Dijital Dünyada Kişisel Veri Paylaşımı Tehlikeli mi?

Teknolojinin gelişmesi ve dünyanın dijitalleşmesi ile kendi kişisel verilerimizi kendi ellerimizle sunuyoruz. Peki, bu durum artık mahremiyetin kalmadığı ve insanların biyonik robotlara dönüştüğü anlamına mı geliyor?

Dijital Dünyada Kişisel Veri Paylaşımı Tehlikeli mi?

Haber365 Özel / Emre İliksiz

Günümüzün dijital dünyasında insanların internet kullanmadan yaşaması mümkün mü? Kişisel anlamda her ne kadar internete bağlı olmayan bir hayat sürdürmek mümkün olsa da toplumsal anlamda kabul etmek gerekiyor ki bu imkansız. Uçak seferleri, borsalar, iletişim sistemleri ve banka hesaplarındaki 0 ve 1’leri düşündüğümüzde internet olmadığında kafalarda sadece kaotik senaryolar oluşuyor.

Toplumun bir arada yaşamasının tek yolu artık teknoloji ve internete bağlıyken insanların da kişisel anlamda dijitalleşmeden yaşaması pek mümkün değil. Sosyal medyadaki yemek paylaşımlarımız, sevdiğimiz filmler ve tatil planlarımız gibi pek çok veriyi kendi ellerimizle dijital dünyaya sunuyoruz. Bir anlamda kendi mahremiyetimizi kendimiz yok ediyoruz.

“CIA BUNLARI İZLİYORMUŞ”

Kendi mahremiyetimizi kendi ellerimizle yok etmemiz mevzusunda Cem Yılmaz’ın “CIA bunları takip ediyormuş.” veya “Sanki devlet başkanısın.” esprileri çok yapılır ancak mesele bu kadar basit değil maalesef. Evet, kişisel anlamda kimse sizin hangi arkadaşınızla hangi filme gittiğinizi veya hangi restoranda ne yemek yediğiniz ile ilgilenmiyor. Hatta tatilde nereye gittiğiniz ile hiç ama hiç ilgilenmiyor.  Ancak geniş bir perspektiften bakarsak tüm bu verilerin toplu bir yerde depolanması birilerini ilgilendiriyor. Mark Zuckerberg’in Facebook kullanıcıların kişisel verilerini Cambridge Analytica şirketine satması sonucu bu bilgilerin seçim kampanyalarında kullanılması bir sır değil.

TATİL FOTOĞRAFLARINI KİM NE YAPIYOR?

Bu yüzden kişisel verilerin paylaşımı konusunda kiminle hangi restorana gidip ne yediğiniz pek tabii ki fast-food ve gıda şirketlerini ilgilendiriyor. İnsanların yaptığı tatiller ve geçtiği lokasyonlar turizm sektörü için önemli. Ayrıca belli zevkleri paylaşan insanların alışverişlerde ne tür ürünlere yöneldiği özellikle reklamcılık açısından çok önemli. Örnekler daha fazla çoğaltılabilir ve kişisel verilerin paylaşımı konusunda büyük ölçekli komplo teorileri inşa edilebilir ama kesin olan bir şey var ki, o da her birey artık dijital dünyada sistem için önemli bir parça haline geldi.

GELECEKTE VERİ PAYLAŞIMI

Mevcut yaşantımızda akıllı telefon ve bilgisayar gibi herkesin kullandığı cihazlarla toplanabilen veriler yakın gelecekte, teknolojin hızla gelişmesi sayesinde pek çok yöntemle toplanabilecek. Gittikçe yaygınlaşan akıllı evler, kaçta kalktığımızdan buzdolabında ne olduğuna kadar veya kahvemizi nasıl içtiğimizden kaç derece ısıda oturduğumuza kadar pek çok bilgiye erişme avantajına sahip. Yine, akıllı saatlerin yaptığı sağlık geliştirmeleri sayesinde kullanıcıların daha kendi hastalığından haberi yokken hangi ilaçlara ihtiyaç duyacağı belirlenebilir. Otonom araçlar, akıllı gözlükler veya Elon Musk’ın beyinlere takılan Neuralink projesinin bile dijital dünyadaki veri paylaşımına katkı sağlayacağı aşikar.

VERİ PAYLAŞIMININ KARŞISINDA MI YOKSA YANINDA MI OLMALIYIZ?

Gerçek şu ki veri paylaşımı her ne kadar insanları korkutup paranoyaya sürüklese de yararlarının olduğu da yadsınamaz. Bu sayede şirketler ve kurumlar kendi aralarında rekabete tutuşarak müşterilerine en iyi ürünü veya hizmeti sunabilmek için canla başla çalışıyor. Bu hem verileri alınan kullanıcılara fayda olarak döndüğü için ve şirketlere ise para kazandırdığı için ortada bir ‘kazan-kazan’ durumu var. Ancak ibreler daha hassas ve kişisel bilgilere döndüğü zaman işler her iki taraf için de çirkinleşiyor. 

Bu yüzden de sosyal medya devleri, video platformları ve şirketler, kullanıcılarına kişisel veriler konusunda güvende hissettirmeye çalışarak bunun üzerinde PR bile döndürebiliyorlar. Sonuç olarak güvendiğimiz kurumlarla paylaştığımız bu bilgilerin başkalarınca çalınma ihtimali olsa da dijital dünyadan kaçış artık mümkün olmadığı için tamamen sistemin karşısında olmak mümkün değil. Ancak kişisel verilere önem göstermediğini düşündüğünüz ve güvenmediğiniz kuruluşlarla bağınızı koparmak da sizin elinizde. Bu çeşit bir karşılıklı kontrol mekanizması ile mahrem bilgilerin de kötü amaçlı kişilerin eline geçmesini önleyecektir.  

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR