Bakan Albayrak, "Devlet Destekli Alacak Sigortası Sistemi'ni, KOBİ'lerin alacaklarını garanti altına alacak bir model hayata geçireceğiz." açıklamasında bulundu. 

Küresel finansal sistemin son 10 yılda likidite bolluğu, düşük faiz ortamı, bu ve benzeri bir sürü öz kaynak finansmanı modellerinden ayrışarak daha çok krediye dayalı, giderek borçlanmayı artıran ve risk transferine dayalı farklı bir yapıya dönüştüğünü belirten Berat Albayrak şunları söyledi; 

''Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre küresel borç stoku 2000 yılında 87 trilyon dolar iken, 2018 yılında 247 trilyon dolara ulaşmıştır. Bu tutar küresel GDP’nin 3 katından fazladır. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Çözüm, öz kaynağa dayalı ve risk paylaşımını esas alan yeni bir yapı oluşturulmasıdır. Sağlıklı büyüme için finansman yükünün para piyasaları ile sermaye piyasaları arasında dengeli bir şekilde dağılması gerekmektedir. Ülkemizde, finansal sektörün aktif büyüklüğü GSYH’nin yaklaşık yüzde 120 düzeyinde olurken, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü GSYH’nin 106’sı kadardır. Sermaye piyasasının payı ise yalnızca yüzde 6-7 oranındadır. Dolayısıyla iki tane kritik husus var. Birincisi küresel sistemdeki borç stoku ile yeni bir finansal dönüşüm, ikincisi Türkiye’nin zaten kendi içindeki sermaye piyasasının finansal pastadan aldığı payın küçüklüğü. Bu iki anlamda dönüşüm ortaya koymamız lazım. İşte optimal bir finansal piyasa için sermaye piyasalarının payını artırmamız gerekiyor derken aslında bunun altını çizdik.”

Albayrak, Yeni Ekonomi Programı’nda da açıkladıkları üzere, piyasaların, özel sektörün önünde giden ve önünü açan bir yönetim anlayışı ile finansal istikrarı ve güvenliği esas alan yeni bir finansal mimarinin oluşturulmasını gerektiğini ortaya koyduklarını anımsatarak şenları kaydetti;

“Bu kapsamda finansal hizmetlerin düzenlenmesi, denetlenmesi ve derinleştirilmesi önümüzdeki dönem önceliklerimizden olacaktır. Özellikle önümüzdeki dönemde finansal sistemdeki kredi riski, likidite riski ve kur riski gibi risklerin izlenmesini ve etkin şekilde yönetilmesini sağlamak temel hedefimiz olacaktır. Bu mimari ile şirketlerinizin bankacılık sektörüne bağımlılığını daha da azaltabilirsiniz.” 

Uzun vadeli ucuz finasman konusunda ise Albayrak, ''Eğer uzun vadeli ve ucuz finansmana erişimden, sermayeye ulaşımdan bahsediyorsak sermaye piyasaları işte o zaman devreye giriyor. Ama kusura bakmayın 30 küsur yıllık serbest piyasa sürecinde Türkiye ekonomisinin finansal mimarisinde sermaye piyasası dediğimizde sadece aklımıza BIST geliyorsa bir yerlerde eksiklik var. Bu eksikliği nasıl dönüştürerek bu noktaya taşımamız lazım? 'Sadece halka arz yapalım.' Bu mudur? Bunun ötesidir diyorsak oraya odaklanmamız lazım'' sözlerini kullandı. 

Albayrak, ekonominin Türkiye'de insanların futboldan sonra konuştuğu ikinci konu olduğunu belirterek şunları kaydetti; ''Hani reklamlar var ya ayakkabı boyacısı da konuşuyor, hamamda biri konuşuyor… Bazı yorumcular söz konusu işleminin küresel finans krizi öncesinde ABD’de yapılan işlemlere benzediğini iddia etmiştir. Biraz piyasalardan anlayan, biraz bu işten anlayan bu işlemin ne kadar etkin, yetkin ve kaliteli işlem olduğunun ve onunla arasında ne kadar büyük fark olduğunu çok iyi görüyor. ABD örneğinde menkul kıymete dayanak olan varlıklar gelir düzeyi ve ödeme kapasitesi düşük bireylere çok yüksek kaldıraçla kullandırılan konut kredileriydi.

Oradaki sistem konut fiyatlarının devamlı yükseleceği ve bu sayede borçlunun kaldıraç oranının zaman içinde azalacağı ve refinansman yoluyla ödeme kapasitesinin artacağı varsayımına dayanmaktaydı ancak 2006’nın ikinci yarısından itibaren konut fiyatlarının düşmeye başlamasıyla birlikte, borçlular ödeme güçlüğüne düşmüş, eşik altı konut kredilerinin batık oranı yüzde 30’ları aşmıştır. Karşılaştırmak gerekirse, bizim ülkemizde konut kredilerinin batık oranı yüzde 1’in çok altında, bizim bu ihraç için oluşturduğumuz yapı da ise binde üç seviyesindedir. Güçlü bir portföyden bahsediyoruz. Bankalar bu kredileri verirken son derece dikkatli ve seçici davranmaktadır.”

Bu yönde BDDK’nın yapmış olduğu düzenlemeler ve getirmiş olduğu sınırlamalarla süreci güçlü şekilde yönettiğini belirten Albayrak, “Nitekim bu kredileri kullanan vatandaşlarımızın da borçlarını ödeme konusunda ne kadar istikrarlı bir tarihi data sergilediği piyasanın malumu.” ifadelerini kullandı. 

Son Dakika Ekonomi Haberleri için aşağı kaydırın.