MİT'te Ne Değişti?
Serkan Yıldız

MİT'te Ne Değişti?

28.03.2021 Pazar 14:21

Son zamanlarda yazılı ve görsel basında sizlerin de takip ettiği gibi MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı)’in bir dizi başarılı operasyonlarını okuduk, gördük. Bu tip haberler geçmiş yıllara oranla daha çok önümüze gelmeye, daha çok dikkat çekmeye başladı.

Peki değişen neydi? Ne oldu? Neler farklılaştı?

Yıllar önce istihbarat politikası “Yurt içinde ki Milli Tehditlere karşı önlem ve karşı istihbarat” olan teşkilat son yıllarda daha çok yurt dışı operasyonlarında etkin bir güç haline geldi. Geliyor.

Peki, bu nasıl oldu? 

Gazetemiz yazarlarından Hasan Mesut Önder her Cuma “İstihbarat” temel konusu ile TUİÇ kanalında çok güzel, akıcı ve ilgi çekici programla bu konuda uzman kişilerle söyleşi yapıyor. Geçtiğimiz Cuma günü konuğu Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış (E) Korgeneral İsmail Hakkı Pekin’di. ( https://www.youtube.com/watch?v=QwQqzmKUzs4Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim) Söyleşinin birçok can alıcı noktası vardı ama konumuzla ilgili bir mihenk taşını koydular karşılıklı. Sayın Pekin; Hakan Fidan’ın ilk Mit Müsteşarı olduğu dönemde “yapmak istediklerinden – hedeflerinden” kısaca bahsederken tamda bizim dediğimiz noktalara değindi.

MİT’i sadece bulunduğu coğrafya da değil tüm dünya üzerinde etkin bir güç haline getirmek istediğini ve bunun için, içinde bulunduğu imkânların çok kısıtlı olduğunu belirten Pekin, MİT’in bugün ki geldiği konumadan oldukça memnun gözüküyordu.

Yiğidi öldürelim, hakkını yemeyelim.

Doğru! Hakan Fidan’la MİT bir “fişleme” biriminden çıkıp, istihbarat toplayan, değerlendiren, uzman kadrolarıyla, tam zamanında – etkin ve sonuç odaklı operasyonlar düzenleyen bir “İstihbarat Şirketi” haline geldi. Bulunduğu ve tercih edemediği bu coğrafya dışına çıkıp, Avrupa’da ve uzak okyanus ötelerinde operasyon dizayn eden bir teşkilat kıvamına geldi. Hala da gelmekte.

Tekrar soralım; “Ne değişti?”

Öncelikle MİT kadrolarında bir devrim gerçekleşti. Zamanında gazete ilanı vererek “İstihbarat Uzmanı” topladı diye çok eleştirilen MİT, önce personel kaynağının tabanını geniş kitlelere yayarak, tek ve besili “Devlet Kadrolarından” (Emniyet – Ordu – Kamu) kurtardı. Başvuru sayısını artırarak, en doğru, en isabetli ve hatta en profesyonel personel temin imkânı buldu. Sadece alanda operasyon görevde bulunan personelle olmazdı Ulusal Güvenlik İstihbaratı… Ve Hakan Fidan ilk bunu fark etti. Uygulamaya koydu. Alanda Operasyonel İstihbarat uzmanları bir “İstihbarat Operasyonun” son noktasıdır. Ve işler o noktaya gelene kadar “düzenli – düzgün – disiplinli ve tam bir gizlilik içinde” ilerlemezse isterseniz sizin elinizde en iyi operasyonel birimler olsun o iş kesinlikle sarpa sarar, çamura batar. Bu yüzden istihbarat ve istihbarat bilgi çarkında her birim çok çok önemlidir. İşte Hakan Fidan buna göre teşkilat şemasını baştan yarattı.

Peki bu yeterli olur muydu? Elbette ki olmazdı, olamazdı.

MİT’e bir misyon ve vizyon yenilemesi getirildi. Görsellikten, harekât planlarına, personel davranışlarından, MİT politikalarına kadar yenilendi. Güncellendi. Hatta işler biraz daha büyüdü ve bugün “KALE” adı verilen, tozlu – rutubetli kamu dairesi binalarından kurtarılıp, modern bir yerleşkeye taşındı MİT. Modernleşen sadece istihkâm ve bina durumları değildi. Teknolojik İstihbarat birimleri de değişti, gelişti. Aktif olarak SİHA ve İHA ’larla çalışma imkânları daha da kolaylaştı. Kendi Taktik Harekât Merkezini kurarak, diğer kurumlarla bağı kesildi. Gizlilik, kurum içinde çekirdek kadroda kaldı. Yayılmadı, tacize uğramadı. İşinin ehli, liyakat sahibi, uzman istihbaratçılar görevlerinin başlarına tam bir profesyonellikle oturdular.

Ardından PR çalışmaları hızlandı. MİT birkaç araştırmacı yazarın tozlanmış hayal gücünden kurtarılıp, mafya konulu dizi senaryolarından arındırılıp, gerçekte ne olduğu, ne yaptığı, personelinin nasıl seçildiği, nasıl çalıştığı konusunda Medya ile ortak çalışmalara girerek, “MİT’in Gizli Tarihi” ve insanların merak ettikleri her soru titizlikle cevaplanmaya başlandı. Farklı, gerçekçi ve kurgudan uzak yapımlara danışmanlık yaptı. Siyah Pardösü, pala bıyıklı, yaz kış takılan güneş gözlüklü “MİTÇİ” personel etiketinden sıyrılıp, entelektüel, akademik, bilinçli, prezantabl ve işinde gerçekten uzman personel oluşturuldu. 

Dünya İstihbarat Servisleri arasında yerini sağlamlaştırma ve ciddiyetini artırmak için bir dizi Yurt Dışı çalışmalarına katıldı. Kurslar, seminerler, konferanslar ve ortak operasyonlarla MİT artık eski MİT olmaktan çok uzaklaştı. Saygınlığı ve tanınırlığı da bu çizgide paralel olarak arttı.

Yukarıda sayılan tüm bu MİT için küçük ama aslında kocaman adımlarla, kendi işini yapma sırası geldiğinde alnının akıyla her operasyonu tamamladı, bitirdi. Elbette ki, başarısızlık – kazalar ya da istenmeyen sonuçlar olacaktı. Bu “insan tabanlı” olarak yürüyen her işte / alanda olduğu gibi istihbarat dünyasında da olması çok normaldi. Ancak genel ve yüksek bir perspektiften bakıldığında karşımızda; “Modernleşmiş, Gelişmiş, Çağa ve Çağın gereklerine ayak uydurmuş, Teknolojiden sonuna kadar faydalanan ve işinin ehli – profesyonel kadrolarıyla gelecek vaat eden” bir İstihbarat Servisi olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Allah yar ve yardımcıları olsun, yolları açık – kazaları mübarek olsun.