeniden bir kısıtlamaya gitmemek için buradan tüm büyükşehir belediyelerine sesleniyorum; toplu ulaşımın kapasitesini artıracak şekilde tedbirler alalım" şeklinde konuştu.



6

Salgın sürecinde tehlikeli olduğu için toplu taşıma araçlarını kullanmak istemeyen vatandaşların özel araca yöneldiğini ve bu halin trafik sıkışıklığına yol açtığını belirten Prof. Dr. Ilıcalı, trafik yoğunluğunu hafifletmek için vatandaşın yeniden toplu ulaşıma yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bunu yaparken de salgını tehlikesini arttırmamak için toplu ulaşım araçlarının kapasitesinin artırılması gerektiğini anımsatan Prof. Dr. Ilıcalı, şu ifadeleri kullandı:



7

''VİRÜS BİZİ ZORLAYACAK''

''VİRÜS BİZİ ZORLAYACAK''

"Artan trafik yükünde de sosyal mesafe sağlanamadığı için özel araca kaçanları tekrar geri çekmek için tedbirler alalım. Koronavirüse karşı her türlü tedbirin alındığını, sosyal mesafenin, hijyenin ve maske şartlarının uygulandığını gösterelim. Toplu ulaşımında virüs bulaşının yüzde 70 olduğunu uzmanlar söylüyor. Omuz omuza yolculuklar yaptırmamak için kapasiteyi artırmanın yollarını aramamız lazım. İlave veya atıl otobüslerin dahil edilmesi gerekiyor. Ulaşımın hızlandırılması, bisiklet kullanımına teşvik edilebilir. Özel araca kaçanlar trafik açısından sıkıntı oluyor. Örneğin İstanbul'da bugünlerde yaşanan katlanılamaz trafiğin çilesinin makul seviyeye getirilmesi zorunludur. Belli ki gidişat olumlu olsa da virüs bizi zorlayacak. Geriye dönmemek için belediyeler ve vatandaşlar olarak gereken tedbirleri almalıyız."



8

Salgın süreci öncesi kalabalık olan toplu taşıma araçlarından bıktıklarını dile getirenler ise koronavirüs sebebiyle otobüslerde kalabalıktan kurtulduklarını ve normalleşme sürecinde yeniden yoğunluk olmasından kaygı duyduklarını ifade etti. Güler Karaman, her sabah iş yerine otobüs kullanarak gittiğini ifade ederek, "Pandemi döneminde otobüsler tam kapasite çalışmıyor. Gayet rahat. Esnetilme olursa bu durum suistimal edilebilir. Kalabalık olma ihtimali yüksek. Bu şekilde toplu taşıma araçlarının hizmet vermesi çok iyiydi. Önceden balık istifi gibi çok kalabalıktı. Bazen şoförlerin bagaja bile yolcu alabileceklerini düşünüyordum" şeklinde konuştu.