Pençe Kartal 2 : Mutlak Zafer
Serkan Yıldız
Pençe Kartal 2 : Mutlak Zafer
15.02.2021 Pazartesi 12:02

10 Şubat gece saatlerinde başlayan “Pençe Kartal 2” operasyonunu iki şekilde incelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. 

İlki, Bu Terör Unsurlarını imhaya yönelik geniş çaplı bir operasyon muydu? İkincisi; Terör unsularının elinde rehin tutulan 13 vatandaşımız için bir kurtarma operasyonu muydu?

Terör unsularına yönelik imha / imhaya yakın derecede gerçekleştirilen geniş çaplı bir operasyon olarak bakıldığında “harika bir zaferdir” Evet, sayılar ve rakamlar size “harika” gelmese bile operasyonun icra edildiği coğrafya açısından, iklim ve zorluklarla mücadele doğrultusuna bakıldığında eşsiz bir zaferdir. 

İlki, coğrafya çok zordur. Ve hava harekâtına çokta uygun değil hatta imkânsızdır. Terör Örgütünün mağara stratejisi geliştirmesinin en büyük sebeplerinden birisi de zaten Türk Hava Kuvvetlerine karşı doğal ve tabii bir gizlenme, savunma taktiğidir. Orta ve düşük dereceli irtifalarda, dar yarıklarda oluşturulan mağaralara karşı muharip savaş uçaklarının havadan yere füze sistemleri ne yazık ki avucunuzda maytap patlatmaya benzer. Size verdiği maddi zarardan başka hiçbir amaca hizmet etmez.

İkincisi, İklim. Bölgeye yakın yerlerde zamanında bazı görevlerde bulunduğum için net olarak diyebilirim ki; yılın bu ayında gece hava sıcaklığı inanılmaz derecede eksilere düşer. Bu durumda orada mücadele eden kahraman Mehmetçik ayrı bir takdiri hak ediyor. Hem iklimin olumsuzluğu hem de arazinin engebeli oluşu orada bir “üs” kurma imkânı da vermemiştir. Bu yüzden taktik olarak “Bölük – Takım” seviyesinde harekât icra edilmiştir. Bu da işleri başka zorlaştıran bir faktördür.

Bu tip operasyonlar, ancak döner kanat hava araçları vasıtasıyla havadan yere personel ikmali ile gerçekleştirilebilir. Kullandığınız personel Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi dünyanın sayılı elit askeri birimleri ise “başarısızlık” çok düşük bir ihtimaldir. Nitekim öyle de olmuştur. Verilen, bu şanlı toprakların bağrında ebedi istirahate yatırdığımız 3 Vatan Evladımız hepimizin yüreğini dağlasa bile intikamları misli misli alınmıştır. Mağara içinde girilen ilk sıcak temasta şehit düştükleri bilinmektedir. Ve bu şanlı görev için, taktik ve strateji olarak ölüm-kayıp riski çok yüksek bu ilk adımda en önde giden kahraman 2 Subayımız ve 1 Astsubayımızın da bu fedakârlıklarını unutmamalıyız. 

Gece 02:00’den sonra başlayan Hava Taarruzundan sonra 04:00 gibi bölgeye intikal eden Kara Güçlerimizin verdikleri kahramanca mücadele sonrası şuan resmi olarak 52 denilse bile ben bu sayının çok çok üstüne çıkacağını düşündüğüm, teröristler etkisiz hale getirilmiş ve dün itibariyle de “Pençe Kartla 2 Harekâtı” kesinlikle diyorum ki; “Başarılı” olarak sonlandırılmıştır. 

Bu operasyonun ikinci aşamasını incelersek; yani “Rehine Kurtarma Operasyonu” ise, durum ve sonuç sizin de gördüğünüz ve bundan kaçamayacağınız gibi “başarısızlıkla” sonuçlanmıştır. Çünkü matematik yalan söyleyemez. Rehinelerimizin hepsi şehit edilmiş ve hiçbiri kurtarılamamıştır.

Bu harekâtın bir “Rehine Kurtarma Operasyonu” olduğunu düşünmemiz için icrasına ve planına bakmakta fayda var. Rehine Kurtarma ve İşgal konusunda Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli, seçildikten sonra bu konuda ayrıca “uzmanlık” seviyesinde kurs ve eğitim görürler. İlgili bölgeye komando ve harekât kabiliyeti açısında montanlı bir askeri birlik yerine bu konuda eğitim almış “Özel Kuvvetler Personelinin” sevk edilmesi bu operasyonun bir nevi “Rehine Kurtarma Operasyonu” olduğunu bizlere düşündürmektedir. Öz. Kuv. Personeli bölgeye iniş gerçekleştirdikten sonra operasyonun ilerleyişi, sis bombaları ile görüş mesafesi kısıtlaması, gizlenme ve tabii yollarla kamuflaj tekniklerinin uygulanmasına da baktığımız da diyebilir ve iddia edebiliriz ki; Bu bir “Rehine Kurtarma Operasyonudur” Ve eğer bu şekilde lanse edersek ve kurtarılan rehine sayısına bakarsak ne yazık ki “başarısızlıkla sonuçlanmış” bir görevdir.

Ancak, bunun tam tersini düşünmek içinde elimizde yeterli parametreler mevcuttur. İlki; Rehine Kurtarma Operasyonlarında “Gizlilik” ve “İKK Tedbirleri” (İstihbarata Karşı Koyma) en üst seviyede oluşturulur. Arazi ve bölgenin güvenliği çok öncesinden sağlanmış olması da başka bir gerekliliktir. Ve siz eğer bir “Rehine Kurtarma Operasyonu” düzenliyorsanız bunu bir “Baskın” olarak planlarsınız. Öncesinde Hava taarruzu gerçekleştirip; “Biz geliyoruz” demezsiniz. Günlerce TV ve açık medyada bu operasyonu gündeme taşımazsınız. “Ani bir baskınla bölgeye gider, operasyonu icra etmek için gerekli güvenlik önlemlerini alır, bu konuda ki uzman personelinizle zayiatın en az tutulması için birden ve eş zamanlı olarak operasyonu gerçekleştirir ve rehineleri kurtarırsınız. Ancak harekâta bakıldığında böyle yürümediği için bu harekâta “Rehine Kurtarma Operasyonu” da diyemeyiz. Kurtarılsa tabii ki her şey çok daha güzel olurdu ancak panik halinde insanların daha hızlı koşmaları ironik bir gerçekliktir. Bu bilinen en basit savaş kuralıyken siz o mağara üzerine Hava Taarruzu düzenlerseniz mağara da bir panik oluşur. Ve öğrendiğimiz kadarıyla 13 Rehinemizde Hava Saldırısı başlar başlamaz şehit edilmiştir. 

Bölgenin Arazi Etüt ve İstihbaratı hakkında mutlaka ilgili unsurların bilgisi vardır. Tersi düşünülemez zaten. Ancak burada, bu harekâtın başarı veya başarısızlığını değerlendirmek için, “Amacın” ne olduğunu en net haliyle belirtilmelidir. Ve hiçbir askeri sözcüden bunun bir “Rehine Kurtarma Operasyonu” olduğuna dair bir beyanat gelmediği için, bu operasyonu, “Terör Örgütüne verilen imha derecesinde planlanmış harekât” olduğu ilan edildiği içinde “Başarılı” sınıfına rahatlıkla sokabiliriz. 

Ve tabii birde Psikolojik Harp üstünlüğünü de eklememiz gerekir bu zafere. PKK terör örgütünün en büyük üslerinden biri olan Kandil’e bu kadar yakın bir bölgede gerçekleştirilen bu operasyon birçok düşman sathında da travmaya sebep olmuş, korku enselerinden tüm vücutlarına yayılmaya başlamıştır. Hatta bir nevi “Kandil Operasyonunun” bir tatbikatı gibi de düşünülürse “başarı” oranı daha da artar.