Mini By-Pass Ameliyatında Yeni Gelişme

Çok sık yapılan kalp ameliyatlarından biri olan klasik by-pass'ın hayat kurtaran yönünün yanı sıra hastaları zorlayan ve yaşama dönüşlerini geciktiren yönleri de bulunmaktadır. Artık göğüs kemiği kesilmeden bu ameliyatın yapılabileceğini biliyor muydunuz? Detaylar haberimizde...

29.07.2020-10:27 - (Son Güncelleme: 29.07.2020-10:21)Mini By-Pass Ameliyatında Yeni Gelişme

Mini by-pass ameliyatında göğüs kemiğinin kesilmesi sebebiyle hastaların iyileşmesinin gecikmesi ve hem sosyal hem de iş yaşamlarına dönüşlerinin uzun zaman alması bu ameliyatın zorlayıcı yönlerinden sadece iki tanesi. Günümüzde az sayıda hastaya uygulanan ve göğüs kemiği kesilmeden gerçekleştirilen mini by-pass ise taşıdığı avantajlar ile şimdilik yeni olsa da gelecekte klasik cerrahinin yerini alacak gibi görünüyor.

KLASİK BY-PASS'IN ZORLAYAN YAN ETKİLERİ

Ülkemizde her yıl yaklaşık 300 bin kişi kalp krizi geçirmekte ve bu sayının üçte biri yani 100 bin kişi yaşamını yitiriyor. Hayatta kalanların yaklaşık 120 bininin ilk bir yıl içinde tekrar kalp krizi geçirdiği bilinmektedir. Avrupa Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergun Demirsoy, Türkiye'de ölüm nedenleri arasında yüzde 40 ile kalp hastalıklarının ilk sırada yer aldığını, ülkemizde 300'ün üzerinde kalp merkezinde her yıl yaklaşık 80 bin açık kalp ameliyatı yapıldığını belirtti.

By-Pass ameliyatı olan hastaların en büyük problemleri, 'sternum' adı verilen göğüs kemiğinin kesilmesinden kaynaklanıyor. Ameliyat sonrasında, hareket ederken veya öksürürken ağrı tüm hastaların en çok şikayet ettikleri semptomların başındadır. Ameliyattan sonra bu kemiğin tamamen kaynaması minimum 1.5 ayı buluyor. Bazen hastalar bu süre içinde göğüs korsesi kullanmak durumunda kalırken bazıları sürekli bir yastıkla dolaşıp öksürürken bu yastığı göğüslerine bastırarak ağrıyı azaltmaya çalışmaktadır.

Kimi zaman göğüs kemiğinin iyileşmesinde de problem yaşanabiliyor. Bu bölgede enfeksiyon gelişip tedavi süreci aylar alabilmektedir. Kemiğin kaynamasında problem olduğunda tekrar ameliyatla düzeltilmesi durumuyla karşılaşılabiliyor. Prof. Dr. Ergun Demirsoy, göğüs kemiği kesilerek yapılan ameliyatlardan sonra hastaların günlük yaşamlarına dönmesinin minimum 1.5-2 ayı bulduğuna vurgulayarak, 'Bu hastalara belli bir zaman sırt üstü yatmaları öneriliyor. Araba kullanmaları için ise 1.5 ay kadar beklemeleri gerekiyor' diye konuştu.

GÖĞÜS KAFESİ AÇILMADAN AMELİYAT

Prof. Dr. Ergun Demirsoy, 'Bazı kapak ameliyatları için bir süredir göğüs kafesi açılmadan ameliyat yapılmaktaydı. Ancak, by-pass ameliyatında tüm damarların değiştirilebilmesi amacıyla göğüs kafesini açmadan işlem yapılması çok kısa süredir gerçekleştiriliyor.

Bu yöntem, 'kapalı by-pass', 'Mini by-pass' veya 'minimal invaziv by-pass' gibi isimlerle anılıyor. By-pass ameliyatı uygulanacak her hastayı bu kapalı metotla ameliyat edip tüm damarlarını değiştirebiliyoruz' dedi.

MİNİ BY-PASS'IN AVANTAJLARI

Bu ameliyatların klasik göğüs kafesi kesilerek yapılan by-pass ameliyatlarına göre çok önemli avantajları bulunmaktadır. Mini by-pass yöntemi ile yapılan ameliyatlarda hastanın ameliyat sonrası herhangi bir kemiği kesilmediği için çok az ağrısı olmaktadır. Küçük kesi sebebiyle ameliyatta ve sonrasında çok daha az kan kullanılmaktadır. Yoğun bakımda ve hastanede kalma süresi çok daha kısa olup hastalar çoğunlukla 4. gün evlerine rahatlıkla gidebilmektedirler.

Bu işlemin uygulandığı hastalar normal yaşamlarına (sosyal ve iş anlamında) çok daha erken dönüş yapabiliyorlar. Hastalar ameliyat sonrası her tür pozisyonda uyuyup, 15 gün içinde araba kullanabilecek hale gelebilmeleri mümkündür. Kesinin çok küçük olması (6-8 cm) görünüş açısından hastaları çok memnun ediyor ve birkaç ay sonra bu hastaların mini by-pass ameliyatı olduğunu anlamak oldukça zor oluyor.

Kapalı ya da mini by-pass adı verilen bu metotta, göğüs kemiği ya da herhangi bir kemik kesilmiyor ve tüm ameliyat 6-8 cm'lik bir kesi ile kaburgalar arasından girilerek yapılmaktadır. Bunun dışında, bacaktan damar kullanılacağı durumlarda bacağa kesi yapmadan kamera ile tüm bacak damarı endoskopik olarak çıkartılabilmektedir.

MİNİ BY-PASS KLASİK BY-PASS'IN YERİNİ ALIR MI?

Prof. Dr. Ergun Demirsoy, 'Bu yontem gelecekte klasik by - pass cerrahisinin yerini alabilir mi?' sorusunu yanıt olarak, 'Günümüz modern toplumunda insanlar doğal olarak ameliyat sonrasında çok ağrı duymadan, ameliyat sonrası yoğun bakımda veya hastanede çok fazla kalmadan bir an önce evlerine giderek sosyal ve iş hayatlarına dönmek istiyorlar. Yazın tatile gittiklerinde büyük bir ameliyat kesisi ile deniz kenarında dolaşmak istememek gibi arzuları dikkate alırsak mini by-pass'ın gelecekte klasik by-pass'ın yerini alacağını rahatlıkla söyleyebilirim' şeklinde konuştu.

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR