Varoluşçuluk felsefesinin en başta gelen kişilerinden Albert Camus’nün yaşamında futbolun önemli bir yere sahip olduğu birçok insan tarafından bilinir. İlk gençlik senelerinde Cezayir’in güçlü ekiplerinden Racing Universitaire d’Alger ekibinde kalecilik yapan Camus, ciğerlerindeki sorun kendisini yeşil sahalardan uzaklaştırıncaya dek performansıyla birçok seyirciyi etkilemeyi başarmıştı.

Arkadaşı Charles Poncet’nin ”Futbol mu yoksa tiyatro mu ?” sorusuna hiç düşünmeden ”Tabii ki futbol” yanıtını veren ünlü filozof, 1950’li senelerde kendisiyle gerçekleştirilen bir söyleşide ahlak felsefesi ve insanın temel sorumlulukları hususundaki birçok şeyi RUA’da kalecilik yaparken öğrendiğini açıklarken, “normal insanların” gerçekleri felsefe ve dogmanın karışık dehlizlerindense futbolun olanca sadeleğinde bulabileceğini ilave ederek bu oyunun nelere kadir olduğunun altını çizmişti.

Son Dakika Spor Haberleri için aşağı kaydırın.