Ahmet Ağaoğlu: 'Kaçıran Musluk Contaları Değiştirdik'

Trabzonspor'un başkanı Ahmet Ağaoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Birçok konuya değinen başkan, başlarına gelmeyen bir şeyin kalmadığını söyledi.

Ahmet Ağaoğlu: 'Kaçıran Musluk Contaları Değiştirdik'

Ahmet Ağaoğlu: 'Kaçıran Musluk Contaları Değiştirdik'

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

En başta Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin, “Koronavirüs süreci uzarsa ligler oynanmamış sayılsın” tavsiyesini yorumlayan Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu, “Virüsün nasıl bir seyir izleyeceği net değil. 2 hafta da sürebilir, 2 ay da. Ne zaman ve ne şekilde sonuçlanacağını bilmediğiniz bir süreçte ligin geleceği konusundaki senaryoları konuşup algı oluşturmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

"TRABZONSPOR, KENDİ FİNANSAL FAİR PLAY'İNİ YAPTI"

“Kaçıran musluk contalarını değiştirdik. Artık kaçak yok” diyen Ağaoğlu, bu işlerini nasıl başardıklarını şu sözlerle anlattı: “Tüzükte değişiklik yapıp, ‘genel kurulun onayladığı bütçenin yüzde 10’u aşıldığı taktirde bu miktardan başkan ve yönetim kurulu sorumludur’ diye madde koyduk. O parayı yönetim ödeyecek. Yani, Trabzonspor kendi Finansal Fair Play’ini yaptı. Bakın TFF Lisans Talimatı, kulüplere bütçede yüzde 30-40 esneme tanıyor, biz yüzde 10 dedik. Kulüp yöneticilerinin finansal sorumluluk almadan yaptığı harcamalar vardı. Biz bunun önüne geçtik. Bakın Trabzonspor’un yıllık maaş bütçesi 17 milyon Euro. Diğer takımlarda bu rakamın 60-65 milyon Euro’ya ulaştığını görüyoruz. Esasında Türkiye’de 20-23 milyon Euro ile çok rahat şampiyonluk yarışının içerisinde olabilirsiniz.”

"SİZDEN SÜREKLİ BAŞARI İSTİYORLAR"

"Trabzonspor’a başkan olma düşünceniz sonrası ailenizden nasıl bir reaksiyon aldınız?"

"Ailem ilk başta hoş karşılamadı. Çok yorulacağımı, çok zamanımı alacağını söylediler. Bir de şöyle bir gerçek var; sizden sürekli başarı isteniyor. Bu sene şampiyon yaptınız diyelim, seneye ikinci olursanız sizi yerden yere vuruyorlar. Şu anda bile bize bunu yapıyorlar. Ki, ben göreve gelirken, ‘Sürdürülebilir sportif başarı ve ekonomik yapı için 3-4 seneye ihtiyacımız var’ diye genel kurulda açık net olarak söylememe rağmen. Ne kadar başarılı olursanız olun, o başarıyı sürekli olarak üst noktaya taşımadığınız sürece her zaman eleştirilirsiniz. Türkiye’de alkışlarla gelip teneke ile uğurlanan başkanların hiçte sayısı az değil. Türk futbolunun son 10-15 yılındaki 10 başkanın 8’i bu şekilde gitti. Bazen de sürdürebildiğiniz yerde dahi insanlar sizin yüzünü görmekten ve isminizi duymaktan da bıkıyorlar. Bir kulüpte 10-20 sene başkanlık yapmak kolay değil.

"Sanıyorum rahmetli Süleyman Seba ve Aziz Yıldırım’ın yaşadıklarını kast ediyorsunuz?"

Seba’nın gidiş şeklini gördüğünüz bir yerde, bizim fazla bir beklenti içinde olmamız doğru bir bakış açısı olmaz. Seba’nın sonundan farklı olmayız. Ama bunu bile bile işin doğrusunu yapmaktan imtina etmememiz lazım. Asıl önemli olan bu."


TRABZON'DA VE TRABZONSPOR'DA SORUN YOK

Trabzonspor’un bu sezon elde ettiği başarıyla, ‘Trabzon yabancı futbolcuların yaşayabileceği bir şehir değil’ algısının yersiz olduğunun kanıtlandığını düşünüyorum. Katılır mısınız?

"Mesela Jose Sosa... Bayern Münih, Atletico Madrid ve Milan geçmişi olan bir futbolcu. Üç senedir bu takımda oynuyor, bu şehirde yaşıyor ve kulüple ilgili ileriye dönük hesaplar yapıyorsa demek ki, Trabzon’da ve Trabzonspor’da sorun yok. Sıkıntıların nedeni çok farklı. Kulübü futbolun gerçekleri doğrultusunda yönetirsek, bu söylenen şeyin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıkar. Ben hep şunu söylerim; bizler, bir kulüp başkanı ve yönetim kurulunun yapması gereken şeyleri yapıyoruz. Bunu yapabilecek bilgi ve tecrübeye de sahibiz. Mesela başkan yardımcımız Ertuğrul Doğan kulüp için gerçekten bir şans. Parayı çok iyi yönetiyor. Asbaşkanımız, genel sekreterimiz aynı şekilde. Yüzde 90’ı bu işe yatkın, hiçbir beklentisi olmayan arkadaşlardan kurulu bir yönetim olunca işler de yolunda gidiyor."

2-3 SAAT UYUDUĞUMUZ DÖNEMLER VAR

İş adamı kimliğinizin yanı sıra 2001’den bu yana Golf Federasyonu Başkanlığı ve Trabzonspor Başkanlığı görevlerini yürütüyorsunuz; bunca yükün altından nasıl kalkıyorsunuz?

"Ben hep sporla iç içe yaşamış bir insanım. Sporu çok seviyorum ve sürekli olarak yapıyorum. Trabzonspor’u da çok seviyorum. Sporda yöneticilik yaptığım zaman gerçekten inanılmaz ölçüde keyif alıyorum. Evet, zaman geliyor haftalarca günde 2-3 saat uykuyla idare ettiğimiz dönemler oluyor ama benim çok çalışmakla ilgili şikayetim yok."

İDARİ ANLAMDA BAŞIMIZA GELMEYEN KALMADI

"Trabzonspor Başkanlığı’na geldikten sonra bayağı sıkıntılarla uğraştık. Ekonomik ve idari disiplini kaybolmuş bir kulüp devraldık. Gelir-gider dengesi gözetilmeden yapılan transferler nedeniyle oluşan borçlar, transfer yasağı, FIFA’daki dosyalar, icra davaları, Avrupa kupalarına katılamama tehlikesi, takım içinde uyumsuzluk ve bunların yanında ligde beşincilikten yukarı çıkamamış bir Trabzonspor vardı. Ardından ülkenin yaşadığı bir takım sıkıntılar oldu. 2018 Ağustos’unda finansal piyasalarda yaşanan türbülans kulübün ekonomisini olumsuz etkiledi. Sonrasında depremler ve İdlib’de süren savaş derken, bir de bu virüs çıktı. Eskilerin ‘dokuz ayın çarşambası bir araya geldi’ diye bir sözü vardır. Gerçekten de öyle oldu. İdari anlamda başımıza gelmeyen kalmadı."

Yorum Yaz

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR