Tarihi 15 Temmuz Davasında Şok İtiraflar! Cumhurbaşkanını...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişimine ilişkin davanın iki numaralı sanığı Gökhan Şahin Sönmezateş, duruşmada verdiği ifadede, Cumhurbaşkanı Erdoğan için asıl amaçlarının suikast değil Ankara'ya götürmek olduğunu ileri sürdü.

20.02.2017-16:20 - (Son Güncelleme: 30.11.-0001-00:00)Tarihi 15 Temmuz Davasında Şok İtiraflar! Cumhurbaşkanını...

Duruşmanın öğleden sonraki kısmında mahkeme heyeti, ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişiminin planlayıcı olduğu öne sürülen ve hain darbe girişiminin başarılı olması halinde atama listesinde "MİT başkanı" olarak görevlendirildiği belirlenen Gökhan Şahin Sönmezateş'in ifadesini aldı.

Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen ve soruşturmada "başı sıkışan" herkesin kendisinin adını öne sürdüğünü iddia eden Sönmezateş, "FETÖ'cü değilim." dedi.

Sönmezateş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öldürmek için değil, derdest ederek Ankara'ya götürmek için Marmaris'e gittiklerini söyledi.

Suikast girişimine giden timleri kendisinin seçmediğini ileri süren Sönmezateş, şunları ifade etti: "Bütün dünya Cumhurbaşkanının İstanbul'a gittiğini bilirken, biz tuzağa düşürülerek oraya gönderildik. Ben yaverle görüşmedim. Bu görevi ben planlamış olsaydım, ya başarılı olurduk ya da görevi iptal ederdim. FETÖ'nün 'mesih' veya 'Peygamber' olduğuna inanmıyorum. Bu sapkın bir düşünce. Şu andaki hesabım 'Bizi kim yanılttı ve 4 saat bekletti?' sorusunun cevabını bulabilmek. Bütün sorumluluğu üzerime alıyorum ama olmadığım yerlerle ilgili sorumlulukları kabul etmiyorum."

TSK'nın emir komutası içerisinde ihtilal yapıldığını düşünerek hareket ettiğini iddia eden Sönmezateş, darbeden önce Ankara'daki bir villada FETÖ'nün imamlarının yaptığı toplantıda kendisinin bulunmadığını da iddia etti Sönmezateş, söz konusu villanın nerede olduğunu dahi bilmediğini savundu.

Görevden ilk olarak 11 Temmuz'da, açık görevden ise 13 Temmuz'da haberinin olduğunu anlatan Sönmezateş, "Görevi bana Semih Terzi verdi. Uçuş ekibine operasyonla ilgili bilgi vermedim. 'TSK yönetime el koydu' dediğimde uçuş ekibi helikopterlerin başındaydı. Görevin Genelkurmay Başkanlığından geldiğini söyledim. Ekibe sadece koordinatları verdim. Ekipteki herkes görevi kendi komutanlarından alıp gelmişti. Ben de dahil o resmi kafamızda çıkartabilseydik göreve gitmezdik." diye konuştu.

Sanık Gökhan Şahin Sönmezateş, ifadesinde, "Ben helikopterlere alçak uçuş yapma ve ışıkları kapatma emri vermedim. Benim görevim Cumhurbaşkanını sağ salim almak ve Akıncı'ya getirmekti. Bu anlamda hiçbir ekibe öldürme ve ateş etme emri de vermedim." iddiasında bulundu.

Verilen görevi kendisinin planlamadığını iddia eden Sönmezateş, "Eğer bana suikast görevi verilseydi, bu görevi asla kabul etmezdim ve bu şekilde gitmezdim." dedi.

Helikopterlere yakıt konusunda hiç kimseyle bir görüşmesinin olmadığını iddia eden Sönmezateş, bu görevin tamamen Akıncı Üssü'ndekilerin olduğunu öne sürdü.

Sözde "sıkıyönetim direktifi"nde kendisine verilen görevi bilmediğini ileri süren Sönmezateş, şöyle devam etti: "Beni MİT Müsteşarı olarak göstermişler. Bu akıl alır gibi değil. Listeyi gerçekçi ve akıl almaz buluyorum. Biz Akıncı Üssü'nde komuta hareket merkeziyle muhatap olduk. Görüşmelerde bana oradaki komutanın direktifini söylediler. Sonradan öğrendim ki orada da böyle bir komutan yokmuş. Bu süreçte hayatımda yan yana dahi gelmediğim, İzmir ve Konya'dan bazı kişiler bana FETÖ iddiasında bulunmuşlar. Bunu asla kabul etmiyorum."

FETÖ üyesi olmadığını söyleyen Sönmezateş, "Bununla ilgili hiçbir bilgi, hiçbir fotoğraf da yok. Herkesi dinledikten sonra tekrar kendi savunmamı hazırlayacağım." dedi.

Sanık Sönmezateş, şu iddialarda bulundu: "Cumhurbaşkanını almaya gittiğimizde eğer orada bakanlar olsaydı onlar da alınacaktı ancak Cumhurbaşkanı'nın ailesi alınmayacaktı. Bize bu görevi veren irade, Cumhurbaşkanının orada olmadığını biliyordu. Ali Yazıcı'nın, Çiğli Üssü'ne geldiğini bilmiyorum ve orada görüştürülmedim. Eğer ben Yazıcı ile görüşseydim, bugün farklı şeyleri konuşuyor olurduk ve Marmaris operasyonu olmayabilirdi."

"Benim Oğlumu Kim Vurdu?"

Sönmezateş, Şehit Nedim Cengiz Eker'in annesi Güzel Eker'in "Benim oğlumu kim vurdu? Ben bunu öğrenmek istiyorum. Ben bir anneyim." sözleri üzerine şöyle konuştu: "Ben annemizin acısını paylaşıyorum, başı sağ olsun. Polisimiz görevini yaparken vuruldu, yiğitti, ben buna çok üzüldüm ancak çatışmanın yaşandığı bölgede değildim. Çatışmaya ben girmedim. Ben havadaydım. Bize verilen çerçevede görevimizi yaptık. Bu arada polisle yaşanan çatışmadan benim haberim de yoktu. Olsaydı kesinlikle bir şekilde diyalog kurarak bu sorunu hallederdim. Cumhurbaşkanı'nın olmadığı bir yerde zaten neyin çatışmasını yapacaktık?"

Kendilerinin "her ihtilal gibi bir ihtilale girdiklerini", 2-3 kişilik bir ekiple Cumhurbaşkanı'nı alacaklarını düşündüklerini söyleyen Sönmezateş, "Çiğli'den hareket etmeden önce çatışma için hiçbir şekilde emir vermedim. Bulunduğum helikopterden ateş açılmadı. Benim bulunduğum helikopterden aşağıya hiçbir şekilde ateş açılmadı." iddiasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın'ın "Böyle bir operasyonun neden liderliğini yaptınız? Madem ekipleri siz seçmediniz, neden böyle bir operasyona katıldınız?" sorusuna Sönmezateş, şöyle cevap verdi: "Ben burada siyasi görüşümü söylemek istemiyorum ancak Alparslan Türkeş ve Kenan Evren hangi amaçla ihtilale katıldıysa, ben ve benim gibiler, vatanseverler de devletimiz ve vatanımız için bu operasyona katıldık."

Sanık Sönmezateş, kendisine verilen emirlere uyduğunu ve onları yerine getirdiğini iddia etti.

Şok İfade: Ben Darbe Yaptım

İkinci savunması alınan Özel Kuvvetler timinin başındaki Binbaşı Şükrü Seymen ise, "Ben hiçbir şeyden korkmuyorum. Ben darbe yaptım. Bunun cezası idam bile olsa hiç canım yanmaz. İntihar olmayacağını bilsem sandalyeyi ben düşürürüm. Benim yaptığım tek şey Gökhan Paşam ve Semih Paşam tarafından bana verilen görevi yapmaktı. Bize verilen görev Cumhurbaşkanını sağ salim Ankara'ya götürmekti" dedi.

Kaynak: Star

YORUM YAZ..

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR