Osmanlı Döneminin ilk kadın dergisi; “Şükûfezar”
Mihrab

Osmanlı Döneminin ilk kadın dergisi; “Şükûfezar”

06.06.2022 Pazartesi 17:26

Feminizm, yıllarca kadınların “erkek düşmanlığı” olarak bilindi. (Hala böyle olduğunu düşünenlerin olmadığını umuyorum) Aslında feministler birer erkek düşmanı değil, kadınında erkeğinde eşit insanlar olduğunu ifade etmeye çalışan kadınlardı. Kendilerinin insan olduğunu, her insanın eşit olduğunu anlatma durumunda bırakılmaları (ki hala kendimizi anlatmak, haklarımızın eşit olması için mücadele vermekteyiz) ne üzücü.

Kadınların toplumda ifade özgürlükleri ve eşitlikleri için mücadele verdiği bir dönemde, efsane bir dergi yayın hayatına başlar. “Şükûfezar”. Kelime anlamı “çiçek bahçesi” olan, 1886 yılında (kimi kaynaklarda 1884 olarak da belirtilir) ilk kadın dergisi olarak ilk sayısını çıkartır. Derginin imtiyaz sahibi 19. Yüzyılın ikinci yarısının önde gelen isimlerinden Maarif Nazırı Münif Paşa’nın kızı Arife Hanım’dır.

“Biz ki saçı uzun aklı kısa diye erkeklerin alaycı gülüşüne hedef olmuş taifeyiz”

Arife Hanım derginin ilk sayısında; “Biz ki saçı uzun aklı kısa diye erkeklerin hande-i istihzasına (alaycı gülüşüne) hedef olmuş bir taifeyiz. Bunun aksini ispat etmeye çalışacağız. Erkekliği kadınlığa kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek şâhrâh-ı say ve amelde mümkün olduğu kadar pây-endâz-ı sebât olacağız (gayret ve çalışma yolunda mümkün olduğu kadar sebatla adım atacağız). Yazacağımız şeye haklı haksız itiraz vârid olacakmış. Fakat bizim vazifemizde bile olmayacaktır. Haklı olan itirazı risalemizde ma‘ü’l-memnuniye derc edeceğimizden (memnuniyetle ekleyeceğimizden) şayan-ı tahsin görülüyor (beğenmeye değer görülür). Fakat haksız vuku bulacak itiraza elimizden geldiği kadar mukabele etmek daire-i hürriyetimiz dâhilindedir. Hiç esef etmeyiz.” diyerek derginin çıkış noktasını çok güzel ifade etmiş.

Büyük ses getiren Şükûfezar dergisi, okuyuculardan gelen mektupları dergilerinde yayımlayarak, kadınların kendilerine ait alanlarının oluşmasına, yenilikçi ve birbirlerini destekleyen fikirlerin birçok kişiye ulaşmasına araç olmuş.

Şükûfezar’ın yazarları (bir kısmı dönemin öğretmen okulu olan Daru’l Muallimat’tan mezun kadınlar),kadınlarında sosyal yaşamda var olduklarını, okuyup yazdıklarını göstermiş; kadın ve erkek karşılaştırması yapmadan, yaptıkları çalışmalar ile gündeme gelmişler. Kadınların sadece üzerlerine yüklenen kadınlık görevleri haricinde de işler yapabileceklerini göstermek istemişler. Bunu da ilk kadın dergisi unvanı aldıkları “Şükûfezar” ile çok da güzel yapmışlar.

Şükûfezar dergisinin günümüze beş sayısı ulaşmıştır. Her bir sayı 16 sayfadan oluşmak üzere toplam 80 sayfadır.

Erkeğin söz sahibi görüldüğü toplumda bizde varız diyen kadınların çıkardığı Şükûfezar dergisi, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı tarafından erişime açıldı. İncelemek isteyen arkadaşlar göz atabilirler.