Güneş ışığı, rüzgar, jeotermal kaynaklar, dalga, gelgit, hidrojen gibi birçok kaynaktan sürdürülebilir (yenilenebilir) enerji elde edebilmek mümkündür. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UN Environment Programme) ve Bloomberg New Energy Finance (BNEP) tarafından ortaklaşa hazırlanan yenilenebilir enerji finansmanındaki küresel eğilimlere ilişkin rapora göre 2017 yılında ilk kez, küresel güneş enerjisi kapasitesi, kömür, petrol ve gaz yakıtlı elektrik santralleri dahil, tüm fosil yakıtlardan daha hızlı büyüdü. Ayrıca küresel enerji üretiminin yüzde 12’si yenilenebilir kaynaklardan sağlandı.

Türkiye coğrafi konumu itibarıyla güneş enerjisi için gerek ışınım gerekse sıcaklık itibarıyla en uygun ülkelerden biri. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Türkiye’nin Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’na (GEPA) göre, güneşlenme süresi günlük toplam 7,5 saat iken, güneş enerjisi günlük toplam 4,2 kWh/m² olduğu tespit edildi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretiminde doğal süreçlerden faydalanıldığı için atık veya gaz salınımı anlamında çevreye herhangi bir zarar verilmediğini dile getiren Demirbolat, ancak rüzgar, jeotermal ve dalga enerjisinin bir miktar gürültü kirliliğine neden olduğunu söyledi. Bu temiz enerji kaynaklarının insan sağlığı için olumsuz bir etkisi olmadığını kaydeden Demirbolat, “Konutunuza ya da işyerinize yüksek verimli bir güneş enerjisi sistemi kurduğunuzda metrekare başına yıllık ortalama 155 kg karbondioksit salımına engel olabilirsiniz. Ayrıca bu sistemi 30-40 yıl boyunca ısıtma-soğutma, sıcak su ve elektrik ihtiyaçlarınız için kullanabilir, ürettiğiniz fazla elektriği satarak ek bir gelir kaynağı elde edebilirsiniz.” dedi.

Güneş enerjisinden elektrik üretimi, ısıtma, soğutma ve sıcak su için faydalanılabileceğini kaydeden Demirbolat, şunları söyledi: “Türkiye’de özellikle elektrik enerjisi talebi her geçen gün artış gösteriyor. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı verilerine göre 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,3 artarak 278,3 milyar kilovat’a yükselen brüt elektrik enerjisi tüketiminin 2023 yılı için düşük talep senaryosuna göre 367,9 milyar kilovat’a veya yüksek talep senaryosuna göre 407,9 milyar kilovat’a ulaşması bekleniyor. Özellikle cari açığa direkt etki eden enerji ithalatının önüne geçmek için şu ana kadar arazi tipi güneş enerji santralleri için ciddi kapasiteler tahsis edildi ve birçoğu yapıldı. Bunlar özellikle şebekeye elektrik satışı modeli ile yatırım yapılan projelerdi. Bu devir, yeni mevzuatlarla kapanıyor. Bunun yerine üretilen enerjinin yerinde tüketildiği modelleri yakın zamanda görmeye başlayacağız. Bunun için özellikle aylık mahsuplaşma ile ilgili mevzuat bekleniyor. Bunun yanında kurulumla ilgili projelendirme ve kabul süreçlerinin kolaylaştırılması da önem arz ediyor.”

DÜNYAMIZI KORUYARAK ENERJİ ÜRETELİM

Kişi başına elektrik enerjisi tüketimi değerlerine bakıldığında OECD ortalamasının ise 8.106 kilovat olduğunu belirten Demirbolat, “Türkiye’nin 3.224 kilovat (brüt), ABD’nin 12.902 kilovat, Fransa’nın 7.124 kilovat, Almanya’nın 6.779 kilovat, İngiltere’nin 5.217 kilovattır. Değerler her ne kadar dünya ülkelerinden düşük olsa da enerji kaynaklarını ciddi bir şekilde tüketiyor. Oysa bu enerjinin tamamına yakını yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edip dünyamızı korumamız mümkün.” diye konuştu.

GÜNEŞ ENERJİSİ DEPOLANABİLİR Mİ?

Güneş enerjisinin depolanmasıyla ilgili tüm dünyada çalışmaların devam ettiğini kaydeden Demirbolat, “Ancak henüz güneş enerjisini depolayabilen bir sistem hizmete sunulmadı. Güneş enerjisi termal sistem olarak tabir ettiğimiz özellikle kullanım sıcak suyu ısıtılması, havuz ısıtılması, hamal ısıtılması desteği gibi projeler de hali hazırda ısıl olarak depolanan sistemlerdir. Bu sistemlerde aküleme olmaksızın, sistemde üretilen elektriğin fazlası şebekeye basılarak, şebekeyi kullanan diğer kişilerin kullanımına sunulur. Böylelikle “Yerinde tüket anında tüket” anlayışıyla, depolamaya ihtiyaç duyulmaksızın güneşten elektrik üretilir ve elektriğin fazlası şebekeye satılmış olur. Yeni nesil hibrit sistemlerde ise bir miktar depolama var, bu depolamada şebeke elektriğinin bedelinin fazla olduğu pik saatlerde bedava depolanan elektrik kullanılır. Bununla ilgili yeni nesil uygulamalarla çeşitlendirmek mümkündür. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; 100 metrekare büyüklüğündeki izolasyonu yapılmış bir ev yılda toplam 14 bin kWh enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerjinin 10.500 kWh/yıl kısmı ısıtma-soğutma, 1.680 kWh/yıl kısmı sıcak su, 1.800 kWh/yıl kısmı ise aydınlatma ve elektrikli ev aletlerinde tüketilir. Bu açıdan bakıldığında ortalama saatlik 5 kWh’lik bir güneş enerjisi elektrik üretim sistemiyle bu bir yıllık enerji ihtiyacının tamamı karşılanabiliyor. Bu da yılda yaklaşık 7 bin TL tasarruf anlamını taşıyor. Hatta ihtiyaç fazlasını devlete satarak gelir elde etmek de mümkün oluyor.” şeklinde konuştu.

 Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın