Koca, Bilim Kurulu Toplantısı Sonrası Açıklamalar Yaptı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.

22.04.2021-17:35 - (Son Güncelleme: 22.04.2021-17:57)Koca, Bilim Kurulu Toplantısı Sonrası Açıklamalar Yaptı

Koronavirüs salgını ile mücadele dünya genelinde sürüyor.

Ülkemizde de koronavirüs salgınına karşı tedbirler getirilirken aşılama çalışmaları da son hız devam ediyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 55 yaş ve üstü vatandaşlara aşılama sırasının geldiğini açıklamasının ardından vatandaşlar randevularını alarak hastanelere gitmeye başladı.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre de 20 milyondan fazla aşı yapıldı.


Koronavirüs Bilim Kurulu da bugün saat 15.00’te bir toplantı gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, toplantısı sonrası açıklama yaptı.

Koca’nın açıklamaları şu şekilde:

''VAKA SAYILARININ ARTIŞ HIZI AZALDI''

''Vaka sayılarındaki artış hızı azaldı. Bundan sonra kısıtlama ve tedbirlere uyumla vaka sayısı düşecek.

Vaka Sayılarının artış hızı azaldı.

Gerek tedbirlerin gevşemesi gerekse ve daha önemlisi hızlı yayılan mutasyonlar sebebiyle vaka sayıları hızlı bir tırmanışa geçmişti. İçinde bulunduğumuz hafta başından itibaren vaka artış hızı azalmaya başlamış ve gelecek günlerde düşüşe geçeceği öngörülmektedir. Vaka sayılarında hedeflenen düşüşün sağlanamaması halinde tedbirlerin sıkılaştırılması değerlendirilmiştir.

Mutasyonlar vaka artış hızında etkili, hasta etmede daha güçsüz değil. Ülkemizde en çok görülen mutasyon İngiltere varyantı olarak bilinen türdür. Bu varyant son günlerde ne kadar hızlı yayıldığını acı şekilde gösterdi. Bunun yanında semptom göstermeyen vakaların toplam vakalar içindeki oranında bir değişiklik yoktur.

''KAPASİTE SINIRSIZ DEĞİL''

Sağlık alt yapısının gücü büyük hasta yüklerini karşılasa da hiçbir kapasite sınırsız değildir. Yayılımı kontrol altına alarak sağlık sistemimizin üzerindeki yükü düşürmek zorundayız. Hastalar iyileştikten sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam etmektedir. Oysa sağlık çalışanları her gün yeni hastalarla mücadele sürecine yeniden başlamaktadır. Bu yıpratıcı çevrimi kırmak zorundayız.

Aşı programımız Ramazan ayında planlanan hali ile devam etmektedir. Ramazan ayının başlaması ile birlikte aşı olmayı erteleyen vatandaşlarımızın sayısı artmıştı. Ancak, iftardan sonra da aşı olunabilmesi vatandaşlarımızın aşı randevularını erkenden alarak aşı olmalarını temin etti. Aşı tedariki ile ilgili olarak daha önce paylaştığım bilgilerde elimizdeki en iyi tedarik şartlarını en hızlı şekilde milletimizin hizmetine sunma gayretindeyiz demiştim. İki aşı türü şu an aktif olarak kullanılmakta ve bunların sayısını artırmaya yönelik çalışmalar da devam etmektedir. Çok yakında Sputnik V aşısının da devreye gireceğini belirtmek isterim.

''YERLİ AŞI YERLİ GÜÇ VE GÜVEN DEMEKTİR''

Yerli aşı, yerli güç ve güven demektir. Yerli aşılarımızdan insan denemelerine ilk başlayan inaktif aşı adayımız Faz II çalışmasını tamamlamak üzere son gönüllülerin aşılanması yapılmış ve Mayıs ayı içinde son adım olan Faz III aşamasına geçecektir. Bu dönemde yaygın olarak aşılama yapma imkanı da olabilecektir. Bir diğer önemli aşı adayımız Virüs Benzeri Parçacık aşısı ise Faz I deneylerine kamu hastanemizde başlamış ve şu ana kadar sorun görülmeden başarıyla devam etmektedir. İkinci bir inaktif aşı adayımızın daha Faz I klinik çalışması 10 gün kadar evvel başlamıştır. Sevindirici şekilde çalışması devam eden aşı adaylarımız için aşıya bağlı olumsuz bir olay gerçekleşmemiştir. Bu günlerde üçüncü bir inaktif aşımızın daha Faz I klinik çalışması Ankara Şehir Hastanemizde başlayacaktır. Bir diğer inaktif ve intranazal sprey olarak uygulanan iki yeni aşı adayımız da Faz I çalışmalarına başlama safhasındadır. Son olarak adenövirüs temelli bir vektör aşımızın da Faz I çalışması için araştırma ürünü üretim çalışmaları devam etmektedir. Türkiye 7 farklı aşı platformu ile kendi gücünü elde etme yolunda önemli adımlar atmaktadır.

''BİLİM GÜCÜNE VE İNSANIMIZIN İRFANINA GÜVENİN''

Değerli vatandaşlarımız,

Salgın yönetiminde toplumu doğru bilgilendirmek ve bir arada tutarak birlikte mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.

Geçtiğimiz günlerde dile getirdiğim sorumluluğun 84 milyonda, hepimizde olduğuna dair sözlerimin yanlış anlaşılmış olabileceğini düşünerek açmak isterim. Sorumluluk, suçlama ya da suçlu bulma manasına gelmez. Sorumluluk daha iyi koşullara ulaşmak için birlikte mücadele etmemizi, birlik ve beraberlikten ayrılmamayı, birbirimizi teşvik etmeyi, gayretlendirmeyi ve en önemlisi birbirimizi korumayı kapsayan kuşatıcı bir birliktelik idealidir. Salgınla mücadelede sorumluluk almamış, iyi kötü hiçbir değerlendirme yapmadan kategorik olarak kendisine benzemeyeni eleştirme alışkanlığı olan siyasi söylem sahiplerini salgını sorumsuzca siyasete alet etmek yerine sorumluluk alarak toplumla birlikte bu zorlu mücadeleye katılmaya davet ediyorum.

Unutulmamalıdır ki öfke gelir göz kızarır, öfke geçer yüz kızarır.

Bilimin gücüne ve insanımızın irfanına güvenin''

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR