Hayat Sofrası!
Merih Bayraktar
Hayat Sofrası!
12.01.2021 Salı 10:09

Ne güzeldir, ne zengindir benim güzel ülkemin her yöresinin mutfağı...

Tüm yörelerin kendine özgü tatları , lezzetleri insanın iştahını açar adeta mest eder...Size bu mutfaklardan birkaç örnek...Önce  Konya'ya  git bir bamya çorbası söyle , ardından etli ekmek ve finalde dilber dudağı ye...Sonra çık sahaya Konyaspor'dan tam 4 gol ye! Gaziantep, aman Allahım bütün lezzetler biraraya toplanmış yenmek için sırada bekliyor...Biz beyran ile başlayalım ,içli köfte, patlıcan kebabı ile devam edip katmer ile bitirelim...Sahaya çıkalım Gaziantep FK'dan 3 gol yiyelim!..

Alanya'nın da zengin mutfağı, çok güzel yemekleri var...Kabak çiçeği dolması, nohutlu hibeş sonra da öksüz helvası...Eee bu yemeklerin üzerine Alanyaspor'dan 2 gol yemek de farz oldu! Geldik bu haftaya ve  ülkemin en zengin mutfağına...Hani yemekleri görünce hangisinden başlasam demeden duramıyor insan...Fellah köftesi,humus,

Künefe derken üstüne de 2 gol Hatayspor'dan ye!..

Niye bu yemeklerden örnek verip başladım yazıma...

Beşiktaşlı futbolcular ve teknik ekip , güzel demiyorum çok çok güzel yemekleri yiyince üzerine mutlaka bol gol yiyor...

Sen maça lider çıkmışsın, süper bir hava yakalamışsın,

Tabiri yerindeyse golcülerin seferberlik ilan etmiş...Buna karşın rakibinin de müthiş bir gol silahı var ve sen ona önlem almıyorsun...

Çünkü aklın yemeklerde kaldı!..

Defans oyuncuların iyi gününde oldukları için bir iki pozisyon dışında 5 maçtır kalende  gol bile görmüyorsun...

En ince detay şu,

Yemediğin goller kaleciye yazılırken  yediklerin niye takıma yazılıyor? Çünkü Beşiktaş'ın kalesinde fazlaca abartılan, topu oyuna sokmayı bilmeyen bir kaleci var...

Ben hâlâ Kayserisporlu Denis'in 113 km hızla giden frikiğini Ersin'in kurtarmasını sezonun unutulmazları arasına koyan o  köşedeki kardeşe takılı kaldım...Hatay'da daha 6'ncı dakikada öne geçiyorsun ve fark beklenirken abuk bir gol yiyerek saç baş yolduran Ersin sahneye çıkıyor  tüm arkadaşlarını hüsrana uğratıyor... Yine Denis'in frikiği ,Ersin'in kurtarışı ve onu yazan kardeş aklıma geldi...

Kısacası önümüzdeki 5 yıllık planlamada Ersin varsa Beşiktaş kalesi büyük bir tehlike altında demektir...Şu aşamada Ersin'de ısrar etmek hem bu genç çocuğa hem de Beşiktaş'a yazık etmek olur...Kalecilik zor iş, çok deneyim gerektirir...Ancak o deneyimi Beşiktaş kalesinde edinemezsin...

Çocuğu bir kulübe kiralık verirsin, oradaki performansına göre tekrar kalene koyarsın ya da bu iş olmaz dersin...Genç, özellikle öz kaynak

Futbolcularına hep sempatiyle bakmışımdır ama genç kaleci beni hep korkutur...Takım kalecisine güvenmeli maalesef bu güven Beşiktaş'ta yok...

Beşiktaş'ın emeği kaleci hataları ile heba edilmemeli derim...

Bu arada maçın hakemi ve VAR'cılara Hatayspor'un buz gibi golünü yedikleri için de Beşiktaş'ın teşekkür borcu olduğuna inanıyorum...

Şimdi maçtan daha önemli bir konuyu yine anımsatmak istiyorum...

Kayserispor Beşiktaş maçından sonra bir Kayseri milletvekilinin Beşiktaşlı yöneticilerin bulunduğu locayı basıp onları yumrukladığı iddiası ortaya atılmıştı...

Yazımda da spora özellikle futbola siyasetin el attığını, iddia doğruysa şimdi de yumruk attığını gördük diye yazmıştım...

Sonrasında

Yumruk attığı iddia edilen milletvekili özür mahiyetinde bir kamuoyu duyurusu yayınladı...Soru şu, olayda siz yoksanız niye böyle bir yazı paylaştınız,

Çiçeğimizi alıp Beşiktaş Kulübüne  gitmek arzusundayım diyerek Beşiktaş camiasından özür dilediniz?

Özür dilemek erdemdir derler ama asıl erdem özür dilemeyi gerektirecek şeyler yapmamaktır...

Sezonun daha ortasına gelmedik ancak son düzlükte bu tür olayları sıkça yaşamamız olası...

Yine benden bu kadar...Esen kalın sağlıkla kalın...