Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Yayınladığı Haritada 'Olağanüstü Kuraklık' Tehlikesi Görüldü

MGM, sıcaklık ve yağış raporlarının sonrasında şimdide meteorolojik kuraklık ölçümlerinin yapıldığı haritaları da yayımladı.

13.07.2021-16:36 - (Son Güncelleme: 13.07.2021-17:44)Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Yayınladığı Haritada 'Olağanüstü Kuraklık' Tehlikesi Görüldü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından haziran ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporlarının sonrasında, bu kez de haziran ayı ve son bir senelik döneme ait kuraklık durumunu gösteren haritaları yayımladı.

Son dakika gelen habere göre ise, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI - Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI - Percent of Normal Index) şeklinde iki farklı metotla meteorolojik kuraklık haritalarını hazırladığı belirtildi.

SICAKLIK ARTIYOR, YAĞIŞ AZALIYOR

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, temmuz ayının ilk haftasında yayımlanan sıcaklık ve yağış değerlendirmesine dair raporlarda ise Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yağışların %98'e varan düşüşler gösterdiği ortaya konuldu. Sıcaklıkların giderek yükseldiği, yağışların da azaldığı bu süreçte meteorolojik kuraklık boyutları da hızla yükseldiği görülüyor.

ÜLKENİN NEREDEYSE YARISI OLAĞANÜSTÜ KURAK

İki farklı metoda göre ölçümler yapılarak hazırlanmış olan 2021 Haziran Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu haritalarında SPI metodu sonuçlarına göre Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere ülkenin doğusu, güney Ege ve Aksaray 'olağanüstü kurak' olarak gösterildi. En son ise geçen Mayıs ayında yayımlanan haritalara göre, ülke genelindeki 'olağanüstü kurak' bölgelerin ciddi düzeyde arttığı gözlendi. Iğdır ve güneyi, Trabzon çevresi, İç Anadolu'nun doğu kısımları, İzmir'in güneyinden itibaren Muğla, Antalya, Karaman, Konya, Adana, Hatay civarları ise 'çok şiddetli kurak', 'şiddetli kurak' ve 'orta kurak', bu bölgelere yakın bazı bölgeler de 'hafif' kurak' olarak haritada yer alıyor.

Isparta, Burdur, Manisa, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Karadeniz'in batı iç kesimleri normal, Samsun'dan Marmara Bölgesi'ne doğru olan bölge illeri ise hafif, orta, çok ve aşırı nemli gösterildi.

SON ÜÇ AYLIK VERİLER KORKUTUCU

PNI metoduna göre hazırlanan haritada da meteorolojik kuraklığın boyutları göz önüne seriliyor. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz'in büyük bölümü, Kuzey Ege ve Denizli'nin bir bölümü Haziran ayında 'şiddetli kurak' olarak yer alıyor. Son üç aylık haritada ise 'şiddetli kurak' bölgeler, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz, Kuzey Ege ve İç Anadolu'nun güney kesimleri 'şiddetli kurak' tehlikesi yaşıyor.

'SON YÜZYILDA GÖRÜLMEDİ'

Haritalara göre olağanüstü şiddetli kuraklık tehlikesi ile  karşı karşıya olunduğunu ifade eden  Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, ''Birçok bilim insanı değerlendirmesinde, son yüzyıl içerisinde, özellikle geçen yıldan itibaren hava sıcaklıklarının giderek artması, yağışların çok kararsızlığının, bugüne kadar görülmediği belirtiyor. Bu artık acil durum ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor.''


DOĞAL GÖLLER YÜKSELEMİYOR

Ocak ayındaki değerlendirmelerde, bugünkü tehlikeye işaret ettiğini anımsatan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, ''Önümüzdeki bahar ve yaz aylarında ülkemizin çok şiddetli kuraklıkla karşı karşıya kalabileceğini söylemiştik. Bugünkü sonuçlara baktığımızda, ülkemizin ciddi bölümünde meteorolojik açıdan olağanüstü kuraklık yaşandığını görüyoruz. Bu sonucun en önemli göstergelerinden biri de doğal göller, su kaynaklarının seviyelerinin bir türlü yükselmemesi" dedi.

SU KAYNAKLARINDAKİ KİRLİLİK ÇOK ÖNEMLİ ETKEN

Kararsız yağışlarla göller ve yer altında suyun depo edilememesi sebepleriyle su birikmediğini ve ülkeyi hidrolojik kuraklığa sürüklediğini kaydeden Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, hidrolojik kuraklığın da meteorolojik kuraklığı artırdığına dikkat çekti. Su ve nem olmazsa yağışın da olmayacağını belirten Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, ''Bilhassa tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de çok önemli bir etken'' diye konuştu.

'ACİLEN VAHŞİ TARIMSAL SULAMADAN VAZGEÇİLMELİ'

Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, şu uyarıları yaptı:

''Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları yanlış kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef gerekli önlemler hala alınmamıştır. Doğal dengesi bozulan su kaynakları sosyal, ekonomik birçok soruna neden olacaktır. Ülkemizde uygun olmayan yerlere bilim dışı çok sayıda gölet yapılması da bir nedendir. Bugün ülkemizde kullanılan suyun yüzde 75'in üstündeki kısmı tarımda ve vahşi teknikler kullanılmaktadır ve bunun sadece yüzde 1-2'si damla sulama yöntemlerinden oluşuyor. Acilen tüm tarım alanlarında damla sulama sistemlerinin hayata geçirilmesi ve vahşi tarımsal sulamadan vazgeçilmesi gerekiyor.''

'SU KESİNTİLERİNİ DAHA SIK YAŞAYACAĞIZ'

Vatandaşların son aylarda, bilhassa üreticiler tarafından uygun olmayan koşullarda giderek sondajla kuyu açımının hızlandığına vurgulayan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Doktor Erol Kesici, ''Ve bu durum panik yaratmaktadır. Kuraklık haberlerindeki yoğunluk ve insanlar artık susuzluk krizine girdikleri için çözümü burada aramaya başladılar ve bu çok tehlikeli bir durum. Yer altı sularımız da giderek azaldığı için plansız ve yasal olmayan kuyu açımlarına izin verilmemeli. Şu andan itibaren birçok yerde içme suyu bile kısıtlamalı verilmeye başlandı. Tarımda da uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte su kesintisi olaylarını çok daha sık yaşayacağız'' diye konuştu.

TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN TÜKETİLEN SU MİKTARI

Hem tüketim hem de su kullanımında her alanda ciddi tasarruf önlemleri alınması ve insanların israftan kaçınması uyarısında bulunan Kesici, bazı tarım ürünlerinin üretimi için kullanılan su miktarlarını ise şöyle sıraladı:

''1 kilogram domates için 184 litre su, 1 kilogram havuç için 133 litre su, 1 portakal (100 gram) için 50 litre su, 1 elma (100 gram) için 70 litre su, 1 kilogram kırmızı et için 15 bin 455 litre su (813 damacana),1 hamburger (150 gram biftek) için 2 bin 325 litre su, 1 kilogram kahve için 21 bin litre su, 1 fincan kahve (7 gram) için 140 litre su.''

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Modal