Uzman İsimden Velilere Tavsiye: 'Kötü Gelen Karnenin Yaptırımı Ceza Olmamalı'

2021-2022 eğitim öğretim yılının birinci dönemi bugün sona erdi. Karnesinde zayıfı olan öğrencilerin en büyük endişesi ise anne-babasından göreceği tepki. Uzmanlar, sömestir tatiliyle ilgili ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

21.01.2022-09:46 - (Son Güncelleme: 27.01.2022-16:40)Uzman İsimden Velilere Tavsiye: 'Kötü Gelen Karnenin Yaptırımı Ceza Olmamalı'

Pandemi yüzünden öğrenciler çevrimiçi ders ile eğitim gördüler. Uzun bir kapanmanın ve çevrim içi eğitimlerin ardından öğrenciler tam zamanlı bir şekilde okullarına geri döndüler. 5 aylık yüz yüze eğitim sürecinden sonra ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri bugün sömestir karnelerini alıyor. Peki aileler 'kötü karne'leri nasıl değerlendirmeli ve çocuklarına nasıl yaklaşmalı? Uzman Psikolojik Danışman Enes Çelik, bu konular hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Çocuğun başarısının yüksek notlarla belirlenmemesi gerektiğine dikkat çekti. 'Çocuğun bir bütün olarak ilgileri, yetenekleri açısından değerlendirilmesi başarısını daha net bir şekilde ortaya çıkaracaktır' diye dile getiren Çelik, ailelerin karnelere çok fazla anlam yüklediklerine de dikkat çekti. Enes Çelik, 'Önce çocuklarının karnede yazan niceliksel ifadelerden ibaret olmadığını, bunun sadece bir dersle ilgili eksikleri olup olmadığını belirten bir gösterge olduğunu kabul ederek çocuklarını iyi tanımaları gerektiğine inanıyorum' açıklamalarında bulundu.

ÇOCUKLAR AKRANLARIYLA KIYASLANMAMALI

Ailelerin bazen çocuklara olan yaklaşımlarını karnelere göre değerlendirdiğini, gelen karne aileye göre 'kötü' ise çocuğa yaklaşımlarının olumsuz olabildiğini belirten Psikolojik Danışman Çelik, sözel ve fiziksel şiddete başvurmalar, ceza vermeler, akranlarıyla kıyaslamalar gibi olumsuz davranışlarla çok fazla karşılaştıklarını söyledi. Karne, anne-babanın istediği gibi gelmediyse ne yapılmalı? Enes Çelik, çocukların anne babalardan daha üzgün olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizdi.

'Bu noktada verilecek kontrolsüz bir tepki çocuğun hayatında daha derin izler bırakabilir. Sözel ya da fiziksel şiddete başvurmak, ilkokul çağındaki bir çocuk için kaygıların gelişmesine, öz güven ve benlik algısının zarar görmesine ve okula karşı olumsuz tutum geliştirmesine sebep olur' diyen Enes Çelik, ortaokul ve lise kademesindeki bir öğrenci için bu tarz tepkiler gösterilmesi aile-ergen arasında çatışma doğurabileceğini söyledi.


KIYASLANAN ÇOCUKLARIN POTANSİYELLERİ GÖZ ARDI EDİLİYOR

Enes Çelik, 'Ergen, kimliğini bulma çabası içerisinde yetişkin olmaya çalışırken bunun gibi tepkilere maruz kalırsa ağır travmalar yaşayabilir. Kötü gelen bir karnenin yaptırımı ceza olmamalı'dedi. Karne vakti gelince komşunun, akrabanın çocuğu ile kıyaslamalar da oldukça sık karşılaşılan bir durum. Enes Çelik de kıyaslama davranışlarıyla çok sık karşılaştıklarını belirtiyor.

Kıyaslanan çocukların potansiyellerinin göz ardı edildiğini söyleyen Çelik, "Bunun olmaması için ebeveynler çocuklarını iyi tanımalılar ve çocukların potansiyellerine yönelik hedefler belirlemeliler. Kıyaslanan çocukların hedefleri kendi potansiyelleri doğrultusunda olmayacak. Aksine kıyaslandıkları çocukları geçmek hedefleri haline gelecek. Çocukları harika işler başarabilecekken kıyasladıkları için hedefleri küçülen, potansiyellerini doğru kullanamayan çok fazla çocukla karşılaşıyorum. Seanslarda potansiyelleri ortaya çıktığında, kıyaslanmadığında ve kendi hedeflerini doğru belirlediklerinde ortaya çıkan başarıya çocuklar da, aileler de inanamıyor" söylemlerinde bulundu.

ONLARA DEĞERLİ OLDUKLARINI HİSSETTİRİN

'Karnesi zayıf olan çocuğa 'sen zayıfsın', 'tembelsin', 'yetersizsin' gibi duyguları yüklersek başarılı ve mutlu çocuklar değil aksine daha başarısız daha mutsuz çocuklar yetiştiririz" diyen Çelik, 'Çocuk ne hissederse onu davranış haline getirecektir. Onlara değerli olduklarını, başarabileceklerini hissettirebilirlerse, davranışları da istendik yönde değişecektir' açıklamalarında bulundu.

SADECE DERS ÇALIŞMADIKLARI İÇİN DÜŞÜK NOT ALMAZLAR

Karnesi istendiği gibi gelmeyen çocuklar için sadece not odaklı tedbirler alındığını belirten Enes Çelik, 'Evet, notlar düşük olabilir ancak bu not düşüklüğü sadece o dersle ilgili bir problemin işareti değil. Çocuklar sadece ders çalışmadıkları veya derse ilgi duymadıklarından düşük not almazlar' diyerek önemli bir konunun üzerine basarak vurguladı. 

AİLELER GEREKİRSE BİR UZMANDAN YARDIM ALMALI

Eğer çocukların çözemediği bir problemi, bir sıkıntısı varsa bunların ilk yansımasının akademik başarısı olacağı üzerinde duran Enes Çelik, düşük gelen notlara ilk alınacak tedbirin özel dersler veya yoğun bir şekilde oluşturulmuş ders programları olmadığının altını çizdi. 'Aksine çocuğun konsantrasyonunu etkileyen duygusal faktörler gözden geçirilmeli. Aileler birçok açıdan durumu değerlendirmeli ve gerekirse bir uzmandan yardım almalı' diyen Çelik, 'Aile içerisinde yaşanan bir problem mi var? Çocuğun okuldaki sosyal ortamında bir problem mi var? Çocuğu mutsuz eden, rahatsız eden bir durum mu var?' gibi soruların sorulması gerektiğini ve bu etkenleri gözden geçirmeden sadece akademik tedbir almanın sağlıklı sonuçlar elde etmek için yeterli gelmeyeceğini belirtti.


ÇOCUK PSKİKOLOJİSİ ÜZERİNE AİLELERİN İLGİLERİ ARTTI

Ne kadar olumsuz yaklaşımlardan bahsetsek de Enes Çelik eğitimde doğal bir değişim süreci yaşandığını yadsımamak gerektiğini açıkladı. 'Dünle bugün arasında eğitime bakış açımız ve eğitimin ihtiyaçları değişerek devam etti. Bu değişimler üzerinde teknolojik gelişmelerin, yaşam standartlarının ve yaşam tarzlarının etkili olduğunu söyleyebiliriz' diyen Enes Çelik, çocuk psikolojisi üzerine ailelerin ilgisinin artması ve bu konuda yapılan çalışmaların da çoğalmasının eğitime bakış açısını değiştirdiğini belirtti.

TEMEL NOKTAMIZ ÇOCUĞU PSİKOLOJİSİ VE KİŞİSEL GELİŞİMİ OLMALI

Öncesinde ailelerin ara tatillerde akademik çalışmalara daha fazla odaklı olduğunu söyleyen Çelik, "Günümüzde çocukların sosyalleşmesine ve keşfetmesine yönelik fark edişlerin artması beraberinde çocukların sosyo-duygusal gelişimini destekleyen tatil anlayışının gelişmesini sağladı. Değişen yaşam şartlarıyla tatil anlayışımızda mutlaka değişimler olacak. Ancak bilinçlenmeye paralel olarak gerçekleşen bu değişimler için sevindirici diyebiliriz" açıklamasında bulundu.

Değişimlerin her zaman olumlu olmadığını belirten Enes Çelik, 'Bundan önceki yıllarda aile tutumlarının doğru ve yanlış olmasını konuşurken, günümüzde ekranları ve oluşturduğu olumsuz sonuçları konuşmaya başladık. Aslında temel noktamız çocuğun psikolojik iyi oluşu ve kendini geliştirmesi olmalı. Ne kadar değişimler olsa da günümüz şartlarına ve yeni tatillere bir şekilde adapte olacağımızı düşünüyorum' diye ekledi.

DNC Medya
DNC Medya
bilgi@haber365.com.tr
YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal