Salgın Sürecinde Balık Tüketmeniz İçin 6 Neden

Koronavirüs sürecinde öne çıkan konulardan biri de güçlü bağışıklık sistemi oldu. Bunun yanı sıra D ve C vitaminleri de gündemimizde baya bir yer kapladı. Hem hasta olmaktan koruyan hem de hastalığı kolay atlatmayı sağlayan bu unsurları sağlamanın temel yolu da herkesin bildiği gibi sağlıklı beslenme.

Salgın Sürecinde Balık Tüketmeniz İçin 6 Neden

Salgın Sürecinde Balık Tüketmeniz İçin 6 Neden

Kış aylarında bize bu kaynakları sağlayabilecek en zengin besinin balık olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Mine Şenarslan Toraman, ‘Sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almak için sofralarınızda balığa daha fazla yer açmalısınız. Özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde hem kendimizin hem de çocuklarımızın sağlığını korumak için D vitamini ve omega-3 yönünden çok zengin olan balığı bol bol tüketmemiz gerekiyor’ dedi.

PİŞİRME ŞEKLİNE DİKKAT!

İyi bir protein kaynağı olan balığın biyoyararlılığına ve vücut tarafından kolay sindirilmesine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Mine Şenarslan Toraman, ‘A ve D vitamini, çinko, fosfor, iyot magnezyum ve selenyum olmak üzere kaliteli vitamin ve mineral içeriğine sahiptir’ dedi.

Balıktan istenilen faydayı alabilmek için pişirilme yöntemine de önem göstermek gerekir. Izgara, fırında ya da buğulama şeklinde pişirme yöntemlerinin çok daha sağlıklı olacağını belirten Uzman Diyetisyen Mine Şenarslan Toraman, yağda kızartılan balığın kolesterol ve yağ oranı arttığı için faydasının azaldığını belirtti. Aynı zamanda balığın yanında lif içeriği yüksek olan, vitamin ve mineral içeren koyu yeşil yapraklı, az zeytinyağlı bol limonlu salata tüketmek, C vitamini ihtiyacının karşılanmasına da fayda sağlar. Toraman, bunların yanı sıra fırında baharatlarla lezzetlendirilen balığa, mantar brokoli ve kuşkonmaz da eklenebileceğini söyledi.

KORONAVİRÜS SÜRECİNDE DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR

‘Balık tüketiminin koronavirüs sürecinde daha da önem kazanan güçlü bağışıklık sistemimize olumlu etkilerini 6 temel noktada topluyor’ diyen Uzman Diyetisyen Mine Şenarslan Toraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Somon, ton, sardalye, alabalık, hamsi, uskumru ve istavrit gibi yağlı balıklar, omega-3 açısından oldukça zengindir. Omega-3 bizi kalp krizi ve kalp damar hastalıklarına karşı korur. Balık, kemiklerimiz için oldukça faydalıdır. Kılçıklarıyla birlikte tükettiğimiz ton, hamsi, sardalye gibi küçük balıklar kalsiyum ve fosfor için harika kaynaklardır. Bu özelliği nedeniyle kemik erimesi yaşayanlar ve menopoz dönemindeki kadınlar bolca tüketmelidir. Yağ oranı az, kalorisi oldukça düşüktür. İçeriğinde sağlık için önemli olan omega-3 yağ asitlerinin bulunmasının yanı sıra, kırmızı ete göre daha az yağlıdır. Balıkların sindirimi oldukça kolaydır. Balık, demir ve çinko olmak üzere iki değerli mineralden oldukça zengindir. Büyüme ve gelişme çağında çocuklar için hem de hamileler için mükemmel bir besin kaynağıdır. Balık hepimiz için yararlı olan A, B ve D vitaminlerini bol miktarda içermektedir. İçerdiği A vitamini bağışıklık sistemimizi güçlendirerek vücut direncimizi artırmaktadır. Aynı zaman da tirot içinde iyot bakımından zengindir. Son yıllarda D vitamini eksikliği ile birçok hastalık ilişkilendirilmesinin yanı sıra obezitenin de nedenleri arasındadır. Balık ve deniz ürünleri D vitaminin en güzel kaynağıdır. Kemik sağlığı ve gelişimi için D vitamini açısında zengindir.’

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR