Merkez Bankası'ndan Dikkat Çeken Enflasyon Açıklama: Aşılama Sektörleri Canlandırdı

Merkez Bankası, geçtiğimiz hafta yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'ni yayınladı.

19.07.2021-17:18 - (Son Güncelleme: 19.07.2021-17:18)Merkez Bankası'ndan Dikkat Çeken Enflasyon Açıklama: Aşılama Sektörleri Canlandırdı

Yayınlanan metinde enflasyonun inişli çıkışlı bir seyir izlemesinin altını çizerek, "Enflasyonda kısa vadede görülebilecek oynaklıkların ana eğilime yansımaları para politikası duruşu açısından yakından izlenecektir." ifadelerine yer verdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, enflasyonun kısa dönemde arz ve talep yönlü çeşitli ögeleri de etkisi ile inişli çıkışlı bir hal almasının beklendiği ifade ederek, "Enflasyonda kısa vadede görülebilecek oynaklıkların ana eğilime yansımaları para politikası duruşu açısından yakından izlenecektir." şeklinde konuştu.

PPK'nın 14 Temmuz'da düzenlediği toplantı doğrultusunda yayımlanan özette, haziranda tüketici fiyatlarının yüzde 1,94 arttığı, yıllık enflasyonun yüzde 17,53'e yükseldiği anımsattı.

NORMALLERŞME İLE FİYAT ARTIŞLARI BEKLENİYOR

Yıllık enflasyonun gıda ve temel mal gruplarında artış gösterirken, enerji ve hizmet gruplarında gerilediği açıklanan özette, faaliyeti kesintiye uğramış olan bazı sektörlerde normalleşme adımları ile fiyat artışlarının beklendiğine dikkat çekildi.

Özette, bu görünüm altında B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları ve eğilimlerinin yükseldiğinin altı çizilerek, "Piyasa Katılımcıları Anketi'nden elde edilen enflasyon beklentileri temmuz ayında yukarı yönlü güncellenmiştir. Cari yıl sonu enflasyon beklentisi 1,18 puan artışla yüzde 15,64'e, gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,50 puan artışla yüzde 12,62'ye, gelecek 24 ay beklentisi ise 0,27 puan artışla yüzde 10,43'e yükselmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyanın tamamında aşılamanın hızlanmasının küresel ekonomide toparlanma dönemine destek olunduğunu vurgulanan özette, şu ifadeler kaydedildi:

"Normalleşme adımları ile hizmetler ve sanayi faaliyeti arasındaki ayrışma kapanmaya başlamıştır. Bununla birlikte aşılama programlarında ilerleme kaydeden ekonomiler kısıtlamaları hafifleterek iktisadi faaliyette daha güçlü bir performans sergilemektedir. Diğer taraftan son dönemde bazı virüs varyantlarının tekrar vaka artışlarına yol açması salgın hastalığın seyrine ilişkin belirsizlikleri canlı tutmaktadır. Küresel talepteki hızlı toparlanma, emtia fiyatlarındaki artış eğilimi, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yükselen küresel enflasyon ve enflasyon beklentilerinin uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri önemini korumaktadır. Bir önceki PPK döneminden bugüne, bazı gelişmiş ülkelerde aylık ve yıllık enflasyon beklentilerin üzerinde artmıştır."

"BİREYSEL KREDİLERİN DAHA ILIMLI BİR BÜYÜME SERGİLEMESİ ÖNEMLİ"

Özette, politika faizlerinin tarihsel ortalamaların son derece altında seyrettiği devam ettiğini merkez bankalarının faiz artırımına gittiğine dikkat çekildi.

Bu görünümün bir önceki PPK dönemine göre küresel finansal şartlarda artan belirsizliklere ve bir miktar sıkılaşmaya dikkat çekildiğini vurgulayan özette, "Küresel risk iştahındaki dalgalı seyir ve uzun vadeli tahvil faizlerinin seyrine ilişkin belirsizlikler küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açmaktadır. Kurul, küresel enflasyon baskılarının para politikalarında ve dolayısıyla küresel finansal piyasalarda veri duyarlılığını artırdığı ve buna bağlı oynaklıkların görülebileceği yönündeki görüşünü korumuştur." ifadelerine yer verildi.

Özette, gelişmekte olan ülkelere portföy girişlerinin bu PPK süresince azalmış olsa da borçlanma senedinden kaynaklı olarak devam ettiğini söyleyen gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki iniş çıkışların ve küresel finansal şartların grafiğinin, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tuttuğunu söyledi.

Üretici fiyatlarının, döviz kuru gelişmelerinin yanı sıra uluslararası emtia fiyatları ve tedarik zincirlerindeki problemlere bağlı olarak, haziran ayında da yükseldiği hatırlatılan özette, şu değerlendirmeler yapıldı:

"Üretici fiyatlarındaki yükseliş ve bu yükselişlerin tüketici fiyatları üzerinde yarattığı baskının, gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere, küresel ölçekte belirginleştiği izlenmektedir. Diğer yandan, enerji dışı emtia fiyatlarındaki artış eğiliminin Haziran ayından itibaren sınırlı da olsa yerini gerilemeye bıraktığı gözlenmektedir. Ticari krediler ılımlı bir seyir izlemektedir. Son dönemde açılma ve ertelenmiş talebe bağlı olarak artış gösteren bireysel kredi kullanımında ise, alınan makroihtiyati tedbirlerin etkileri izlenecektir. Kurul, bireysel kredilerin daha ılımlı bir büyüme sergilemesinin, enflasyon görünümü ve dış denge üzerindeki riskleri sınırlamak için önemli olduğuna dair yaptığı vurguyu korumuştur. Bu çerçevede, kredilerin seyri ve kompozisyonu makroekonomik istikrar açısından yakından takip edilmektedir."


''DIŞ TALEBİN GÜCÜ MUHAFAZA EDİLDİ''

PPK Özeti'nde, yurt içi iktisadi etkinliğin güçlü bir biçimde ilerlediğine dikkat çekilerek, ikinci çeyrekte salgın kısıtlamalarına ve finansal şartlardaki sıkılaşmaya bağlı olarak iç talebin bir miktar ivme kaybettiği, dış talebin ise gücünü muhafaza ettiği vurgulandı.

Sanayi üretiminin nisan-mayıs ayları ortalaması itibarı ile bir önceki yılın çeyrek dönemine göre yüzde 0,4 arttığı hatırlatılan özette, "Sanayi ciro endeksleri, söz konusu ivme kaybının, salgın tedbirlerine de bağlı olarak yurt içi talep kaynaklı olduğuna dış talebin ise sanayi üretimini desteklediğine işaret etmektedir. Bu dönemde perakende satış hacmi de kısıtlamalar kaynaklı düşüş kaydetmiştir." denildi.

Özette, yüksek frekanslı verilerin iktisadi faaliyetin yeniden güçlendiğine dikkat çekilerek kartla yapılan harcamalar ile ilgili haftalık verilere göre kısıtlamalardan daha çok etkilenen hizmet sektörleri ile perakende ticarete konu olan kalemlerde artış oranlarının daha yüksek gerçekleştiği ifade edildi.

AŞILAMA SEKTÖRLERİ CANLANDIRDI

Aşılamanın toplumun geneline yayılarak hızlanmasının, salgından olumsuz etkilenen hizmetler ve turizm sektörlerinin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle devam edilmesine imkan tanındığı aktarılan özette, kısıtlamaların iktisadi faaliyet üzerindeki etkisinin işgücü piyasasına da yansıdığı, yüksek frekanslı verilerin ise kısıtlamaların gevşetilmesi ile iş olanaklarında hızlı bir toparlanmaya işaret ettiği vurgulandı.

Özette, gelecek dönemde hizmetler sektöründe istihdam artışlarının görülebileceğine işaret edilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Ancak işgücüne katılım oranlarındaki artışın istihdam artışlarının işsizlik oranlarına yansımasını sınırlayabilecektir. Olumlu dış talep koşulları ve uygulanmakta olan sıkı para politikası cari işlemler dengesini pozitif etkilemektedir. Cari işlemler dengesi Mayıs ayında 3,1 milyar dolar açık vermiş ve yıllık açık önceki aya göre 0,9 milyar dolar azalarak 31,9 milyar dolar olmuştur. Haziran ayı geçici dış ticaret verilerine göre mevsimsellikten arındırılmış olarak altın hariç ihracat ve ithalat aylık bazda artış kaydetmiştir. Emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın ihracattaki güçlü artış eğilimi ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasıyla yılın geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir. Kurul, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve finansal istikrar açısından cari işlemler dengesindeki seyrin önemine yaptığı vurguyu korumuştur."

"ENFLASYONUN KISA DÖNEMDE OYNAK BİR SEYİR İZLEMESİ BEKLENMEKTEDİR"

Özette, para politikası seyrinin enflasyon görünümü doğrultusunda yukarı yönlü tehditler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı amacına ulaşılması odağında tespit edileceğine dikkat çekildi.

Bu doğrultuda politika duruşunun, enflasyon gelişmeleri ve enflasyon beklentileri göz önünde bulundurularak dezenflasyon sürecini en kısa zamanda tesis edecek ve orta vadeli amaçlara ulaşıncaya kadar bunun sürekli olmasını sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edileceği ifade edilen özette, şu ifadeler kullanıldı:

"Son dönemde ithalat fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışların yanı sıra, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları, açılmanın etkisiyle yaz aylarında enflasyonda görülebilecek oynaklıklar ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Diğer taraftan, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri gözlenmektedir. Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin yüzde 19 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir. Enflasyonun kısa dönemde, başta emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesi beklenmektedir. Enflasyonda kısa vadede görülebilecek oynaklıkların ana eğilime yansımaları para politikası duruşu açısından yakından izlenecektir. Sıkı parasal duruş; enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir."


TEMEL HEDEF ELDE BULUNAN TÜM ARAÇLARI KARARLI BİR ŞEKİLDE KULLANMAK

Özette, TCMB'nin fiyat istikrarı temel hedefi doğrultusunda elinde bulunan tüm araçları kararlı bir şekilde kullanacağı, enflasyonda kalıcı düşüşe dikkat çeken güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 amacına ulaşıncaya kadar, politika faizinin güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak bir şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edileceği vurgulandı.

PPK Özeti'nde, fiyatlar genel düzeyinde olanak verecek istikrarın; ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yolu ile makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu yönde etki edeceği kaydedildi.

Dolayısıyla yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir biçimde devamı için uygun zeminin oluşacağına dikkat çeken özette, "Kredi piyasası ve iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerin yanı sıra döviz kuru oynaklığı ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkiler önemini korumaktadır. Uygulanmakta olan sıkı para politikası, krediler ve iç talebi sınırlayarak bir yandan talep yönlü unsurları kontrol altına alırken, diğer yandan da cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi desteklemektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülkelerdeki para politikası ile küresel risk iştahına ilişkin görünüm, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir." değerlendirmeleri yapıldı.

Özette, kurulun fiyat istikrarının oluşması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini tekrarlandığı kararların şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede alınmaya devam edileceğine dikkat çekildi.

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal