Rusya Ukrayna Krizinde Kaçınılmaz Son
Serkan Yıldız
Rusya Ukrayna Krizinde Kaçınılmaz Son
03.04.2021 Cumartesi 20:06

26 Mart’ta 4 Ukraynalı askerin ölmesiyle Donbass’ta kriz patladı. Peki, kriz o gün mü ortaya çıktı? Elbette ki hayır. 2014’den beri bölgede bir kriz vardı ve hep üstü kapatılıyordu. Ancak bu krizin doğum tarihine resmi olarak 2014 desek bile Rusya için bu çok daha önceleri planlanmış bir harekâttı. Kırım gibi başka bir “İlhak planıydı bu.”

Rusya, Kırım İlhak Planında olduğu gibi Donbass içinde aynı strateji ile hareket etti. Donetsk bölgesine 2010’ların başında yerleştirilen FSB(Rusya Federal Güvenlik Servisi – Eski KGB) Ajan Provokatörlerinin uzun ve hummalı çalışması artı küçük kitlesel nüfus hareketleri sonucunda ilk aksiyon 2014 yılında ortaya çıktı. Bölgede asayiş olarakta ciddi bir huzursuzluğa sebep olan bu grubun birçok illegal operasyona imza attığı da bilinen bir gerçekti. Tamda olması gerektiği gibi ilerliyordu taktik harekât.

Yani Donbas’ta oluşan krize bugünün, önceki günün, geçen ayın krizi diyemeyiz sonuç olarak. “Çok uzun zaman önce planlandı şimdi icra ediliyor” diyebiliriz. İcra yöntemi de tabiatın tüm kurallarına göre olması gerektiği gibi ilerliyor. Ve elde olan donelere, bilgilere ve tarihin bize öğrettiklerine bakarsak Donetsk Havzası da Ukrayna’nın elinden çıkacak gibi duruyor. Yani tüm Dünya’nın “Ukrayna’nın Toprak Bütünlüğü” ve “Egemenliği”için yarışır gibi birbiri ardına beyanatlar vermesine bakıp, aldanmayın. Tahminim odur ki; 2022’ye gelmeden Eylül – Ekim gibi Donetsk ya da Donbass bölgesi Rusya topraklarına girecek, haritalar bir kez daha şekillenecektir. Şuan içinde bulunduğumuz duruma bakarsak bu “kaçınılmaz son” gibi gözüküyor.

Günümüzde uygulanan ve dolaylı olarak bağınız olan toprakları ilhak etme planı artık evrim geçirip, bu hale gelmiştir. Önce içeriden başlarsınız, işinde uzman personelinizi bölgeye gönderirsiniz. Nüfus kaydırması ile altını doldurursunuz yapacağınız provakatif eylemlerin. Küçük çaplı başlayan ayrılıkçı eylemler daha sonra yerini asayişi ve kamu düzenini sarsmaya kadar götürür. Terör eylemleri ile yerli ve lokal halkı baskı – korku ve göç üçgenine alırsınız. Bu aşama tamamlandıktan sonra en son hamle olarak orduyu kullanırsınız. “Kendi vatandaşlarınızın güvenliği, Barışı ve Demokrasiyi muhafaza etmesi için” tabii ki de. Ve işe yarar. Kırım’da yaradı, orada olduğu gibi. Şimdi aynı Rusya Donetsk Havzası içinde bu stratejiyi uyguluyor. Başka ülkelere de uygulanabilir bir “İlhak Planı” gibi gözükse de yürürlükte öyle olmayabilir. Ancak Rusya ve Ukrayna arasında ki dolaylı kan bağına bakılırsa bir bölgeyi işgal etmek için izlenecek yegâne yol da tam olarak budur. Ve Rusya’nın kazançlı çıkacağını öne sürdüğüm iddialar da işte bu teknik bilgiye dayanmaktadır.

Ve Donbass’ta ki Rusya yanlıları ile Ukrayna ordusu arasında ki 2014’den beri süren çatışmalarda 13.ooo kişinin öldüğü öne sürülüyor. FSB Provokatörlerinin bir başarısıdır bu konuya teknik olarak bakarsak. Ve artık iş Rusya ordusuna kalmıştır. Çömlek yeterince pişmiş, hamlıktan çıkmış ve fırından alınmayı beklemektedir.

Diğer yandan biz bu krizi 27 Mart sabahında işitip, dikkat kesilmeye başladık. 7 yıldır süren bir “provokasyon – enformasyon – sosyal istihbarat ve espiyonaj / kontrespiyonaj” taktikleriyle, asayişi sarsma – huzur kaçırma temeline dayanan terörist faaliyetlerle süren bir savaş zaten vardı orada. Yani demem o ki; “Savaş başlayacak. Savaş kopacak. Dünya savaşı geliyor” diyenler için alt bilgi olarak verelim bunu. Orada zaten kocaman bir savaş vardı. Ama “Savaş Yanlılarına” üzülerek söylemeliyim ki bu asla bir dünya savaşına dönmez. Kitlesel bir kara harekâtına dönüşmez hatta herhangi bir asker tetiği bile çekmeden bu işgal tamamlanır. 

Sosyal ve Provakatif istihbarat operasyonunun tamamlanması ardından tabii ki taktik olarak Rusya ve hiçte sürpriz olmadığı üzere Ukrayna sınırına askeri birlikleri yığınak yapmaya başladı. Ne zaman masaya geldi peki bu plan? 2020 Ocak ortasında. Ve en nihayetinde 2020 Aralık sonunda Rusya ordusu ilgili bölgeye intikal yapacak birliklere kriptolu mesajları çoktan çekmiş ve intikal için ikmal ve lojistik hazırlıklarına başlanılması emrini yayınlamıştı. Haber Ajanslarında 23 Taburdan bahsediliyor ama bu komik bir rakamdır. Akla da mantığa da aykırıdır. Amerikan Wester uydu sistemlerinin son raporlarına göre Rusya sınır bölgesine 2 tane Zırhlı Tugay, 4 Komando Alayı, 3 İstihkâm alayı ve 30’un üzerinde Hafif Zırhlı Piyade Taburu hareket ettirmiştir. Bu kesinlikle ama kesinlikle bir “müdahale” ya da bir “Sınır bütünlüğünü koruma” gücü değil tam aksine bir “işgal / ilhak ordusudur.” Bu ebatta ki bir askeri gücü siz oraya antrenman yapsın diye götürmezsiniz.

Diğer yandan Ukrayna’da bu durumun farkına çoktan varmış ve NATO, AB, ABD ve hatta Türkiye ile bile dirsek temasını yakınlaştırmış, Rusya’ya karşı bir tampon bölge olma görevini seve seve yıllar önce kabul etmişti. Hemen akabinde NATO ile kendi topraklarının Rusya sınırında NATO tarihinin görüp görebileceği en büyük “Kara Savunma / Kara Taarruz” tatbikatlarından birinin yapılması için masaya oturup el sıkışmıştı. Ancak ne yazık ki, avuçlarında maytap patlatıyorlardı. Ve kendileri dışında herkes bunun farkındaydı.

Ardı arkasına tüm Batılı devletlerden Ukrayna için destek mesajları yağmaya başladı. Ukrayna için “ölümcül bir rahatlama” sebebiydi bu. Tarihe bakıldığında Anadolu’yu işgal etmek isteyen Yunan ordusuna da aynı şekilde destek çıkılmış ancak Yunan Tarihine “Küçük Asya Faciası” olarak kazınılan bir enkaz olarak yerini almıştır. Korkarım Ukrayna’nın sonu da böyle olacaktır. Topraklarının altında madenlerden ya da zenginliklerden dolayı değil Rusya’nın yürürlükte olan planından dolayı bu acılar ortaya çıkacaktır.

Kaldı ki Rusya stratejisi ve taktiklerine bakıldığında, bölgede ki huzursuzluk ve görüntüde ki bir referandum sonrası çıkacak sonuca göre askerlerini hareket ettirecektir. Bu koşullar olgunlaşmadan tek bir asker tek bir adım bile atmayacaktır. Hem dünyanın gözü önünde haklılık paydası oluşturacaklar hem de bu işgali legal bir zemine, demokratik bir seçime dayandıracaklardır. Yine aynı Kırım’da yaptıkları gibi. Rus Savaş Zekâsı bu şekilde hareket edecek ve tereyağından kıl çeker gibi Donbass bölgesini topraklarına katacaktır.

Savaş Sanatının çok basit bir kuralı vardır; “Savaşlarda suçlu yoktur. Yanlış vardır. Suçlu aranmaz, yanlışlara bakılır.” Burada ki krizde de suçlu aramak, “Savaş Terbiyesine”ters düşer. “Rusya suçludur, çünkü şunu yapmıştır, Ukrayna’nın hak etmiştir çünkü suçu budur” demek hem size bir çözüm sunmaz, hem de sizi ister istemez rasyonel – realist ve gerçekçi sonuçlardan, kazanımlardan ve avantajlardan uzaklaştırır. Suçlu aramak, suçluya bakmak için “duygusal zekâ”kullanırsınız ve savaşlarda, bir taraf olmasanız bile bu en büyük hatadır. Çünkü sizi bir tarafa çeker. Kapılır gidersiniz.

Bu kuraldan hareketle bizde bu krizde suçluyu aramamalıyız. Ülke olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak çıkarlarımıza en uygun şekilde davranmalı, ona göre kararlar almalıyız.