Ukrayna: Dünyanın En Tehlikeli Sorunu
Hasan Birgül

Ukrayna: Dünyanın En Tehlikeli Sorunu

20.11.2021 Cumartesi 23:53

Afganistan’da ABD’nin yıkılmasıyla beraber, dünyadaki diğer baş gösteren krizleri gözden kaçırmamak gerekiyor. Hatta bazıları Afganistan'dan potansiyel olarak çok daha tehlikeli bir durumdalar saygıdeğer okurlar; 

26 Haziran 1945 tarihinde San Francisco'da imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması şu şekilde başlar;  “Biz Birleşmiş Milletler halkları: hedeflere ulaşmak için: hoşgörüyle davranmaya ve iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye, ortak yarar dışında silahlı kuvvet kullanılmamasını sağlayacak ilkeleri kabul etmeye ve yöntemleri benimsemeye, tüm halkların ekonomik ve sosyal bakımdan ilerlemesini kolaylaştırmak için uluslararası kurumlardan yararlanmaya, istekli olarak, bu amaçları gerçekleştirmek için çaba harcamaya karar verdik.”  Antlaşmayı imzalayan ilk 50 ülke arasında SSCB ve Türkiye’nin de imzaladığı BM anlaşmasının vurgu yaptığı “İyi Komşuluk” anlayışı, devletler için birbirleri ile komşu ülke olmanın önem ve sorumluluğuna dikkat çekerek barışık yaşamanın anahtarını hatırlatmaktadır. Fakat, Rusya ile komşuluk kuşkuları ve güvenlik sorunlarını beraberinde getiriyor.


 Sertti acımasızdı ve ne de olsa eski bir KGB ajanıydı ama Ukrayna’da son günlerde olanlar yeni çarın tekrar harekete geçtiğini bizlere gösteriyor değerli dostlar; Ukrayna olayları aslında Vladimir Putin rejiminin bir başka tehlikeli yüzünü göstermiş oldu. Bu eski Sovyet cumhuriyeti 1991’de elde ettiği bağımsızlığını koruyabilmek için, ekonomik yönden bağımlı olduğu Rusya ile artık şiddetli bir Hibrit Savaşın içerisinde yer alıyor. Geçtiğimiz haftalarda sınırda oldukça hareketliydi. Rusya sınıra Tank ve lojistik malzeme tedariki yapmaya başladı. Bölgede tansiyon yüksek açıklamalar ve haberler durmuyor. Fakat yakın bir zamanda bölgede oluşabilecek sıcak temas önemli birtakım problemleri beraberinde getireceğini gözlemliyorum. Kremlin, Avrupa Birliği'ni bölmek ve zayıflatmak niyetindeyken ve şimdi güvenlik açıklarını araştırırken, Batılı güçlerin bir araya gelip güçlü bir yanıt vermesi gerekiyor. Tarih, Rus askeri, siyasi ve ekonomik provokasyonlarına barınma veya göz yummamaları gerektiğini tekrar göstermiştir. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin hiç beklemeden hemen TV’lerin karşısına geçerek Rusya'nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağı konusunda kaygılı olduklarını belirterek, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tam olarak ne yapmaya çalıştığını bilmediklerini açıklıyor. Kaygıyla izliyoruz gibi açıklamalar yapılsa da ABD, akbaba gibi olaya sonradan üşüşecek. Putin ve strateji ekibi Avrupa'da sorun yaratmaya devam ediyor. Son entrikaların arasında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine karşı bir gaz savaşı; Belarus'un Litvanya, Letonya ve Polonya sınırları boyunca bir göç krizi; Ukrayna'nın doğu sınırında yenilenen bir askeri seferberlik ve Sırpların Bosna-Hersek'ten ayrılması için ajitasyon yer almaktadır. Rusya ne zaman sistemsel bir açık görse AB’de ve diğer komşularında hemen harekete geçiyor. Putin’in Avrupa Birliği'ni bölme ve zayıflatma arzusu, Almanya'nın ‘’Nord Stream-2’’ doğal gaz boru hattını mümkün olan en kısa sürede onaylaması; Sovyet tarzı uzun vadeli sözleşmelere, petrole bağlı gaz fiyatlarına geri dönmek amacıyla AB doğal gaz piyasasını bozmak ve Ukrayna'yı zayıflatmak ve Moldova'yı Avrupa Ortaklık Anlaşmasını terk etmeye ve bunun yerine Rusya'nın Avrasya Ekonomik Birliği'ne katılmaya zorlamak anlamına geliyor. Bu koşullara zorluyor. Senet imzalatan para tüccarları gibi Rus Hükümeti. Belarus sınır trajedisine gelince, Belarus'un gayri meşru hükümdarı Aleksandr Lukaşenko'nun kışkırttığı yeni bir melez savaş türüne tanıklık ediyoruz.  AB ve NATO durumu bu şekilde tanımlamalı ve Polonya, Letonya ve Litvanya'ya tam desteklerini göstermelidir. AB Dış Konseyi, Ortadoğu'dan Belarus sınırına insan kaçakçılığına karışan tüm havayollarına ve şirketlere yaptırım uygulama konusunda haklı gözükse de Rusya bu işin peşini bırakmaz. Demokrat Biden göreve geldiğinden beri ABD, Belarus'un güney komşusu Ukrayna'yı savunmak için sağlam bir şekilde sistemsel bir atağa kalktı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelensky’nin Eylül ayında Beyaz Saray'ı ziyareti bir sistem olayıydı. Dahası, bu yıl en az 4 ABD Senato üyesi kabine bürokratları Ukrayna'ya ziyaret gerçekleştirdi. Fakat 10 Kasım'da ABD, Stratejik Ortaklık konusunda şaşırtıcı derecede güçlü bir anlaşma yaptılar. Belge, ABD'yi “Ukrayna'nın NATO'ya katılma istekleri de dahil olmak üzere, Ukrayna'nın gelecekteki dış politika seyrini dış müdahaleden arındırmaya karar verme hakkını " desteklemeyi taahhüt ediyor.” 

Bu umut verici gelişmelerin üzerine Ukrayna hükümeti, en saygın üyesi Oleksiy Reznikov'u yeni savunma bakanı olarak atandı. Donbas'taki siperlerden yeni çıkmış ve yakında Washington'u ziyaret edecek. Ancak AB, NATO, Almanya ve Fransa'nın harekete geçmesi gerekiyor. En azından hepsi son günlerde Ukrayna'ya karşı Rus saldırganlığına karşı konuştu. Etkileyici bir şekilde, İNGİLTERE Ukrayna'ya 600 özel kuvvetleri taahhüt etti. Önemli bir rakam fakat etki nüfuzu ne olacak bilinmez. Yeni Alman hükümeti Avrupa'da barışı sağlama konusunda ciddiyse, yapabileceği en etkili tek şey Ukrayna'yı NATO'ya kabul etmektir. Ukrayna, yıllardır Avrupa'nın geri kalanı için bir siper görevi gören Rus askeri saldırganlığına karşı duruyor. Almanya kendisini savunmaya hazır değil, bu nedenle ABD, İngiltere, Kanada, Polonya ve Litvanya'nın zaten yaptığı gibi Ukrayna'ya silah sağlayarak bunu yapmasına yardım etmeli. Ama bu durum Yeni Çarın canını sıkabilir.

Chatham House'dan Keir Giles'in bahsettiği gibi Batı, “Rusya ile yüzleşmenin önlenemeyeceğini, çünkü zaten gerçekleştiğini " kabul etmelidir." Tarih, “Rusya'nın güce saygı duyduğunu ve uzlaşmayı ve konaklamayı küçümsediğini gösteriyor.” Neyse ki, Batı'nın emrinde zaten birçok etkili araç var ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşı daha az dostane olması muhtemel yeni bir Alman hükümetinin gelmesiyle birlikte, yeni stratejik düşünme için bir fırsat daha var. Ukrayna gece soğuk olacak sakın eve girmeyin...