25.02.2021-10:52 (Son Güncelleme:25.02.2021-10:52)


1

Telefonlar mikroplar için adeta bir oyun alanıdır

Telefonlar mikroplar için adeta bir oyun alanıdır

Telefonlar mikropları toplamada ve aktarmada çok başarılıdır. Telefon yüzeyinden aktarılan mikroplar özel bölgelerin temizlenmesi sırasında o alanlara da ulaşabilir. Ayrıca telefonlar, el yıkama ya da sifon çekme sırasında tuvaletteki herhangi bir yüzeyden mikrop toplayabilirler. Araştırmalara gösteriyor ki, telefonlar sağlık hizmeti ortamlarında MRSA bakterisinin yayılmasına neden olan en büyük faktördür. Bu herhangi bir hastanın enfekte olabileceği anlamına geliyor.



2

Hemoroide ve rektal sorunların oluşmasına neden olabilir

Hemoroide ve rektal sorunların oluşmasına neden olabilir

Doktorların belirtiğine göre tuvalette 1 ila 15 dakika arasında oturmak normal olandır. Bundan daha uzun süre geçirmek rektum üzerinde istenmeyen bir basınç oluşmasına neden olacaktır. Hemoroit en ciddi semptomlardan biridir ve bunu rektal sarkma takip eder. Daha ileriki durumlarda rektum dışarı doğru sarkmaya başlar. Kulağa çok korkutucu gelse de doktorlar bunun tedavi edildiği sürece çok büyük bir problem yaratmadığını düşünüyorlar.



3

Tuvaletti rahatlatıcı olarak kullanıyorsunuz

Tuvaletti rahatlatıcı olarak kullanıyorsunuz

Telefonlar beyninizi sürekli stresli bir modda tutmanın yanı sıra sizi günlük işlerinizi yapmaktan da alıkoyar. Eğer gün içerisinde biraz mola vermeye ihtiyacınız varsa meditasyon ya da çeşitli egzersizler yapmayı deneyin. Bedeninizi çalıştırmak aynı şekilde beyninizi de çalıştıracaktır. Buna ek olarak, yemeğinizi yerken bundan keyif almaya ve acele etmemeye çalışın. Eğer meditasyon size göre değilse kitap okumayı da deneyebilirsiniz. Okumak odağınızın kelimelerde kalmasını sağlayarak telefondan uzaklaşmanıza yardımcı olacaktır. Basitçe kendinizi etrafınızda sizi rahatsız eden her şeyden uzaklaşmış ve başka bir evrenin içinde bulmuş olacaksınız.



4

Tuvalette geçirdiğiniz zamanı bir kaçış olarak görüyorsunuz

Tuvalette geçirdiğiniz zamanı bir kaçış olarak görüyorsunuz

2016 yılında yapılan bir araştırma gösteriyor ki araştırmaya katılanların büyük bir çoğunluğu duygularını ve negatif düşüncelerini bastırmak için telefonlarını kullanıyorlar. Aynı araştırma öğrencilerin ise telefonlarını sıkıntıyla savaşmak için kullandıklarını gösteriyor. Sonuç olarak, telefonların bir şeylerle baş etme yöntemi olarak kullanılması zihinsel sağlık üzerinde ciddi bir etkiye sahip olabiliyor. Çalışmanın olumlu bir sonucu ise, telefonların aslında bazı insanların stresli durumlarla başa çıkmalarına yardımcı olmasıydı. Bununla birlikte, 2014 yılında yapılan bir araştırma, telefonlarından uzak olmanın birçok Y kuşağı için çok stresli olabileceğini gösterdi.



5

Vaktinizi boşa harcıyorsunuz

Vaktinizi boşa harcıyorsunuz

Bir araştırmaya göre, hepimiz bir günümüzün ortalama 90 dakikasını telefonlarımızla harcıyoruz ki bu hayatımızın yaklaşık 3.9 yılına denk düşüyor. Bu demek oluyor ki telefonlar bizi işimizden ve günlük aktivitelerimizden uzaklaştırıyor. Yine bu araştırmaya göre, çalışanlar haftalık 5 saatlik bir süreyi işle alakalı olmayan şeylerle harcayarak geçiriyor. Yani, çalışma saatlerinde çalışmak yerine pek çok insan kişisel maillerini ve sosyal medya hesaplarını kontrol ettiklerini itiraf ettiler.



6

Telefona bağımlı bir hale getiriyor

Telefona bağımlı bir hale getiriyor

Telefon bağımlılığının 3 ana semptomundan biri telefonu evde unutma korkusu. Diğer iki semptom ise mesaj gönderememe ya da gönderilen mesajlara ulaşamama ve mesaj gelme uyarısı aldığınıza dair yanlış duygudur.



7

Pek çok bilim insanı hala “bağımlılık” kelimesini rahatça kullanmayacak olsa da, gerçekten de bunun böyle olduğuna dair göstergeler var. Bağımlılıkların çoğu dopaminin yayılmasına bağlıdır. Telefonlar da kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçmesi sonucu benzer bir iyi his deneyimi sağlar. Aşırı telefon kullanımının olumsuz sonuçları, düşük benlik saygısı, kaygı ve hatta depresyondur.



8

Aşırı telefon kullanımının olumsuz sonuçları, düşük benlik saygısı, kaygı ve hatta depresyondur.