Haber 365
Haberlere Hızlı Erişin Son Dakika Haberleri ve Gelişmeleri Anında, Herkesten Önce Öğrenmek İçin;
Takip Et
Turna değil, SİHA sürüsü
Abdurrahman Pala
Turna değil, SİHA sürüsü
03.03.2020 Salı 08:52

1974 Kıbrıs Barış Harekatı kararını aldığımızda ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger “Bişey olmaz onlar sabaha kadar Anamur’a inemez. Ben sabah oradayım.” demişti.

Kissinger Ankara’ya geldiğinde biz o kıt imkanlarla Beşparmak dağlarını çoktan geçmiştik.

İdlib'de 34 askerimizin şehit olduğu saldırının ardından başlatılan SİHA operasyonunda Esed rejimine ait hedefler yerle bir edildi.

Türkiye, ilk kez SİHA'ları konvansiyonel bir güce karşı bu yoğunlukta kullandı.

Turnalar gibi insansız hava araçlarımız belirlenen hedefleri batılı stratejistlerin bile aklının almayacağı seviyede yerle bir etti.

Dünya apıştı kaldı.

Hava sahası kapalı bir alanda Türkler bunu nasıl başardı?

ABD'li merkezli medya kuruluşu Bloomberg, "Ankara, teknolojik gücünü gösterdi" başlığıyla gelişmeleri duyurdu. Bloomberg’in haberinde “benzeri görülmemiş sayıda uçağın eşgüdüm içinde hareket ettiği”ne dikkat çekildi. İlk kez bir ülkenin geniş bir hava sahasını drone sürüsü kullanarak yönettiği aktarıldı.

"Düzinelerce uzaktan kontrol edilen uçak, Suriye üslerini, kimyasal savaş depoları ve iki Su-24 savaş uçağını vurdu" denildi.
Guardian ise "Türkiye'nin harekatı rejime ivme kaybettirdi" ifadelerine yer verdi.

Sitrateji uzmanı Turan Oğuz, "Eskiden hükümet olmuş bu konvansiyonel gücün büyük bir envanteri var. Yüzlerce zırhlı araç ve hedef vardı. Rusya ile bir anlaşmazlık neticesinde savaş uçaklarımızı Suriye hava sahasına sokmadık ama gerekli önlemleri aldıktan sonra hesaplı bir risk alıp İHA ve SİHA'larımızı sokmakta sakınca görmedik. Bu nedenle harekatın bu zamana kadarki kısmının yıldızı S/İHA'lar oldu" diye ifade ediyor.

Bu Türk’ün gücünü test etmeye çalışanlara Osmanlı şamarı gibi geldi.

İçişler Bakanı Süleyman Soylu da bir ara seslendirmişti. Ürettiğimiz silah envanterinin çoğunu batılı kaynaklar bilmiyor.
Bize düşen askerimize dualarımızla destek olmak ve güvenliğimizi tehdit eden varlıklar son noktasına kadar yokedilinceye kadar sürecektir.

İstanbul’da rahat ve huzurlu olmanın yolu İdlip’te başarılı olmaktan geçer.

Keza Avrupa’nın güvenliği de Türkiye sınırından başlar. Mültecilere kapıları açınca nasıl da paniklediler gördünüz. Bu saattan sonra herkes faturasını ödeyecektir.