Şehid Eşref Bitlis Paşa
Dr. Ömer Aydın

Şehid Eşref Bitlis Paşa

18.02.2020 Salı 09:40

Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Eşref Bitlis'i (1933 -17.Şubat 1993) içinde bulunduğu uçağın suikast şüpheli bir şekilde düşürülmesi sonucu şehit oluşunun 27.yıl dönümünde Sevgi, Saygı ve Rahmetle anıyoruz.

Yeni nesil, Jandarma Genel Komutanı Şehid Eşraf Bitlis Paşa’yı pek bilmez. Biraz anlatalım.

Jandarma Genel Komutanlığı döneminde Rahmetli Eşref Bitlis Paşa’nın, JİTEM'in kurulup yargısız infazların yapmasına ve itirafçılarla birlikte silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapılmasına karşı çıktığı basına yansımıştı.

Rahmetli Eşref Bitlis Paşa, Kuzey Irak'ta konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye'den ayrılması gerektiğini ve ABD'nin Kuzey Irak'ta oluşturmaya çalıştığı Kürt Devleti'nin Türkiye'nin zararına olduğunu söylüyordu. Bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri büyükelçiliği tarafından birkaç defa hükümete şikayet edildiği iddia edilmişti.

17 Aralık 1992 tarihinde Çekiç Güç'e bağlı Amerikan savaş uçakları, kendilerine bildirildiği halde Irak'ın Selahaddin kentine gitmekte olan Bitlis'in helikopterine taciz uçuşu yaptı ve helikopteri inişe zorlanmıştı.

Şehadetinden 7 ay önce, kendisini gelecekte genelkurmay başkanı olarak görmek isteyen dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yazdığı son mektupta Kürt sorununa ilişkin şöyle yazmıştı; "Sayın Cumhurbaşkanım, Zatı Aliniz Kuzey Irak, Çekiç Güç konularına müdahil olmalısınız, aksi takdirde bölgede sonu alınamayacak ciddi risk ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliriz."

Orgenaral Bitlis'in şehadetinin hemen ardından kendisine yakınlığıyla bilinen Cumhurbaşkanı Turgut Özal kalp kriziyle, ardından Bitlis'in ekibi içinde yer alan Rıdvan Özden ve Bahtiyar Aydın gibi bazı yüksek rütbeli askerler de görevi başında suikastla öldürüldü.

Aynı yıl Türkiye'de derin yankı uyandıran Uğur Mumcu suikastı yapılmış, Adnan Kahveci şüpheli bir trafik kazası sonucu vefat etmiş, Bingöl karayolunda 24 Mayıs 1993 PKK pususunda yolları kesilen 33 silahsız er öldürülmüş, hemen ardından Alevi-Sünni çatışmasına sahne olan Sivas Katliamı yaşanmış, yine aynı yıl PKK saldırısında 33 sivilin katledildiği Başbağlar Katliamı yaşanmıştı.

Kısaca 90’lı yıllar Türkiye’nin karanlık dönemidir. Bu dönemde kurban edilen kıymetli vatan evlatlarından biri de Rahmetli Eşref Bitlis Paşadır. Hepsinin mekanları Cennet olsun.

ANITKABİR’E ŞÜKÜR ZİYARETİ

Çin’den getirilip 14 gün korona virüs karantinasında tutulduktan sonra dışarıya çıkan İngilizce öğretmeni Burcu Öner;

"Enteresan bir şey oldu. Anneme 'Ankara'ya gideceğiz, bu hastanede kalacağız' dediğim zaman annem, 'ben seni orada dünyaya getirmiştim' dedi. Odama çıktıktan sonra annem 'üçüncü kat 307 numaralı odada kalmıştım' dedi, ben de aynı odadaydım. Milyonda bir gerçekleşecek bir olay gerçekleşti.

Şimdi ilk işim, Anıtkabir'e gidip Atam’a teşekkür etmek olacak" dedi.

Böyle olur Kemalistlerin şükrü. Abdest istemez, etrafında dönmek istemez, İzmir marşından bir kuple yeterli. Bir de “olmasaydın olmazdık” kemal ilahisi okundu mu ibadet bitti. Ha bunlar okunurken yönleri batıya olacak.

“Atam sen kalkacaktın, ben yatacaktım. Ama bak bu AK PARTİ yönetimi beni kurtardı. Dolayısı ile sen yatmaya devam edeceksin, çok üzgünüm.” diyecek Burcu kızımız.

Şaşacak bir şey yok. Herkes inandığına sığınarak ondan yardım ister ona şükreder ve yine ona secde eder. Gayet doğal bir davranış.

Secde herkese nasip olmuyor işte Kalp ne diye zikrediyorsa Oraya dönüyor insan.

Hidayet Allah’tandır. İmanlı oluşumuza şükredelim.

NİKOS YAVAŞ GEL

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, KKTC Başbakanlığı himayesinde cumartesi günü Kapalı Maraş’ta düzenlenen “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleriyle Kapalı Maraş Açılımı” toplantısını, “Türkiye’nin meydan okuma hareketi” olarak niteledi ve “Eli kolu bağlı kalmayacağız, gerekirse Türkiye ile savaşacağız.” dedi.

VAY, VAY, VAY... BAK SEEEN. NİKOS, İŞBİRLİKÇİSİ MUSTAFA AKINCI'DAN MI CESARET ALMIŞ, YOKSA UZOYU MU FAZLA KAÇIRMIŞ? NİKOS OĞLUM YAVAŞ GEL, İSTERSEN SEN GİT, ABİLERİN GELSİN.

İBB MECLİS ÜYELERİ EŞKIYA MIDIR ?

İBBB Ekrem İmamoğlu, Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu çalışmaları kapsamında Mecidiyeköy-Şişli istasyonundaki test sürüşünde yaptığı açıklamada İBB Meclisinde alınan tahsis kararlarıyla ilgili olarak;

“Bu resmen meclisteki çoğunluk üzerinden eşkıyalık anlayışı. Kamu vicdanı değil eşkıya anlayışı, eşkıya duruşu. Eşkıyanın ne anlama geldiğini biliyorsunuz, malını gasp etmek. Neymiş efendim bu projeyi meclis üzerinden belediyeye tahsis edecekler, o belediye üzerinden de istedikleri gibi hareket edecekler. Kusura bakmasınlar ama ‘pışık’ derler ya çocuklar.

Böyle bir şey yok. A vakfı, B vakfı işine baksın, kendi işlerini yürütsünler. Karar onay için başkanlık makamına sunulduğunda veto edeceğiz. Hukuki süreçleri yöneteceğiz, zabıtalarımızla gideceğiz, temizleyeceğiz. Birçok kamu alanında yapılmak istenen bu müdahaleleri geri püskürteceğiz.” dedi.

İBB Başkanı; İstanbul’a hizmet etmek yerine, ne yazık ki İstanbulluların seçtiği meclis üyelerine EŞKİYA diyerek bu müptezellik limanına demir atmıştır.

Eğer Ak Parti'li bir başkan o “kayak g…ne girsin” küfrünü yapmış olsaydı; CHP'liler meclisin altını üstüne getirir, özür dilettirirdi.

Taa o zaman yanlış yaptınız sayın GÖKSU ve AK Parti'li meclis üyeleri, "Üzüntülerini bildirmesiyle" yetindiniz. Bugün de artık "eşkıya" lafını yediniz.

GÖKSU BAŞKAN, SÖYLENMEYİN, AĞLAŞMAYIN, GEREĞİNİ YAPIN.YOKSA BU KÜFÜRBAZIN HEYBESİNDEKİ YAKASI BAĞRI AÇILMAMIŞ ÇEŞİTLİ HAKARETLERİNİ DAHA ÇOK İŞİTİRSİNİZ.

MAYMUN GÖZÜNÜ MÜ AÇTI ?

İyi Parti'de istifalar bitmiyor. Yakın zamanda istifa eden vekillerin sayısı 5'e ulaştı. Geçtiğimiz günlerde Meral Akşener'in parti içerisinde sağ kolu olan İyi Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal'ı istifasıyla şoke olan parti, bugün de Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'un istifa haberiyle sarsıldı.

Partiye olan inancını kaybettiğini kaybettiğini duyuran İsmail Ok özetle,

“İddiamız çok kısa bir zamanda yerle bir olmuş ve hayallerimiz yıkılmıştır. Şöyle ki sözde sivil toplum örgütü adındaki emperyalist Soros Vakıfları'nda görev yapanlar, başkanlık divanında en hassas görevlere getirilmişlerdir. Daha da kötüsü, Genel Başkan bu durumu bilmesine rağmen bu Soros’çuların partinin en hassas birimlerinde görevlendirilmesinde bir sakınca görmemiştir.

İptal edilen İstanbul seçimlerinden sonra üç hafta Sayın İmamoğlu’na destek vermek için İstanbul’a gittim. Sayın İmamoğlu seçimden hemen sonra sanki yapacak hiçbir işi kalmamış gibi hemen HDP’li belediyeleri ve yine ilk yurt dışı gezisinde de PKK’lı Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret etmiştir.

Dahası, başkan eşleri ve ihanet sürecinin akil adamlarından Kadir İnanır ile birlikte PKK sevicisi Demirtaş’ın yazdığı kitaptan sergilenen tiyatroyu seyretmeye gitmişlerdir.

Bütün bunlar artık ortağımız CHP’nin HDP ile adı konulmamış bir ortaklık yaptığının meydana dökülmesidir. Partimiz Yönetiminin milletvekilleri ile yaptığı ilk toplantıda bu durumdan rahatsız olduğumu ve bunun tarafımdan kabul edilemeyeceğini ifade ettikten sonra “Parti Yönetimin görüşünü sordum.” En yetkili ağızdan verilen cevapla aynen devam edileceğini anlaşılmış oldu.” diyerek istifasının gerekçelerini açıkladı.

Meral Hanım Abla, neler oluyor? Yusuf Hoca, Özcan Hoca erken mi uyandılar? İstifa eden vekillerin sayısı 5'e ulaştı. Sıra kimde? Yavuz Bey de mi gidici? Partin güneşin altındaki karlar gibi eriyor. Kılını kıpırdatmıyorsun. Olup biteni normal mi karşılıyorsun? Maymun gözünü mü açtı? Uluslararası üst akıl plan değişikliğine mi gitti? Bana göre hava hoş da. Sana gönül veren milyonların yüreğine bir su serpiversen diyorum; Sevaptır.

KILIÇDAROĞLU, CEVAP VERİNİZ

Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, ”Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın cumhurbaşkanımıza FETÖ ile ilgili 20 soru sordunuz. Ben de bugünden itibaren her gün bir soru soracağım. 1) Adaylığınızı açıklamadan bir gün önce, gece Sürmeli Otel’de bir MİT yetkilisi, jandarma albayı ve Danıştay’ın iki üyesiyle ne konuştunuz? diye günlerdir soruyor.

Kılıçdaroğlu kapı duvar, tık yok. Belki cevap yazmıştır da postaya takılmıştır. Çıkmaz ayın son Çarşamba günü Kılıçdaroğlu’ndan cevap gelecektir.

Twitter: @dromeraydin