Dünya genelinde fosil yakıtları terk edip yenilenebilir kaynaklara yatırım yapma trendi hız kazanmış olmasına rağmen yenilenebilir kaynaklar henüz birkaç ülke dışında ciddi bir enerji kaynağı haline gelmiş değil. Bu durumun en önemli nedenlerinden birisi de aslında var olan kömür santrallerini kapatarak güneş, dalga veya rüzgar enerjisiyle çalışan santrallere yatırım yapmanın ekonomik açıdan ülkelerin altına girmek istemediklerini bir mali yük haline gelmiş olması ancak Moody’s son raporu bu algının değişmesini sağlayabilir.

Kısaca Moody’s olarak adlandırılan uluslararası finans araştırması yapan kredi derecelendirme kurumu Moody's Investors Service’in raporuna göre ABD’nin;  Kolorado, Kansas, Montana, Nebraska, Yeni Meksika, Kuzey Dakota, Oklahoma, Güney Dakota, Teksas ve Wyoming eyaletlerini kapsayan bölgedeki kömür santralleri yerlerine kurulması düşünülen rüzgar santrallerine göre çok daha maliyetli. Bu eyaletlerde orta vadeli bir rüzgar santralinin işletilmesi için yapılan anlaşmalarda MWh başına 20$’lık bir ücret ödeneceği tahmin edilirken mevcut kömür santralleri için MWh başına 30$’ın üstünde ödeme yapılıyor.

Hem Halk Hem de Şirketler İçin Kazançlı 

Bununla birlikte raporda Wyoming eyaletindeki 56 GWh kapasiteli kömür santralinin işletme masrafları eyalete yerleştirilecek rüzgar santrallerine ait tüm masrafların üstünde olduğuna dikkat çekildi. Tabi bu durum yalnızca daha ucuz ve temiz enerjiye ulaşan halk için olumlu değil aynı zamanda henüz çok ciddi yatırımların bulunmadığı bu alanda kendisi ispatlamak ve geleceğin enerji alanında müşteri portföyünü genişletmek isteyen şirketler için de oldukça kazançlı bir durum söz konusu.

Moody’s raporu her ne kadar ABD özelinde hazırlamış olsa da aslında bu rapor yenilenebilir enerjiye geçmenin her zaman bir ekonomik yük olmadığını ispatlar nitelikte. Raporun böylesine önemli bir finans kurumu tarafından hazırlanmış olması ayrıca yatırımcıların fosil kaynaklardan ziyade yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmasının önünü açabilir. 

 

Kaynak: Donanımhaber.com