Sosyal medyada “#Biz size donörüz!” kampanyası başlatan TONV Başkanı Dr. Kahveci’ye göre, her insanı doğuştan bağışçı sayan varsayılmış rıza sistemi, Türkiye’de de bu soruna çözüm olur. Varsayılmış rıza sistemi, kişinin aksi beyanı olmadıkça tüm vatandaşları organ bağışçısı kabul ediyor.

Ülkemizde canlı vericili organ nakil oranları % 80’lerde olmasına rağmen kadavradan nakil oranı % 20’lerin üzerine çıkamıyor. Kadavradan organ nakli oranları gelişmiş ülkelerde, özellikle de Avrupa ülkelerinde oldukça yüksek. Örneğin listenin başındaki İspanya’da kadavradan nakil oranı % 80’in üzerinde. Türkiye % 80’lik oranla canlı vericili nakillerde Güney Kore ve Hindistan ile birlikte en başarılı 3 ülkeden biri. Ancak kadavradan nakildeki % 20’lik oran ülkemizin bağış listesindeki yerini aşağı çekiyor, bu nedenle kadavradan bağış oranlarının artırılması gerekiyor.

“BAĞIŞ ORANLARINI ARTIRMAK İÇİN YANLIŞ BİLGİLERİ DÜZELTMELİYİZ”

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftasında Türkiye Organ Nakli Vakfı (TONV) Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, ülkemizde en çok böbrek naklinin gerektiğini, organ bekleyen yaklaşık 26 bin kişiden 22 bin 350’sinin hayatta kalmak için böbrek bağışına ihtiyaç duyduğunu söyledi. 

Kampanya ve projelere rağmen Türkiye’de organ bağışının hala istenen seviyeye gelememesinin nedenlerine değinen Dr. Kahveci, “İnsanlar beyin ölümü teşhisi sonrası için kendi organlarını ya da sevdiklerinin organlarını bağışlama konusunda tereddüt yaşıyor. Bu tereddüte daha çok yanlış bilgiler neden oluyor. Örneğin organ bağışında vücut bütünlüğünün bozulacağını düşünenler var, halbuki bu yanlış. Dini gerekçeler ve organlarını bağışlaması halinde; tedavi tamamlanmadan organlarının alınacağı düşüncesi de bazı kişilerin bağış yapmasına engel olabiliyor. Bağış oranlarını artırmak için insanların kafasındaki bu yanlış bilgileri düzeltmeliyiz, bunun için de farkındalık çalışmalarını artırmalıyız” dedi.

Dr. Eyüp Kahveci
Dr. Eyüp Kahveci

VARSAYILMIŞ RIZA SİSTEMİYLE ORGAN BAĞIŞI ORANLARI ARTABİLİR

Dr. Kahveci, bu sorunun çözümünde, her vatandaşı doğuştan bağışçı sayan ve pek çok Avrupa ülkesinde uygulanan ‘varsayılmış rıza sistemi’nin çok etkili olacağı görüşünde: 

“Varsayılmış rıza sistemi, kişinin aksi beyanı olmadıkça tüm vatandaşları organ bağışçısı kabul ediyor. Bu sistem uygulamaya konulduğu tüm ülkelerde bağış oranlarının artmasını sağladı. 2015’de İngiltere’nin Galler bölgesi varsayılmış rıza sistemine geçti ve bağış oranlarını yüzde 35 arttırdı. Fransa da 2017’de bu sisteme geçti, orada da bu civarda bir artıştan bahsediliyor. Bu sistemin uygulamaya konulması halinde Türkiye’de de bağış oranlarında artış olacağını düşünüyoruz.”

#BİZ SİZE DONÖRÜZ! 

Türkiye Organ Nakli Vakfının, organ bağışının önemine dikkat çekmek için ünlü heykeltıraş Seçkin Pirim’in tasarladığı ve sosyal medya paylaşımlarıyla tamamlanacak sanat eseriyle, “Biz size donörüz!” kampanyasını başlattığını belirten Dr. Kahveci, “Biz Size Donörüz!” mesajının organ bekleyen binlerce hasta için umut olacağının altını çizdi. 

Projenin sembolünü tasarlayan Heykeltıraş Seçkin Pirim ise, “Heykel, Instagram ve Twitter’da yapılacak #BizSizeDonörüz etiketli paylaşımlarla ortaya çıkacak. Herkesi sosyal medya hesaplarından destek olmaya çağırıyoruz” dedi. 

ESER SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARIYLA TAMAMLANACAK!

Türkiye Organ Nakli Vakfı, kampanya kapsamında farkındalık yaratmaya katkıda bulunmak isteyen herkesi vakfın web sitesini ziyaret ederek #BizSizeDonörüz etiketi ile Twitter ve Instagram hesaplarından paylaşım yapmaya davet ediyor. Organ bekleyen yaklaşık insan sayısına dikkat çekmek için 26 bin paylaşım ile tamamlanacak şekilde tasarlanan eser, 3D yazıcıyla üretilecek. 

www.tonv.org.tr/BizSizeDonoruz 

Heykeltıraş Seçkin Pirim
Heykeltıraş Seçkin Pirim
#BizSizeDonörüz kampanyasının organ bağışı heykeli 
#BizSizeDonörüz kampanyasının organ bağışı heykeli 

ORGAN BAĞIŞÇISI OLMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?

TONV Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, organ bağışının nasıl yapıldığını ise adım adım şöyle anlattı: 

1- Canlı vericiden organ bağışı için alıcı adayı hasta ile bir organ nakli merkezine başvurulabilir.
2- Kadavradan (öldükten sonra kullanılmak üzere) organ bağışı için ise, büyük hastanelerin organ bağış ünitelerine ya da Türkiye Organ Nakli Vakfı’na başvurulabilir. Burada iki tanık huzurunda kişi isteğini beyan ederek organ bağış formu imzalar ve organ bağış kartını alır. Bu noktada önemli olan, organ bağış kartını aldıktan sonra kişinin ailesini bilgilendirmesi. Öldükten sonra organların kullanılması için her koşulda aile onayı gerekiyor.
3- Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunu’na göre, 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir.
4- Bağış yapılabilecek merkezler için aşağıdaki linkten detaya ulaşılabilir:

http://www.tonv.org.tr/tr/organ-bagisi/organ-bagisi-icin-nereye-basvurabilirim

BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR, BİTKİSEL HAYAT NEDİR?

Kadavradan organ bağışındaki yetersizlikte koma ve bitkisel hayat ile beyin ölümü tabirlerinin karıştırılmasının da çok önemli payı var. Beyin ölümü, hastanın kalp, akciğer ve diğer organlarının cihazlarla desteklenmesine rağmen beyin fonksiyonlarını tamamen, geri dönüşsüz şekilde yitirmesi olarak tanımlanıyor. Yani beyin ölümü yasal olarak deklare edildikten sonra geri dönüşü olmayan bir süreç başlıyor. Koma ve bitkisel hayatta ise beyin sapı fonksiyonları devam ediyor. Kişinin solunum gibi bazı organ fonksiyonları hala beynin kontrolü altında olabiliyor. Ancak beyin ölümünde beynin hiçbir fonksiyonu kalmıyor. Uzun süre sonra bitkisel hayattan veya koma durumundan çıkan hastalar oluyor ancak uzmanların verdiği bilgiye göre, şu ana kadar beyin ölümü ilan edildikten sonra uyanan kimse yok. 

Oksijen desteği sağlandığı sürece kalp atmaya devam ediyor ancak beyin ölümü geri dönüşümsüz olduğu için bir süre sonra kalp de duruyor. Bu nedenle hastanın yasal, tıbbi ve geri dönüşümsüz olarak öldüğü andan, kalbinin durduğu ana kadar olan bu dönem, organ bağışı açısından son derece önemli.

Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın