20 Nisan 2019
  • Istanbul 10.56°
  • Ankara 7.22°
  • Izmir 15°
İmsak 04:38
Güneş 06:11
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:55
Yatsı 21:22
BIST96.861
Dolar5,8131
Euro6,5651
Altın238,58

Civa Zehirlenmesi

Cıva, birçok kronik sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Özellikle dişlerinde amalgam dolgusu bulunanlarda, haftada en az 2 kez balık ve kabuklu deniz ürünleri yiyenlerde ve bazı aşılara maruz kalanlarda kronik birikimle toksisiteye neden olarak sağlık problemlerine yol açar.İşte civa zehirlenmesi belirtileri

Civa Zehirlenmesi

Cıva, birçok kronik sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Özellikle dişlerinde amalgam dolgusu bulunanlarda, haftada en az 2 kez balık ve kabuklu deniz ürünleri yiyenlerde ve bazı aşılara maruz kalanlarda kronik birikimle toksisiteye neden olarak sağlık problemlerine yol açar.İşte civa zehirlenmesi belirtileri!

Çocuklarımız dokularında cıva birikimi ile doğmakta olup, doğumsal anomalilerin, otizmin, hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromunun, öğrenme bozukluğunun ve diğer gelişimsel bozuklukların artmasının başlıca nedenidir. Cıva, gebelerde anneden plasenta yoluyla çok kolay bebeğe geçer ve bebeğin dokularında birikmeye başlar. Bu yüzden anne adayı hamile kalmadan önce, eğer cıva yükü taşıyorsa, bir hekim desteğiyle bu toksik cıva yükünü boşaltması gerekir.

CİVA ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ

Civa solunum yolu ile ya da deri yolundan vücuda alındıktan sonra başlıca beyin ve böbreklerde birikir.

Civanın beyinde birikmesi sonucu yorgunluk, koordinasyon bozukluğu, kolay heyecanlanma, titreme, dudaklarda hissizlik, sinirlilik, uykusuzluk, ağızda metalik tat hissi, kas seğirmeleri, kas ağrısı, baş ağrısı, uyuşmalar gibi belirtiler görülür.

Ağır vakalarda görme bozukluğu ve unutkanlık ortaya çıkabilir.

Yoğun miktarda civa buharı soluyanlarda öksürük, göğüste yanma ve nefes darlığı gibi belirtiler de görülür.

Civa birikimi böbreklerde oluşursa böbrek yetmezliğine de yol açabilir.

Cıva Kaynakları:

Temel olarak 3 farklı cıva çeşidi bulunur:

1-Organik Cıva (Methylmercury): Organik cıva doğada oluşur ve özellikle balıklarda ve kabuklu deniz canlılarında birikir. Sonuç olarak bunların yenmesiyle insanlara kolaylıkla bulaşır.

2-İnorganik Cıva: Çoğunlukla beyaz toz şeklinde olup, dezenfektan, fungusid gibi mantar ilaçların üretiminde kullanılır.

3-Elementer Cıva: Metalik görünümlü ve sıvı formda bulunur. Özellikle sık olarak termometre ve amalgam diş dolgularında kullanılır. Elementer cıva çok güçlü nörotoksin olup, merkezi sinir sistemi üzerinde etki gösterir.

Cıva bileşikleri vücuda birçok yolla alınabilir. Bunlar arasında sık olarak, aşılar, lens solüsyonları, burun spreyleri, boyalar ve günlük yaşamda kullandığımız daha bir çok üründe bulunur.

 Cıva temel olarak sinir sistemine etki eder. Sinirlilik, hafıza kaybı, uykusuzluk ve depresyon şeklinde nörolojik semptomlara yol açar. Özellikle, cenin, bebek ve çocukların gelişmekte olan sinir sistemleri metilcıvadan çok etkilenir. Besinlerle günde 5-20µg cıva alındığı tahmin edilmektedir.

Buhar halindeki metalik cıva, rahatlıkla hava pasajlarından geçerek mukozalara girmek suretiyle kana geçebilmekte ve hızla organizmanın tüm doku ve organlarında dağılıma uğramaktadır

Cıvaya maruz kalan insanın zarar görüp görmeyeceği birçok faktöre bağlı olmakla birlikte genelde zehirleyicidir.

Genel olarak cıva başlıca sinir sistemini ve böbrekleri etkiler.

CİVA ZEHİRLENMESİNDE TEDAVİ

  • Temel yaşam desteği sağlanmalıdır. 
  • Oral alımlarda, elementel cıvanın absorpsiyonu çok yavaştır ve gastrointestinal kanalda fistül yoksa ve uzun süre kalmadıkça akut toksisite göstermez. 
  • Ancak radyografik olarak izlenmesi gerekebilir. Aktif kömür ve katartikler, elementel cıva ile ilgili bazı olaylarda kullanılabilmektedir.Solunum yoluyla maruziyetlerde destekleyici tedavi yanında şelasyon tedavisi yapılır. Dimerkaptosüksinik asit (Succimer)(10 mg/kg 5 gün süresince her 8 saatte, takiben 14 gün  süresince her 12 saatte) ve penisillamin (Yetişkinlerde; her 8-12 saatte bir olacak şekilde günde 1.000-1.500 mg, çoçuklarda; 2 veya 4 doza bölünerek günde 25-100 mg/kg ) kullanılabilir. 
  • Hasta ciddi semptomlar gösteriyor ve oral şelatör alamıyor ise dimerkaprol (BAL) tercih edilir. Dimerkaprol, 3 -5 mg/kg im her 4 saatte bir, 2 gün süreyle, 2,5-3mg/kg im her 6 saatte bir, 2 gün süreyle, 2,5-3mg/kg im her 12 saatte bir, 7 gün süreyle ile kullanılır.
  • Dimerkaprol metil civa alan hastalarda kontrendikedir. Diğer şelatörler kullanılmalıdır. 
  • Özellikle akut renal hasarla seyreden çok ciddi vakalarda şelasyon ajanlarının infüzyonu ile birlikte hemodiyaliz uygulanabilir.

    Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın



Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.