Herkesin bildiği, mırıldanarak söylediği türküler vardır. İnsan tabiatı gereği duygusaldır, mineralleri toprak olan insanı anlatan eşsiz türküler vardır. Peki, bu türkülerin hikâyesini merak ettiğiniz mi? Gelin birlikte inceleyelim.

İşte Meşhur Türkülerden Biri Çökertme Türküsü

Yaz aylarının tatil beldesi olan Bodrum şehrinin daha Bodrum olmadığı zamanlar vardı, yöre halkının bir kısmı turizmle uğraşırken bir kısmı da karşıdaki Yunan Adasından illegal bir şekilde ticaret yapalardı. Türkünün ana kahramanı Halil’de bu ticaretle meşguldü. Yunan adalarından adını mastika olarak bilinen bir rakı getirip ticaretini yapıyordu. Gülsüm ise Halil’in aşkı imiş, o kadar güzelmiş ki yöre halkının dilinden düşmeyen bir güzelliği varmış. Bodrum’un Çerkez kaymakamı varmış, bu kaymakam ise Gülsüm’e yanık. Bu yüzden illegal işler yapan Halil’in peşine düşer kaymakam. Tüm gücünü Halil üstünde yoğunlaştırmış. Halil bir gün mastika rakısı getirmeye çıkmışken, dönüşte Bitez yalısına çıkacağının haberini alır kaymakam. Fakat bu bir yanıltmacaymış, amacı muhbirleri yanıltmakmış Halil’in. Aspat koyunda bekleyen arkadaşlarıyla birlikte oraya çıkmayı planlayan Halil, bir de Halil’in can arkadaşı İbrahim çavuş varmış. Karanlıkta yollarını şaşıran kaçaklar, Aspat yalısı diye Bitez yalısına çıkan iki yoldaş için kıyamet o an kopmuş. Çatışma anında bir kolcu tarafından hançerlenerek ölen Halil, başta aşkı Gülsün olmak üzere tüm Bodrum yasa boğulmuş, adına türkü yakılmıştır.

İki Kekliğin Hikâye Ne Diye Merak Edenler İçin

Olay Balıkesir’in Edremit ilçesinde geçmektedir. Güre köyünde yaşayan kahvecilik yapan Mehmet Şevket Efendinin karısı vardır. Adı Şöhret Hanım’dır. Oğluna yazılmış bir türkü olarak bilinir. Şöhret Hanım çok zengin bir kadındır. Zeytin bahçelerine zeytin toplamaya giderken, cam topuklu bir rugan ayakkabılar giydiğinden oldukça ünlü bir kadınmış. Elbiseler oldukça güzel ve bakımlı olduğundan herkesin dilinde olan bir kadınmış. Oğulları Zekeriya’yı askerlik çağında askere yollarlar. Askerlik o yıl çok soğuk ve çetin geçmektedir. Zekeriya askerliğini bu şekilde devam etmektedir. Askerliğini yaptığını esnada kar teperlerken, kar kuyusuna düşmüş ve o an şehit olmuştur. Şehit haberini Şöhret Hanım ovada kekliklerle söyleşirken almıştır. O esnada bu acı türküyü yazmıştır.

Son Zamanların En Çok Dillenen Türküsü Mihriban

1960 yıllarda yaşadığı ölümsüz aşkı yazan Abdürrahim Karakoç gerçek adını gizler sevdiğinin. Mihriban kod adıdır aslında. Anadolu kızının hikâyesidir bu. Köyde bir düğün esnasında komşu köyden gelen misafirdir Mihriban. Güleryüzlü, sıcakkanlı bir kızdır Mihriban. Misafir uzamaya başlayınca muhabbet aşka dönüşür. Bir sabah uyanır büyük üstat ve Mihriban’ı görmeye gider. Fakat bir bakmıştır Mihriban gitmiştir. Bundan sonra Abdürrahim durgunlaşır, sessizleşir. Aşk acısı yüreğini dağlamaya başlamıştır. Bunu görenler Abdürrahim’in haline acır. Daha sonrasında kızı bulmak için Maraş’a gidilir, kız bulunur. Ailesinden istenir. Önce bahane bulup kızın yaşı küçük derler, ailesi ısrar edince kızın nişanlı olduğu ortaya çıkar. Daha sonra kızın nişanlı olduğunu öğrenen üstat bir daha bu evde ismi geçmeyecek der, der ama 7 yıl sonra aşk ateşinin sönmediği anlaşılır.

Son Dakika Kültür-Sanat Haberleri için aşağı kaydırın.