Pandemide Kumar Bağımlılığı Arttı

Kaygı seviyesinin yükseldiği pandemi sürecinde rahatlama gereksiniminin de doğru orantıda yükseldiğinin altını çizen uzmanlar, bu süreçte risk algısının azalması ile birlikte kumar bağımlılığının artmasına dikkat çekiyor. 

Pandemide Kumar Bağımlılığı Arttı

Pandemide Kumar Bağımlılığı Arttı

Günümüz şartlarında internet aracılığıyla herkesin rahatça ulaşabilmesi nedeniyle, kumar bağımlığı artış göstermekte. Özellikle pandemi sürecinde kişilerin internet kullanımının artışı bu bağımlılığı tetikledi.

Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gül Eryılmaz, pandemi döneminden bütün bağımlılıkların artış gösterdiği gibi kumar bağımlılığının da tetiklendiğini açıkladı. Kumar oynama bozukluğununun tanımının, kişinin bireysel, ailevi ve mesleki verimliliğini bozacak biçimde kumar oynama davranışının kontrol edilememesi ile karakterize, kalıcı ve tekrar eden istenmeyen kumar davranışları olduğunu belirten  Doç. Dr. Gül Eryılmaz, pandemi sürecinde risk algısının değişimiyle olumsuz etkilendiğini ifade etti. Eryılmaz, ‘İnsanların dijital ortamlarda sosyalleştiği ve kaygının yüksek olduğu bu dönemde rahatlama ihtiyacı arttı. Aynı zamanda ‘Nasıl olsa hayat bir risk ölebilirim’ gibi düşünceler risk algısını ve kayıp endişesini azalttı. Bu nedenle bu süreçte kumar oynama davranışında artma olmuştur. Elimizde bununla ilgili epidemiyolojik çalışmalar yok ama bu bir klinik gözlemdir’ cümlelerini kullandı.

GENETİK YATKINLIK

Kumar bağımlılığı ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalarda, bu bağımlılığın artışının birkaç unsuru oluşundan bahseden Doç. Dr. Gül Eryılmaz,  ‘Bunlardan birisi genetik yatkınlık. Aile bireylerinden gelen bazı genetik faktörlerin kumar bağımlılığı için risk faktörü oluşturduğu bilinmektedir’ ifadeleriyle bu durumun genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğini ifade etti.

ERKEKLERDE DAHA YAYGIN

Doç. Dr. Gül Eryılmaz, ‘Aynı zamanda çok sayıda çalışmada erkek cinsiyet, genç yaş, yaşanılan bölge, düşük sosyoekonomik durum gibi sosyodemografik özellikler ile erken yaşta kumar aktivitelerinin başlaması, psikiyatrik eş tanı olması, olumsuz çocukluk yaşantıları, kumar ve madde aile öyküsü gibi faktörler kumar bağımlılığı için risk faktörü olarak belirlenmiştir. Cinsiyet araştırmalarında kumar bağımlılığın yaşam boyu yaygınlığı erkeklerde kadınlardan daha yüksek bulunmuştur’ ifadelerini kullanarak erkeklerde daha yaygın bir durum olduğunu belirtmiştir.

Bazı nörolojik hastalıklar veya mide küçültme operasyonları nedeniyle de kumar bağımlılığının meydana çıkabildiğini söyleyen Doç. Dr. Eryılmaz, ‘İlginç şeklide Parkinson hastalığı gibi bazı nörolojik hastalıklarda ve bazı nörosistemi etkileyen ilaçlardan sonrada kumar bağımlılığı ortaya çıkmaktadır. Yine aynı şekilde günümüzde mide küçültme ameliyat yöntemleri obezite tedavisinde artan sayıda kullanılmaktadır. Cerrahi sonrasında psikiyatrik komplikasyonlar görülebilmektedir. Başarılı kilo verme ameliyatları sonrasında klinisyenler bazı hastaların aşırı yemeyi bıraktığını ve bunun yerine alkol madde ya da kumar bağımlılığı gelişebileceğini bildirilmişledir. Bu fenomen bağımlılık transferi olarak adlandırılmıştır’ açıklamasını yaptı.

KUMAR KÜÇÜK YAŞLARA DÜŞTÜ

Kumar bağımlılığının gittikçe daha küçük yaşlarda ortaya çıkmaya başladığını ifade eden Doç. Dr. Gül Eryılmaz, internet ile birlikte kumar oynamanın kolaylaşmasının en önemli risk faktörü haline geldiğini açıklayarak ‘Aynı zamanda yeni dünya düzeninde yaşamın hızlanması ve ödül bağımlılığının daha artması da bu faktöre katkıda bulunmaktadır’ ifadelerini kullandı. Kadınların problemlerden kaçmak, erkeklerin heyecan arayışı için oynadığını söyleyen Eryılmaz, kadınlarda da kumar bağımlılığının artış gösterdiğini belirtti.

Doç. Dr. Gül Eryılmaz, erkeklerle kadınların oran fakının nedenlerini söylerken ‘Birincisi, kadınların sosyal olarak kumar oynanan yerlere ya da kumara ulaşmalarının kısıtlılığı söylenebilir. İlginç bir şekilde, geçtiğimiz on yıl içinde, kumar oynama kadınlar için sosyal olarak kabul edilebilir hale geldi. Yarış pistleri, spor salonları ve bahis mağazaları gibi geçmiş kumar alanları daha erkeksi ve genellikle kadınlar için daha az çekici idi’ dedi. Artık kumar oynamak için daha yasal ve erişilebilir mekanların olduğunu belirten Eryılmaz, ‘Dolayısı ile çok sayıda bilimsel kanıt, kadınlarda kumar oynamanın artmakta olduğunu ve erkeklerin ve kadınların farklı kumar davranışlarına sahip olduklarını ve kumarla ilgili belirli zararlar yaşadıklarını göstermektedir. Diğer bir neden de yapılan çalışmaların kısıtlılığı ve metodolojik sorunlar olarak söylenebilir. Kadınlar genel olarak kaçınan yani sorunlardan kaçmak için oynarken erkeklerde daha çok heyecan arayışı ön plana geçmektedir’ açıklamalarını yaptı.

KUMAR BAĞIMLILIĞI BELİRTİLERİNE DİKKAT

Kumar bağımlılığının anlamak için bazı belirtilerin mevcut olduğunu söyleyen Doç Dr. Gül Eryılmaz, belirtileri ‘Sürekli kumar oynama ile ilgili zihinsel  meşguliyet ve giderek artan şeklide kumar oynamaya ve zihinsel meşguliyete zaman ayırma. Kumar oynamayı kontrol altına alma, azaltma ya da bırakma yönünde başarısız çabalar. Kumar oynamak için gerekli parayı bulmak için yalan söylemeler ve yasa dışı yollara başvurma. Parayı, zamanı ve ilişkileri yönetememe’ şeklinde özetledi. 

UZMAN DESTEĞİ ŞART

Kumar bağımlılığı ile karşılaşıldığında kişinin ya da ailenin bu durumla ilgili muhakka bir uzmandan psikolojik danışmanlık almalarının gelecekteki problemleri önleyeceğini ifade ederek Eryılmaz, ‘Kişi profesyonel destek almasa da mutlaka ailelerin almaları tedavinin önemli bir basamağı olacaktır. Ailelerin tedavi sürecinde yapacaklarının ilaç, terapi kadar önemi vardır. Aileler ilk önce tükenmişlikleri için bireysel destek alsınlar’ diyerek kendilerini suçlu hissetmemelerini ve yalnız olmadıklarını hatırlattı. Eryılmaz, ‘Kumar nedeniyle oluşabilecek borçları ödemesinler ve gerekirse finansal danışmanlık alsınlar. Psikolojik olarak aile dinamiklerinin ve aile iletişim örüntülerinin incelenmesi için aile terapistlerinden de yardım alabilirler’ önerisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

EN ÇOK OKUNANLAR