Haber 365
Haberlere Hızlı Erişin Son Dakika Haberleri ve Gelişmeleri Anında, Herkesten Önce Öğrenmek İçin;
Takip Et
PAZARLIK
Abdurrahman Pala
PAZARLIK
08.03.2020 Pazar 12:56

Gününüz güzel geçsin

Bu Pazar sizlere Süleyman Ateş Vak’asını  anlatacağım.

1976 yılların sonu

İktidarda Süleyman Demirel başkanlığında Milliyetçi Cephe hükümetleri var.

Birincisinde Adalet Partisi ve Başbakan olarak Süleyman Demirel, Milli Selamet Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı olarak Necmettin Erbakan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel başkanı ve Başbakan yardımcısı Alparslan Türkeş, ve Güven Partisi genel başkanı ve Başbakan yardımcısı olarak Turhan Feyzioğlu var. İkinci milliyetçi cephe hükümetinde Turhan Feyzioğlu çıkacak diğer üç parti ikinci Milliyetçi cephe hükümeti olarak devam edecekti.

Birinci ve İkinci Milliyetçi cephe hükümetlerinde bakanlıklar paylaşılmış ve din işlerinden sorumlu Devlet Bakanlığına Hasan Aksay Milli Selamet Partisi adına atanmıştı.

CHP-MSP koalisyonu sırasında Diyanet İşleri Başkanlığı’na Dr. Lütfi Doğan atanmışken birinci M.C. Hükümeti sırasında Diyanet İşleri Başkanlığı’na o zamanlar doçent olan Süleyman Ateş atandı.

Süleyman Ateş, o zamanların en nazik dini konuklarda çatlak sesler çıkaranlar var. Yaşar Nuri Öztürk gibi Süleyman Ateş de belli konuları kaşıyor.

Biz önce “Diyanet İşleri Başkanı Melekleri inkar ediyor” diye yazdık. Haberi manşetten verdik.  Belgelerinin küpurlarını koyduk.

Yetmedi

“Diyanet İşleri Başkanı ikinci bir Darwindir” yazdık.

Açık naslara ve ayetlere rağmen böyle sapık fikirleri olan birinin Diyanet İşleri Başkanı makamını işgal etmesi gücümüze gidiyordu.

Bakanlıklar bölündüğü için Milli Gazete’nin toplantısı için İstanbul’a gelen Hasan Aksay ile görüştük. Belgelerini gösterdik. O bizi dinlemek, belgelere bakmak yerine bizim ihtikar ettiğimizi, bu yoldan dönmemizi önerdi.

Artık çare kalmamıştı. 15 günlük yayın etkisini göstermemişti.

Dönemin Adana Valisi Nezih Okuş’a bir dilekçe verdim.

“Elazığ ili merkez ilçe nüfusuna kayıtlı Süleyman Ateş’in kızıyla evleneceğim. Ailem çok hassas olduğu için soyunda dönmelik olup olmadığının gizlilikle ve ivedilikle bildirilmesini emirlerinize arzederim.

Abdurrahman Pala”

Nezih abi sağolsun çok zarif bir insandı dilekçemizi Elazığ Valiliğine havale etti. Kapalı zarfı elime verdi ve ben Elazığ yollarına düştüm.

Ben İstanbul’dan giderken bana Adana’dan katılan gazeteci arkadaşım Ali Bademci vardı.

Ali Adana’da çok çevresi olan bir gazeteciydi. Bir araç temin etti. Ve şöfor dahil üç kişi yola çıktık. Öğle saatlerinde Elazığ’a vardık. Vali Fahrettin Turan’dan havalemizi aldık ve nüfus müdürlüğü önüne evrakımızı koyduk. Kişi homurdana homurdana kara kaplı gazete boyundaki dosyaları indirdi ve  Adana valiliğine cevabını yazdı.

“İlimiz Tatum köyü nüfusuna kayıtlı Süleyman Ateş’in annesinin ermeni’den mühtedi olduğu kayıtlarımızdan anlaşılmıştır. Bilgilerinize”

Evrakı aldık ve hemen yola çıktık. Akşam Adana’ya ulaştık. Ali’nin evinde kaldık. Sabah ilk uçakla İstanbul’un yolunu tuttum. Atatürk havalimanında arkadaşım Aydın Esi beni karşıladı ve beni gazeteme ulaştırdı.

O gün manşeti attık.

“Diyanetin başında bir ermeni dönmesi var”

Sonra ne mi oldu

Süleyman Ateş istifa etti. Diyarbakır DGM hakkında dava açtı. Süleyman Ateş ülkemden kaçtı. Suudi Arabistan’da çalıştı  ve Rahşan affından sonra Türkiye’ye döndü ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde çalışmaya başladı. Emekli oluncaya kadar da aykırı fikileri toplumuza anlatmaya çalıştı.

Rabbim taksiratını affetsin