Kronik böbrek yetmezliğinin teşhisinde laboratuvar testlerinin yanı sıra ciltte görülen bazı belirtiler de uyarıcı olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, kaşıntı ve cilt kuruluğunun ciddiye alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Kronik böbrek yetmezliğinin tanısında ciltte görülebilen uyarıcıların önemli rol oynadığını belirten Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Meltem Gürsu, özellikle kaşıntı ve cilt kuruluğunun sıklıkla karşılaşılan belirtiler arasında yer aldığını söyledi.

Kronik böbrek hastalığının, farklı nedenlerle gelişebildiğini ve nedenlerine bağlı olarak sonuçların da farklılık gösterdiğini aktaran Dr. Gürsu, “Kimi hastalarda böbreğin süzme fonksiyonu normal olup idrarda protein kaybı oluşur, kimi hastalarda ise böbreğin çalışma kapasitesi giderek azalır. Kronik böbrek hastalığı çoğu zaman sinsi başlangıçlıdır ve erken belirtiler göze çarpmayabilir. Tanıda laboratuvar testleri büyük yer tutar. Ancak yine de bazı belirtiler hastalığın tespit edilmesinde uyarıcı olabilir. Bunlar arasında cilt ilişkili belirtiler de yer alır” dedi.

Konuyu dermatolojik açıdan değerlendiren Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Su Küçük ise kronik böbrek hastalıklarına pek çok deri bulgusu eşlik edebildiğini ve bu bulguların hastaların neredeyse tamamında ortaya çıkabildiğini aktardı, “Bulgular; yaygın kaşıntı, kuruluk, deri renginde koyulaşma gibi hastalığa özgü olmayan belirtiler olabileceği gibi, su kabarcıkları oluşumu ile kendini gösteren yalancı porfiri ve bazı tırnak bozuklukları hastalığa özgü belirtiler olarak da karşımıza çıkabilmektedir” diye konuştu.

“KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE DERİ BULGULARI İYİ BİR REHBERDİR”

Kronik böbrek hastalıklarının deride semptomlara yol açmasının; vücutta biriken toksik maddeler (üre, fosfor, vb.), hastaların kullandığı ilaçlar (demir, vitamin, fosfat bağlayıcı ilaçlar, tansiyon ilaçları) ve bozulan bağışıklık sisteminden kaynaklandığını, kaşıntı ve cilt kuruluğu şiddetinin, hastalığın şiddetiyle doğru orantılı olarak artabildiğini ifade eden Prof. Küçük, şöyle konuştu: 

“Kronik böbrek yetmezliğinde kaşıntı sık görülmekte olup, hastalığın ağırlığının artması ile şiddeti artar. Çeşitli kaynaklara göre diyalize giren kronik böbrek yetmezliği hastalarının yüzde 50 ila 90'ında kaşıntı görülmektedir. Hastaların yüzde 50'sinde yaygın olabilen kaşıntı, çoğunlukla diyaliz sırasında veya diyalizden sonra şiddetlenmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinde sık görülen diğer bir bulgu da kuruluktur. Bu durumun, ter ve yağ bezlerin küçülmesinden ve diyalizin sebep olduğu üst derideki su tutma kapasitesinin belirgin derecedeki azalmadan kaynaklandığı düşünülmektedir.

“YAYGIN ÇÜRÜKLER VE KANAMALAR GÖRÜLEBİLİR”

Bağışıklık sisteminin bozulması sonucu hastalarda çeşitli enfeksiyonlara yatkınlık izlenmektedir. Bunlar arasında başlıca folikülitler (kıl kökü iltihabı), siğiller, deride ve tırnaklarda mantar enfeksiyonları sayılabilir. Deri eklerindeki değişiklikler sonucunda ise, hastaların saçlarında ve vücut kıllarında dökülme olabilmektedir. Tırnak yatağındaki ödem sonucu, tırnak görünümünde bozulmalar ve tırnak altı kanamaları sıklıkla karşımıza çıkabilmektedir. Yine kronik böbrek yetmezliğinde kanama-pıhtılaşma sisteminin bozulmasıyla birlikte yaygın çürükler ve kanamalar görülebilmektedir. Ayrıntılı bir deri muayenesiyle birçok patolojik bulguya rastlanabilmekte ve bazen bunlar hastanın kronik böbrek yetmezliği tanısı almasında ilk aşamayı oluşturabilmektedir.”

Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın