Sabah gazetesi yazarlarında Hilal Kaplan, sağlıkla ilgili düzenlemeler içeren KHK ile ilgili bir köşe yazısı kaleme aldı. Geçen haftalarda meclisten geçen yasa ile, terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu için kamu görevinden çıkarılan ve güvenlik soruşturması sonucunda kamu görevine alınmayan devlet hizmeti yükümlüsü doktorlar, çıkarma veya göreve alınmama kararının verildiği tarihten itibaren 450 gün sonunda mesleklerini icra edebilecek. Ancak bu yasa bazı yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermiş durumda.Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan ise köşesinde bu yasayı, ''Hangi Doktor Hangi hastane?'' başlığı ile ele alıyor ve ekliyor; ''Güvenlik soruşturmasından olumlu geçemeyen doktorların SGK anlaşmalı özel sağlık kurumlarında çalışmasının önünde engel yok Ancak SGK, sadece hastaneyle değil, o hastanede çalışan doktorlarla da tek tek anlaşma yapıyor Dolayısıyla SGK çalışmamayı seçebilir.

Hilal Kaplan'ın sağlıkla ilgili düzenlemeleri içeren yazısı;

Yeni yapılan yasal düzenleme ile terör örgütleriyle iltisakları olduğu düşünülen bazı vekiller bayram yaptı. Ancak işin aslı tam öyle değil; anlatayım.
1. Öncelikle çıkan yasa ile terör suçu sabit doktorlar için değişen hiçbir şey yok. FETÖ veya PKK ve diğerleri, şayet terör örgütü sempatizanı veya destekçisi olduğunuz kesinleşirse, devlet veya özel hiçbir yerde çalışamazsınız.
2. Güvenlik soruşturması, hüküm değildir.
Devletin güvenlik ve istihbarat kurumlarının bir kişiye dair bazı bulgulardan yola çıkarak oluşturduğu kanaattir.
Dolayısıyla devletin hukuki olarak bu kişileri dışlama hakkı var. Ancak özel işletmeler için yeni bir kanun çıkarılmadıkça bu geçerli değil.
3. Düzenleme getirilen kısım da hükümlüleri değil, güvenlik soruşturmasından olumlu görüş almamışları kapsıyor. Mevcut yasaya göre, tıp fakültesini bitiren her doktor adayı, diplomasını almadan önce zorunlu hizmet yapmak durumunda. Aksi halde diplomasını alamaz. Ancak devlet, güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almamış kişilerin zorunlu hizmet yapmasını istemiyor. Zira örneğin PKK iltisakından şüphenilen bir doktoru, PKK'nın daha etkin olduğu bir yere göndermek istemiyor. Şayet bu kişiler dava açarlarsa da, haklarında somut delil olmadığı için anında diplomalarını almaya hak kazanıyorlar. Bu sebeple, yeni çıkan yasayla, güvenlik soruşturmasından geçmemiş doktor adaylarının maaş almadan, zorunlu hizmet dönemi bitene kadar 450 gün bekletilmesi sağlanıyor. Ondan sonrasındaysa, yine mevcut yasaya göre devlette değil, sadece özel kurumlarda iş bulabiliyorlar.
Tekrar edelim: Hakkında somut delil olanlar zaten kanunen doktorluk yapamıyor.
4. Geldik mevzunun bam teline:
Güvenlik soruşturmasından olumlu geçemeyen doktorların kanunen SGK anlaşmalı özel sağlık kurumlarında çalışmasının önünde bir engel yok.
Ancak SGK'nın onlarla çalışmamasının önünde de bir engel yok. Çünkü özel hukuka tabi olan SGK, sadece hastanelerle değil, o hastanelerde çalışan doktorlarla da tek tek anlaşma yapıyor.
Şayet SGK, bir doktorla çalışmama kararı alırsa, söz konusu doktorun çalıştığı hastane o doktorun yaptığı hiçbir işlemle alakalı ödeme talep edemiyor.
Oldukça karmaşık bir yasal mesele olduğu için ancak bu kadar özetleyebildim.
Son kertede özel hastaneler üzerinde de şüphe oluşmaması için ve şeffaflık adına hastaların bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğine dair de bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.