F35, S400 ve Bir 'Artı Eksi Listesi'
Serkan Yıldız
F35, S400 ve Bir 'Artı Eksi Listesi'
18.01.2021 Pazartesi 14:28

Geçtiğimiz günlerde Savunma Bakanı Sn. Hulusi Akar, ikinci parti S-400’ler içinde görüşmelere başlandığını ancak diğer yandan da Türkiye’nin de ortağı olduğu F-35 programına dönüş yapmak istediğini açıkladı. Güzel ve ılımlı ancak gerçeklerle pek bağdaşmayan bir açıklamaydı. Gönül elbet her ikisini de ister, envanterimize katalım ister. Hiçbir “Vatansever” buna itiraz etmez eminim ki. Ancak birde gerçekler vardır.

Birinin Amerikan diğerinin Rus yapımı olmasının yanında “Dost / Düşman” tanıma sistemleri de farklı. Elbet bu üstesinden gelinebilecek bir durum ki gelindiğini de biliyoruz. Ancak bir “Artı / Eksi Listesi” yapıldığında çıkan sonuç önemlidir. Bu listenin bize söyledikleri önemlidir. Dikkat edilmelidir. İyi dinlenmelidir bu liste.

Şahsen ben ilerleyen süreçte; ikisinden birini tercih etmek zorunda kalacağımıza inanıyorum. Emareler de onu gösteriyor. Ve S-400’lerle ilgili çok ciddi bir bedel ödendiğini de biliyorum. Şimdi ödenen bu bedelin yanında birde Biden Krizi sonrası F-35 projesinde “Üretici” vasfında bulunan Türkiye’nin S-400’ler yüzünden bu projeden dışlanma tehlikesiyle karşı karşıyayız.

F-35 projesi neden bu kadar önemlidir? İlki; Savunma Sanayimiz bu proje ile 12 ila 15 Milyar Dolar arası bir girdi kazanacaktır. Ki şuana kadar yaptığımız tüm askeri ihracatın 2-3 Milyar dolar olduğunu düşünürsek sözü geçen meblağ oldukça ciddi bir tutardır. Diğer yandan F-35 Projesinin tam ortasında “üretici sıfatında” bulunan Savunma Sanayimizin, tüm bu gelişim içinde kazanacağı “Teknolojik ve Askeri Gelişmeler” açısında da oldukça mühimdir. Diğer yandan Türkiye, F-35 kullanan tüm Avrupa ve Arap dünyası ülkelerinin de filolarının “Bakım ve Onarım” üssü olacaktır. Bu da her yıl düzenli olarak giren döviz girdisi demektir.

Ama bence en önemli kayıp bunların hiç biri değildir.

Asıl acı olan; F-35 gibi Beşinci Nesil bir savaş uçağının Hava Kuvvetleri envanterine giremeyecek olmasıdır. Hava Kuvvetlerinin 2008’den beri bu konu üzerinde hummalı bir çalışma yaptığı bilinirken verilen kaybın faturası Türk Hava Kuvvetlerinin teknolojik açıdan sınıf atlamasının önünde ulu orta durmaktadır. Bu ise sadece bugüne değil geleceğe de yansıyacaktır.

Üstün Hayalet özelliği, çok hassas sensörleri, uzun menzilli havadan havaya, havadan karaya füze sistemleri, ortak ağ merkezli teknolojik harekâta uygunluk, enformasyon ve motor gücü merkezi ile büyük bir caydırıcı güç olarak F-35’lerden mahrum kalmak ise “Artı / Eksi Listemizdeki” en koyu maddedir.

Diğer yandan bölgesel alan rakiplerimiz Yunanistan ve BAE’nin Amerika ile F-35 alımı konusunda anlaşmış olması Hava Kuvvetlerimizin bu ülkelerin Hava Kuvvetlerine karşı da gardını düşürür. Siz dördüncü nesil F-16’larla kalkış yaptığınız anda sizin haberiniz bile olmadan düşman F-35 uçakları size kitleme yapmış olacaktır. Kağnı ile Kamyonun yarışı gibi düşünün bunu. Ve Türkiye şuan da elinde tuttuğu caydırıcı bir güç olan Hava Kuvvetleri kartını masada kaybedecek, geriye düşecektir. Artık bölgesel olarak göklerde söz sahibi biz olamayacağız. İstikbalimizi de başka yerlerde mi aramaya başlasak? Biden’la F-35 krizi, S-400’lere bağlı olduğu için çözülecek gibi durmuyor. Tabii biz S-400 ısrarımızda devam edersek… Ki yukarı da dediğim “Artı / Eksi Listesi”ni az çok sizde görmeye başlamışsınızdır.

F-35 Projesinden çıkartılmamız durumunda zarar göreceğimiz tek yer sadece Hava Kuvvetleri de değil. “TCG Anadolu” ile Deniz Kuvvetlerinin “Donanma Havacılığı” (ki bunun ne kadar stratejik öneme sahip olduğunu ABD ve İngiliz Donanmasına bakıldığında görülecektir) konusunda gelişim içine girmiş ancak proje dışında kalmamız durumunda bu da elimizden kayıp gidecektir. “TCG Anadolu” “Yarı Uçak Gemisi” gibi üretilmiştir. Ve onun üzerine konuşlandırabileceğiniz tek Muharip savaş uçağı F-35B sınıfıdır. Ancak bu proje dışına itilmemiz durumunda üzerinde uçakları olmayan bir uçak gemimiz olacaktır. Deniz Kuvvetlerinin, Donanma Havacılığı konusunda ki ısrar ve hevesini düşündükçe bu onları da çok üzecektir eminim ki. Artı; Denizlerde ki, Havacılık alanında “ilk kez” bu kadar yüksekleri hedeflemiş ve onu elde etmeye bu kadar yakınken, uzak kalmak motivasyonu da düşürecektir. Sebep? S-400 Hava Savunma Sistemleri…

Kendi “Milli Muharip Uçağımızı” yapmaya / üzerinde çalışmaya başladık. Evet, muhteşem bir gelişme. Ancak şuan bu işlem / proje son hızıyla ilerlese bile 2040 – 2045 ‘den önce havalanmış olamaz. 25-30 yıllık bir zamandan bahsediyorum. O zamana kadar F-16’ların modernizasyonu ile boğuşmak, uğraşmakta ayrı bir cost… Ayrı bir gider… Ki bir kağnıya lastik teker ve direksiyon takmanız onu kamyon yapmaz. Kamyonların olduğu bir yarışa direksiyon ve lastik tekerli bir kağnıyla katılmakta sizi anca rezil eder.

“Artı / Eksi Listesine” eklenen bir maddemiz daha oldu. Bir tarafta, tam ortasında olacağımız ve milyarlarca dolar getirecek, teknolojik ve askeri savunma sanayimize sınıf atlatacak, şuan sahip olduğumuz caydırıcı Hava Gücümüzü devam ettirebilecek, gelecek nesillere pırıl pırıl bir güven oluşturacak “F-35 Projesi”… Diğer tarafta kendi uçaklarımızı bile “Dost” olarak tanıyabilmesi için / tanımaması için paralar harcayacağımız / harcadığımız, ABD ve tüm NATO’yu karşımıza almamıza ve bu değerli projeden çıkartılmamıza sebep olan “S-400’ler”

Mantıklı mı peki? Neden S-400 yüzünden bu kadar kayba – zarara uğrayalım? Bunun cevabı bende değil ne yazık ki? Listemize hatta sizin de tuttuğunuza inandığımız meşhur “Artı / Eksi Listemize” lütfen tekrar bakınız. Cevap orada gizli…