Haber 365
Haberlere Hızlı Erişin Son Dakika Haberleri ve Gelişmeleri Anında, Herkesten Önce Öğrenmek İçin;
Takip Et
Bu Siyaset Söylemi ile CHP mi HDP'lileşir HDP mi CHP'lileşir 2
Yener Özen
Bu Siyaset Söylemi ile CHP mi HDP'lileşir HDP mi CHP'lileşir 2
12.01.2021 Salı 15:40

20 Mayıs 1963 Talat Aydemir ayaklanması ordu tarafından bastırılıp Millici denilen askeri kanat 1964’e kadar tamamen tasfiye edilip Amerikancı ve daha o tarihte Gladyocu organizasyonlar TSK’ya sızmaya başlamışlardı FETÖŞ itinin orduda istihbarat elamanı olarak Hatay’da görev verilmesi ’de bu tarihe dayanır. Demirel’in AP başına Genel Başkan olarak seçilmesi ile birlikte 1965 seçimlerine sözde özgürlükçü bir anlayışla girilmesi TİP’in 1965 seçimlerinde örgütlü bir parti olarak girmesine de yol açmıştır.

1965 Seçimlerinde öyle bir seçim sistemi (Milli Bakiye Sistemi) kullanıldı ki; hiçbir parti çoğunluğu sağlayamasın ve CHP her şekilde hükümet ortağı olsun. Ama sonuç istenildiği gibi olmadı AP 240 millet vekili ile tek başına iktidar oldu. Bu Merkez Sağın ve Menderes Hükümetlerinin devamı olarak yorumlandı. TİP %3 ile 14 Milletvekili çıkararak Sosyalist Hareketler ilk kez TBMM’de yer aldı. SSCB’ye bağlı Marksistler,  Milli Demokratik Devrimciler, Marksizm postuna bürünmüş ayrılıkçı Kürt Hareketi öncüleri bu partide yer aldı. Ancak 1966’dan itibaren bölünmeye ve DEV-GENÇ hareketinin başlamasına neden oldu. DEV-GENÇ’in içinde Marksistlerin yanında Kürtçü ayrılıkçılar ve Alevi örgütlenmeleri de yer aldı. Ayrıca kökenini ta Osmanlıda bulduğumuz Ermeni ve Yahudi Komünistler de bu Dev-GENÇ hareketinde varlık buldular.

1969 seçimlerinde seçim sistemi değiştirildiğinden TİP 2 Milletvekili kazanabildi ve 1971 Muhtırası ile kapatıldı. Aşırı sol hareketler parti ile devrimin gerçekleşmeyeceği söylemi ile yer altına çekilerek terör eylemlerinin kapısını açtılar. Ortanın solunda kalan CHP’de İnönü’nün CHP Genel Başkanlığını Ecevit’e kaybetmesinden sonra Sendika Kökenli Marksist siyasetçiler ve bunun yanında Kürtçü-Sosyalist eğilimde olan siyasetçiler ve Alevi ayrılıkçı söylemde yer alan Alevi Sosyalistler CHP’de yer buldular.

1960’larda Forum ve Dönüşüm Dergileriyle başlayan ve önce liberal ve sonra bir elin uzanıp değiştirmesiyle Sosyalist çizgiye geçen Fikir Kulüpleri Federasyonu kendi içinden Bölücü-Marksist Devrimci Doğu Dernekleri Birliğini oluşturdu. Hem Kürtçü Bölücü hem de Alevi Bölücü ve tabii ki sözde Marksist olan bu dernekler Türkiye’de Dev-Yol, Dev-Sol, MLKP, TİKKO ve DHKP-C örgütleri ile PKK’nın öncüleriydi. 1978-80 arasında Doğu ve Güneydoğuda Sosyalist yapılara saldırı düzenleyerek Türkiye bütünlüğünde sol hareket isteyen Kürt-Türk sosyalistleri ortadan kaldırdıktan sonra, Milli duruş sergileyen Bucak Aşiretine savaş açıp kayıplar verdirdikten sonra 1980 darbesiyke Suriye-Irak hattına çekilip 1984’de Türkiye içerisinde eylemlere başlaması aslında Ahrar Partisinden başlayan sözde Adem-i Merkeziyetçi söylemden liberal Fikir Kulüpleri ve DDD’den PKK’ya uzanan Bölücü-Kürt Hareketini oluşturmuşlardı.

1983’de seçime giremeyen SODEP içinde kümelenen Kürtçü hareketler, 1991’de SHP’ile birlikte meclise taşındılar Kürtçe yemin hareketi ile tamamen Türk Solundan ayrımlaşarak Bölücü Kürt Partilerini kurmaya başladılar. HEP, DEP, HDP, HADEP ve vs… Bu minvalde kurulan ayrılıkçı ve PKK’nın siyaset sahnesinde kullandığı siyasal partiler oldular. Bölücü Kürt Partileri ve Ayrılıkçı Alevi Hareketler Baykal’ın 1995’de CHP Genel Başkanı olmasıyla birlikte 2010 yılında Kaset Kumpası sonrası Alevi Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan seçimine hem CHP’den hem de DSP’den uzak durdular.

Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan seçilmesinden sonra arkasını PKK’ya dayayan Bölücü Kürtçü Partiler yani HDP gibiler ve Ali’li ve Alisiz Almanya destekli Bölücü Alevi gruplar CHP’de yer edinmeye başladılar. Hatta bazı Devrimci Hınçak hareketinin torunları ile Selanik Kökenli Yahudi Hareketi olan Sosyalist İşçi Federasyonun 21.YY yansımaları CHP’de yer buldular. Ayrıca Aralık Hareketi, Haziran Hareketi gibi Marksist Sol Hareketler ve DHKP-C ve MLKP gibi tarihin çöp sepetinde olması gereken azınlığında azınlığı olan Marksist Silahlı Hareketler bugünün CHP’sinde başköşede yer almaktadır. CHP’nin 1922’den 2010 kadar olan siyasal tavrı ve Altı Ok prensipleri Atatürk’e Atatürk demeyen İl Başkanları sayesinde berhava olmuştur. Bugünkü CHP’nin ne Atatürk’ün Kurucu genel Başkan Olduğu CHP’dir ne İnönü’nün Milli Şef olduğu CHP’dir ne Karaoğlan’ın CHP’si nede Baykal’ın bıraktığı CHP’dir. Bugünün CHP’si tamamen Marksist-Leninist düşünen bir azınlığında azınlığı olan bir grubun elinde aslında önceden planlanan bir oyunun oyuncağı olarak siyaset alanına sürülmüştür. PKK darbe aldıkça ve Bölücü-Kürtçü hareketin boğazı sıkılıp tamamen sınır dışına itilip ve sınır dışında da top yekûn imha edildikçe sesi soluğu kısılarak oy oranı %5’in altına doğru giden HDP ve türevleri gibi partilerin sığınak yeri %20’yi bulmayan CHP olacak.  Ve daha önceki yazılarımızda dediğimiz gibi Gazi Mustafa Kemal’den eser kalmayan CHP tüm siyasal azınlığın bir araya geldiği Marksist Sol söylemede bir parti haline gelecek ve CHP HDP’lileşecek, HDP CHP’lileşecek. Hepsi bu…

Sefa ile…