Londra’da ki Patlama ve Bana Düşündürdükleri, Peki Ya Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Serkan Yıldız

Londra’da ki Patlama ve Bana Düşündürdükleri, Peki Ya Siz Ne Düşünüyorsunuz?

01.07.2021 Perşembe 16:09

28 Haziran günü İngiltere / Londra’da metro istasyonunda bir patlama meydana geldi. O sırada erkek kuaföründeydim. Ve alt yazılar geçmeye başladı. Sanırım benden başka o salonda kimse bunu dikkate almadı. Çokta normal. “Algıda seçicilik” işte böyle bir şeydir.

Kuaförümden TV’nin sesini açmasını istedim. Spiker; “Londra Polis Departmanının bu patlamanın bir terör saldırısı olmadığını düşündüğünü”söylüyordu. Olayın üstünden henüz daha 20 dk geçmemişti bile. Kuaförüm güldü. “Haydi oradan” dedi. Bir şey demedim. Ancak ona çok katılıyordum.

Evet, patlamanın işleyişi, meydana gelişi, blast etkileri hatta tüm teknik analizleri incelendiğinde bir “terör saldırısı” olmadığı gözüküyordu. En azından Londra Polis Departmanına göre.

Sorum şu; Londra Polis Departmanına;“Bir patlamanın –terör saldırısı- sayılması için ne gibi koşullar gerekir?”İlle de radikal bir İslamcı, ille de sarıklı – cübbeli – sakalı göbeğine kadar inen birilerinin bölgede kameralara yakalanması, şüpheli tavırlar göstermesi hatta bir örgütün bunu üstlenmesi mi gerekir? Böyle olunca bu bir “terör saldırısı” ama sıradan (!!!) bir elektrik arızası sonucu dört – beş arabanın durduk yere alev alıp, ardı ardına patlaması “terör saldırısı” değil. Londra Polis Departmanının böyle düşünmesi çok normaldir. Aldıkları kısıtlı ve yetersiz eğitim ve taktik çalışmayla olayın gelişimine bakıldığında sonucun bu çıkması çok çok normaldir. Peki, MI5 hatta MI6 ‘de öyle mi düşünüyor? Asla! Hatta buna inanmadığım için birkaç dostumla kısa mülakatlar yaptım web üzerinden. Ve onlarda benim düşündüğümü düşünüyorlar ve “L.P.D. (Londra Polis Departmanı) ‘yi boş ver” diyorlardı. Haklılardı.

Elektrik kendi iç anatomisinde zaten tehlikeli bir akımdır. Ancak bu akım bugün insanlığın en büyük yoldaşıdır. Bunun tehlikeli bir hale gelmesi için birçok patolojik durumun bir araya gelmesi, şartların oluşması gerekir. Ve bir kablo içine hapsedilmiş elektrik enerjisi hızla toprağa ulaşmak için çabalar ve siz bundan enerji elde edersiniz. Bu akımı farklı yerlere yönlendirirseniz lambanızı yakar, fırınınızı çalıştır, sakallarınızı keser hatta yangın bile çıkartabilir. Bunların hepsini yapmak sizin elinizdedir. Yanlış bir topraklama yaparsanız bu yangına sebep olur. Ancak günümüzde, bu teknolojik koşullarda, insanlığın ulaştığı bu “bilgi birikiminde” sizin bile şofbeni açık unutmanız durumunda yangın çıkma ihtimali çok çok düşüktür. Çünkü elektrik tabanlı üretim ve tüketim araçlarını meydana getiren firmalar artık “doğal bir sigorta” yöntemini her aletlerinin içine koyuyorlar. Hele ki, İngiliz Metro Sistemlerini kalite kontrol ve emniyet tedbirlerini alan bir firma bu hassas konuyu atlayacağını asla sanmıyorum.

Doğrusu ben yemedim bu “Standart yangın sebepli” ortaya çıkan kaosu. Ama onlarda haklı, işin içinde bir Müslüman, bir Radikal İslamcı, bir sakallı – cübbeli yok. Neden bir terör saldırısı olsun ki? Gayet mantıklılar buradan bakınca. Peki ya şeş kaza o metro istasyonun da bu faillere uyan biri görünmüş olsaydı. İşler o zaman çarşı – Pazar karışırdı. Ama gözükmemiş olmalı ki, patlamadan 20 dk sonra “Terör saldırısı olduğunu düşünmüyoruz” diye açıklama geldi.

Ben size patlamanın olduğu “Elephant and Castle” bölgesinin biraz iç dinamiğinden bahsedeyim ve sonra öğrendiklerimle harmanlayayım ve sonucu size bırakayım; Mevzu bahsi geçen bölge, Londra’nın güneyindedir. Üniversite öğrencilerinin ekonomik bir şekilde eğlenebildikleri bir lokasyondur. Bölge Güney / Latin Amerika, çoğunlukla da Kolombiyalı göçmenlerin kontrolündedir. Eğer o bölgede illegal bir eğlence istiyorsanız Latin kökenli birilerinden izin, malzeme temini ya da size o imkânları vermesini istersiniz. Yoksa tersi durumlarda işler çirkinleşebilir. Böyle bir alt yapısı olan bölge de ve fizyolojik olarak yaratılıştan gelen “nitelikleri”az çok belli olan bir zümrenin çoğunluğu kazandığı yerde “ortaya çıkan bu kaosa” ; “basit yangın temelli bir sebep” demek ancak ve ancak LPD’nin işi olabilir. Ancak görüştüğüm kişilerden aldığım bilgiler, yanan araçların, “LONDRA BÖLGESİNDE İDARİ AMİRLERİNDEN” ikisine ait olduğu yönünde. Diğer arabalar kurunun yanında yanmış sanırım.

Peki, basit bir soru soracağım, bu tip bir eyleme sadece İngiltere’de değil, İtalya’da değil, Beyrut’ta değil hatta dünyanın neresine giderseniz gidin ne ad verilir? “Sabotaj” ? Evet, mantıklı; ancak bu eyleme sabotaj diyemeyiz çünkü sabotaj; “belli bir hedefi / hedefleri ya da istasyonu gayri faal hale getirmek için” yapılır. Bir eylemin “terör saldırısı” olması için, “oluşan kaosta ve ortaya çıkan kıyımda birçok sivilin – masumun – günahsız insansının da zarar görmesi” gerekir. Bunun bir sabotaj olması için gerekli koşullar yoktur. Bu düpedüz bir “terör eylemidir” Sebebi, sonuçları, amaçları, etiyolojisi her ne olursa olsun amaç “kaotik”bir durum yaratmaktır. İşte sadece bu sebeple bile bunu “Terör Eylemine” sokabiliriz.

Kaldı ki bugün, bir elektrik akımından nasıl yangın çıkarılabileceğini benim size burada anlatmam ciddi sorunlar yaratabilir ama birçok sosyal paylaşım ve video yayını yapan sitelerin arama kısmına yazdığınızda çok net bilgilere ulaşacağınıza eminim. Bu durum da bu kadar netken;

LPD böyle düşünmemiştir, Neden? Çünkü; İşin içinde Müslüman yoktur, sarıklı, sakallı bir Radikal görünüşlü yoktur. İşin içinde altın zincirler takan, bol pantolonlar giyen, cırtlak renkli t-shirtleriyle ortalarda gezen ve İngiltere ile Kolombiya arasında imzalanma aşamasında olan 12 Milyar Dolarlık Ticaret anlaşmasının olduğu bir taban / sebep vardır. Elbette ki “terör saldırısı” değil bu. Olamaz da! Çok mantıklı değil mi sizce de? Siz ne düşünürsünüz peki? Asıl önemli olan o…