Putin’in Peçenek ve Kuman Çıkışı: Ruslar Mı Yendi?
Mehmet Hakan Kekeç

Putin’in Peçenek ve Kuman Çıkışı: Ruslar Mı Yendi?

11.04.2020 Cumartesi 01:05

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Korona virüsüyle “Peçenek ve Kumanlarla baş ettikleri gibi baş edeceklerini” söyledi ve “Her şeyin üstesinden geliriz” dedi… Allah kolaylık versin. Demek daha en az 500 seneleri var. Umarım o kadar zorlanmazlar.

Rus tarih yazıcılığı Ortodoks – Bizans ekolü üzerine kuruludur ve dünyayı “Merkezde biz Ruslar, doğuda düşmanlar, batıda düşmanlar” şeklinde okurlar. Tıpkı Bizans tarih yazıcılığı gibi de itikadi olarak kendilerini ideal göstermekle birlikte geçmişlerini eğip bükerek destansılaştırırlar. Milliyetçilikleri gerçeklerin değil, muhayyilenin üzerine kuruludur. Diplomaside de ‘Bizans oyunlarını’ severler. Peki, daha daha nasıl? Detayını Rusya uzmanı hocalarımız var, onlara sormak icab eder.

***

Soralım: Peçenek ve Kumanları Ruslar mı yok etti? Kumanlar farklı bir hikayedir. Orada karmaşık Moğol dönemini de hesap etmek gerekir. Ama Peçeneklerin hikayesi ve sonu ‘Rusya tarihinden’ ziyade ilk Anadolu Türk beylikleri, Selçuklu ve Bizans İmparatorluğu bağlamında bir hikayedir. Rusya bu serüvende belki ancak figüran olabilir.

10.yy’da Ruslar ile Peçeneklerin iç içeliği, bazen barış bazen savaş dönemleri yaşadıkları gerçektir. Ama bu süreç Peçeneklerin sonunu falan getirmemiştir. 11.yy ortalarında Karadeniz kuzeyinden yoğun Oğuz göçü olunca Peçenekler daha batıya, Tuna kıyılarına gelmiştir. Yaşam biçimini göç üzerine kuran bir Türk boyu için pek de şaşkınlık verecek bir hareket değil.

Bu sırada Bizans’ta Makedon Hanedanlığı hüküm sürüyordu. Bizans’ın belki de en parlak dönemleri 10.yy ve 11.yy ilk yarısıdır. İşte bu süreçte Bizans’ın Balkanlarda yerel hakimiyetleri yok ettiklerini görüyoruz. Bu, ilk bakışta Bizans için müsbet bir manzara gibi görünse de kimi direniş noktalarını Peçenek ve Macarların lehine olacak şekilde yok ettiklerini anlıyoruz. Zira Peçenekler Tuna’ya indiklerinde ellerini kollarını sallayarak yaşamaya başladılar.

Bizansla da Ruslar gibi bazen barış bazen savaş şeklinde yaşayan Peçenekler 1071 Malazgirt Savaşı sonrası İmparatorluk zayıflayınca 1078’de Edirne’ye kadar geldiler. 1080’li yıllarda Balkanlardaki dini ayaklanmalara destek verdiler. 12.yy’a yaklaşırken, Peçeneklerin Bizans’a karşı elleri oldukça güçlenmişti… Görüyorsunuz, daha Ruslardan bahsetmedim. Onlar bu sırada Kumanlarla meşguldü.

***

1071’de sarsılan ve 20 yıl oldukça bocalayan Bizans’ı yeniden ayağa Komnenos Hanedanlığı kaldırmıştı. Hanedanlığın ikinci ve en büyük İmparatorlu Aleksios Komnenos hiç abartısız İmparatorluğun ömrünü 4 yüzyıl uzatacak hamleler yapmıştır. Tahta geçtiğinde Batıdan Normanlar, Balkanlardan Peçenekler, Akdeniz’den Çaka Bey ve Doğu’dan Selçuklular bastırıyorken bu hengameden ‘Bizans oyunları’ ile çıkabilmesini bilmiştir. Çaka Bey’i saf dışı bırakmak için Kılıç Arslan’ı, Normanlarla baş edebilmek için Bitinyadaki Türkmenleri ve Peçenekleri zayıflatmak için de Kumanları kullanmıştı.

Peçeneklerin Edirne’ye kadar geldiğini söylemiştim. Peçenekler Edirne ve hatta Lüleburgaz’a kadar gelmekle yetinmemiş, Türk denizci Çaka Bey ile de Bizans aleyhine anlaşma yapmışlardı. Anlaşmaya göre Meriç’te Bizans’a karşı birlikte hareket edeceklerdi (tarih 1091).

Çaka Bey 1071 sonrası şu anki bilgilerimize göre Danişmend Gazileriyle Anadolu’da faaliyet gösterirken 1078’de Bizanslı komutan Kabalika’ya esir düştü ve Bizans sarayına gönderildi. Saray’da İmparator Nikephoros Botaneiates’in hizmetine girdi. Yunanca öğrendi. Fakat 1081’de Komnenos Hanedanlığı’nın başa gelmesiyle gözden düştü. İstanbul’dan uzaklaştı ve İzmir’de denizcilik faaliyetlerine başladı. Uzun yıllar Ege Denizleri’nde Bizansı uğraştırdı. Amacı İstanbul’u ele geçirmekti. 1091’e gelindiğinde bu nedenle Peçeneklere ihtiyacı vardı. Peçenekler Meriç civarında Çaka Bey’i beklemeye başladı.

***

1091’de Peçeneklerin karşı karşıya kaldığı trajedi bana göre tarihin en büyük trajedilerinden biridir. Çaka Bey ne yazık ki geç kaldı. Peçenekler Bizans ordusunu tek başına alt edebilecekken söz verdikleri için Çaka Bey’i beklediler. Bu sırada Aleksios Komnenos Kumanlarla çoktan anlaşmıştı. Peçenekler ile Kumanlar arasındaki ihtilafı bilen İmparator kimi imtiyazlarla ordusuna destek için Kumanları kullanabilirdi. Planladığı gibi de oldu. 29 Nisan günü Peçenekler, Kumanların kendilerine saldıracaklarını daha akıllarına getiremeden büyük bir kıyıma uğradı. Öyle bir kıyımdı ki Kumanlar oradan uzaklaştı. Aleksios Komnenos’un kızı Anna Komnena, kıyıma kadın ve çocuklarında uğradığını anlatıyor. Hatta bu kadarını İmparator dahi istememiş olacaktı ki kıyım kararını veren Bizanslı kumandan cezalandırıldı. Büyük ihtimalle İmparator öldürmekten ziyade Peçeneklerin ordusu için esir edilmesini istiyordu. Eh, nerede Ruslar? Büyük ihtimalle Meriç’e gelen Kumanlara su taşıyorlardı.

Aleksios Komnenos Çaka Bey’den de Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan’a yazdığı bir mektup sayesinde kurtuldu. Bu başka bir hikayedir. Ama özetle şudur: İmparator, sultanı, Çaka Bey’in daha da güçlenmesi durumunda İznik’i ele geçireceğine; yani Selçuklu tahtına oturacağına ikna etmişti. Oysa ki buna dair hiçbir iz yoktur.