Her Alerji Tedavi Edilir mi?

Polen, evcil hayvan kepeği, toz gibi yabancı bir maddeye veya herhangi bir yiyeceğe bağışıklık sisteminin tepki vermesine alerji adı verilmektedir. Peki alerji nasıl anlaşılır? Her alerji tedavi edilir mi?

Her Alerji Tedavi Edilir mi?

Her Alerji Tedavi Edilir mi?

Dönem dönem ortaya çıkan burun akıntıları, göz kaşıntılar veya yenilen bir yiyecekten sonra cildin kabarması, kaşıntı ortaya çıkması gibi durumlar alerjiyi işaret ediyor olabilir.

Dünya üzerinde yaygın görülen ve yaşam kalitesini önemli derecede etkileyen sağlık sorunlarından alerjik rinitin (AR) hakkında Çelik, alerjik rininlerin yaklaşık yüzde 80'inin mevsimsel olduğunu belirterek, ‘AR, gerçekleşme zamanı ve süresine göre mevsimsel ve perennial (yıl boyu) olmak üzere iki gruba ayrılır. Alerjik rinitlerin yaklaşık yüzde 80'ine yakını mevsimsel olup, yıl boyu süren alerjik rinit daha az oranda görülmektedir. Mevsimsel geçişlerde artan alerjik rinit semptomları, hastaların korkulu rüyası haline gelmektedir’ dedi.

HAFİF ATLATMANIN YOLU

Mevsimsel geçişlerde burun akıntısı, hapşırma, göz kaşıntısı, burun tıkanıklığı, gece rahat uyuyamama gibi semptomlar artmakta ve bu durumun alerjik rinit için uyarıcı olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Çelik, ‘Hastaların bu geçiş dönemlerinden en az semptom ve rahatsızlıkla atlatabilmesinin yolu; mevsim geçişlerinde alerjiyi tetikleyen durumlardan haberdar olması ile mümkün olabilmektedir. Ülkemiz farklı mevsimlerin aynı anda yaşanabildiği nadir ülkelerden olmakla birlikte, bu durum ülkemizde çok fazla çeşitlilikte alerjen maddelerin de oluşumuna yol açabilmektedir’ ifadelerini kullandı.

AKARLAR ALERJENLERİ

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Çelik, alerjik rinite neden olan alerjen maddelerin, her şehirde farklı etkiler gösterdiğini, ‘Farklı şehirlerde farklı mevsimlerde görülen bu farklılığın ortaya konulması ve hastaların bu maddeler hakkında bilgi sahibi olabilmesi için polen takvimleri oluşturulmuştur. Bu polen takvimi her şehirde ve ayda farklılık göstermektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda en fazla akar duyarlılığı tespit edilmiştir. Türkiye genelinde akarlara karşı duyarlılık yzüzde 30-40 oranında tespit edilmiştir. Akarlar alerjenleri, 15 derecenin üstünde sıcaklık, yüzde 40 nemlilik ve düşük rakımlarda daha fazla yaşayabilmektedir. Akarlar dışında, koyun yünü, mantarlar, otlar-tahıl grubu, çavdar, koyun yünü gibi alerjenler en sık görülen maddelerdir’ şeklinde ifade etti.

ALERJEN TESPİTİ

Alerji ile ilgili şikâyeti olanların izleyeceği adımlardan bahseden Dr. Çelik, ‘Öncelikle bu hastalığın semptomları konusunda uyanık olunmalıdır. Hastalık hakkında bilgi sahibi olmayan hastalar için hayat maalesef çok kötü olabilmektedir. Alerji ile ilgili şikâyetleri olan hastaların kulak burun boğaz hekimine muayenesi, daha sonraki süreç için başlangıç olacaktır. Muayene olduktan sonra yapılması gereken, kişinin hangi maddeye karşı alerjen olduğunun tespit edilmesidir. Bunun için farklı testler yapılmaktadır ancak unutulmamalıdır ki, yapılan tüm testlere rağmen alerjen maddenin tespit edilememesi durumu söz konusu olabilmektedir.’ dedi.

SONUÇ NEGATİF OLABİLİR

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Mustafa Çelik, sıkça kullanılan testler ile ilgili  bilgilendirmesine şu ifadeleri ekledi:

‘Alerjik bireylerde, yaşadıkları coğrafi bölgenin özellikleri dikkate alınarak duyarlı oldukları alerjenlerin belirlenmesi hem alerjik hastalıklara ait morbiditenin azaltılması hem de duyarlı bireylerde hastalık gelişiminin önlenmesi açısından koruyucu önlemlerin alınması için önemlidir. En sık kullanılan testlerden biri deri prick testidir. Bu testte, cilt atına bazı alerjen maddeler enjekte edilerek, cildin verdiği reaksiyon dikkate alınmaktadır. Verilen maddelere karşı kişide alerji durumu söz konusu ise, maddenin enjekte edildiği cilt bölgesinde kabarıklık ve kızarıklık görülmektedir. Bu test yalnızca belli alerjen maddeleri içerdiğinden, test bataryasında bulunan maddelere alerji olduğu zaman doğru tanı konulabilmektedir. Yani test sonucunuzun negatif çıkması durumunda, hiçbir maddeye alerji olmadığınız anlamına gelmemektedir. Tabii ki test sonucunuzun doğru çıkmasına etken diğer önemli bir noktada, testin güvenilir ve deneyimli kişiler tarafından yapılmasıdır. Birçok yanlış test sonucunun altında yatan önemli bir faktör de deneyimli kişiler tarafından testin yapılmamasıdır.'’

TEDAVİ SÜRECİ

Dr. Çelik, test yapıldıktan sonra alerjen olan madde tespit edildiğinde, o alerjen maddeden uzak durmakla sürecin başladığını belirtiyor ve ‘Eğer, alerjen maddenin, kişinin hayatından çıkarılması mümkün olmuyorsa, bundan sonra yapılabilecek tedavi yöntemleri arasında farmakoterapi ve immünoterapi yer almaktadır. Hangi tedavinin kişi için uygun olduğuna, hastanın yaşı, yandaş hastalık varlığı, hastalığın şiddeti gibi birçok faktör göz önüne alınarak hekimler tarafından karar verilmektedir’ cümlelerini ekliyor.

Alerji tedavisinin adım adım uygulanan bir tedavi olduğunu hatırlatan Çelik, ‘Kişinin ilk tedavi aşamasından fayda görmediği durumda karamsarlığa kapılmamasında fayda bulunmaktadır. Güncel modern tıp tedavileri ile bu hastalıktan muzdarip hastaların yaklaşık yüzde 99'u tedavi olabilmektedir. Tedavide göz ardı edilmemesi gereken bir diğer durum ise alerji tedavisinin ömür boyu olduğudur. Kısa süreli yapılan, kişinin tedaviye uyum ve güven göstermediği durumlarda beklenen fayda sağlanamamaktadır. Hastalığı hakkında bilgi sahibi olan, hekimin önerdiği tedaviye tam uyum ve güven duyan hastaların tedaviden fayda görmemesi imkânsızdır’ diyerek karamsar olunmaması gerektiğini vurguladı.

Yorum Yaz

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR